et ile cümle
et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ming o zaman Masao ile dans etmiyordu.Ming wasn't dancing with Masao then.
Herkesi memnun etmek zordur.It is difficult to satisfy everyone.
Herkes onun fikrini kabul etti.Everybody agreed with his idea.
Herkes bu makineden gerçekten etkilendi.Everyone was really impressed with that machine.
Mini eteklerin modası geçti.Miniskirts have gone out of fashion.
Mini etek yakında gelecek.Miniskirts will soon come back.
Mini eteklerin tekrar geri geleceğini düşünüyor musun?Do you think miniskirts will come back again?
Kısa etekler yeniden moda oldu.Mini-skirts are back in fashion again.
Az pişmiş et ve bir patates, lütfen.Medium-rare and a potato, please.
Bay Mitchel geri kalan parayı hafta sonuna kadar ödememi talep etti.Mr Mitchel demanded that I pay the rest of the money by the end of the week.
Ben etli somun istiyorum.I'd like meat loaf.
Biz toplantıyı iptal etmek zorundayız.We have to call off the meeting.
Marconi radyoyu icat etti.Marconi invented the radio.
Annene yardım ettin mi?You helped Mommy?
Yeniden ödeyerek saçmalık etti.It is foolish of him to pay for it again.
Ben onunla hâlâ arkadaşlık ettiğini duydum.I hear you are still associating with him.
Geçen gün için sana hâlâ teşekkür etmedim. Bunu gerçekten takdir ediyorum.I still haven't thanked you for the other day. I really appreciate it.
Her şeyden önce, Jim'i ziyaret etmek zorundayım.First of all, I have to call on Jim.
Öncelikle yardımınız için size teşekkür etmeliyim.To start with, I must thank you for your help.
Gittikçe daha fazla insan yardım etmeyi teklif etti.More and more people offered to help.
İlk etapta, dakik olmalısın.In the first place, you should be punctual.
Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.Mother Teresa began her work by looking around to see what was needed.
Mike geçen hafta dişlerini kontrol ettirdi.Mike had his teeth checked last week.
Mike bizim müdürümüz olan Bay Ogaki'yi ziyaret etti.Mike visited Mr Ogaki, who is our principal.
Mike çok nazikti. Arabamı bedava tamir ettirdi.Mike was very kind. He got my car repaired for free.
Mike rahatsız edilmemesini rica etti.Mike asked that he not be disturbed.
Acele et, Martin. Zaten geç kaldık!Hurry up, Martin. We're already late!
Bob amcam saatimi tamir etti. Şimdi iyi çalışıyor.Uncle Bob fixed my clock. It keeps good time now.
Bob arkadaşına şikâyet etti.Bob complained to his friend.
Bob etrafındakilere naziktir.Bob is kind to those around him.
Bob planı kabul etmedi.Bob did not agree to the plan.
Amcanız Bob, akşam yemeği için bize davet etti.Uncle Bob invited us to have dinner.
İstediğimi elde etmeyi başardım.I succeeded in getting what I wanted.
Yankesicilere dikkat et.Look out for pickpockets.
Başka seçenek olmadığını kabul ettik.We agreed that there was no other alternative.
Bütün bonusumu alışveriş ve seyahat üzerine çarçur ettim.I blew my whole bonus on shopping and travel.
Erkek arkadaşımı bana bir yüzük alması için ikna ettim.I talked my boyfriend into buying me a ring.
Dr. Bell hastayı tedavi etti.Dr. Bell treated the patient.
Bell telefonu icat etti.Bell invented the telephone.
Zil çaldı ve tren hareket etti.The bell rang and the train moved off.
Zil çaldı ve tren hareket etmeye başladı.The bell rang, and the train began to move.
Perry ondan değerli bilgiler elde etti.Perry obtained precious information from him.
Perry 1853 yılında Uraga'yı ziyaret etti.Perry visited Uraga in 1853.
Perry 1853'te Uraga'yı ziyaret etti.Perry visited Uraga in 1853.
Evcil hayvanlar sadece bize eşlik etmekten daha fazlasını sunar.Pets offer us more than mere companionship.
Beth tamamiyle yeni kıyafetlerinden çok etkilenmiş ve mutluMary was very impressed with the professional appearance of her new outfit.
Beth protesto etti, ancak annesi onun inanılmaz şişman olduğunu hatırlattı.Beth protested, but her mother reminded her that she was incredibly fat.
Ben bir vejetaryenim, eğer uygunsa et yemeği tercih etmem.I'm a vegetarian, so I'd rather not have meat, if that's okay.
Onları ön masada kontrol etsek iyi olur.You had better check them at the front desk.
Evlilik teklif etmeden önce düğün planlamak arabayı atın önüne koymaktır.Planning the wedding before proposing is putting the cart before the horse.
Fred benden nefret ettiğini söyleyecek kadar uzağa gitti.Fred went so far as to say that he had hated me.
Fred benden nefret ettiğini söyleyecek kadar ileri gitti.Fred went so far as to say that he had hated me.
Fred annemi gittiği her yerde takip etti.Fred followed my mother wherever she went.
Fransa Başkanı, Okinawa'yı ziyaret etti.The President of France visited Okinawa.
Bulüzün o etekle iyi gider.Your blouse goes beautifully with that skirt.
Ben rezervasyonumu teyit etmek istiyorum.I'd like to reconfirm my reservation.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Bill saatlerce ağlamaya devam etti.Bill kept on crying for hours.
Onun bir endüstriyel casus olabileceğini fark ettim.It occurred to me that he might be an industrial spy.
Hitler Polonya'yı 1939'da işgal etti.Hitler invaded Poland in 1939.