Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Totuși, producţia de plante de canabis a crescut în Europa, aceasta rămânând în mare măsură nedetectată.
Ayrıca gelişen esrar pazarının yol açtığı sonuçlara ilişkin tartışmalar da büyümektedir.Vedno pogostejše so tudi razprave o vplivih razvijajočega se trga konoplje.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Con trai và con dâu của chủ tịch Yoon Seok- Young, đã chết vì một tai nạn rất bí ẩn.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...De zoon en schoondochter van Yoon SeokYoung president stierven in een mysterieus auto-ongeluk.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Ginerele si nora presedintelui Yoon SeokYoung au murit intr-un misterios accident de trafic.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Il figlio e la nuora del presidente Yoon SeokYoung morirono a causa di un misterioso incidente stradale.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Jeho syn a dcera zepřeli v záhadné dopravní nehodě.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Le fils et la belle-fille du président Yoon Seok-Young sont mort dans un mystérieux accident de la route.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Presidentti Yoon SeokYoungin poika ja miniä kuolivat mystisessä liikenneonnettomuudessa.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Sin in snaha predsednika Yoon SeokYounga sta umrla v skrivnostni prometni nesreči.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Sohn und Schwiegertochter von Präsident Yoon sind bei einem Verkehrsunfall ums Leben gekommen.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Syn a nevesta prezidenta Yoon Seok Younga zahynuli pri mysterióznej dopravnej nehode.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Yoon Seok Youngs son och svärdotter dog i en mystisk trafikolycka.
Başkan Yoon Seok Young'un oğlu ve gelini esrarlı bir trafik kazasında öldüler...Сын Юн Сок Ёна попал в смертельную аварию.
Başkumandan esrarengiz.Den øverstkommanderende er mystisk.
Başkumandan esrarengiz.El General es inescrutable.
Başkumandan esrarengiz.Il Comandante Supremo è imperscrutabile.
Başkumandan esrarengiz.Najwyższy Dowódca jest zagadkowy.
Başkumandan esrarengiz.O Comandante Supremo é impenetrável.
Başkumandan esrarengiz.Överbefälhavaren är mystisk.
Başkumandan esrarengiz.Ylipäällikkö on salaperäinen.
Başkumandan esrarengiz.Ο Ανώτατος Διοικητής είναι υπεράνω ελέγχου.
Başkumandan esrarengiz.Верховного Главнокомандующего невозможно понять.
Başta esrar, alkol ve opiodler olmak üzere, başka uyuşturucu kullanımı da rapor edilmektedir.77) Datos de todos los países ESPAD y España.
Başta esrar, alkol ve opiodler olmak üzere, başka uyuşturucu kullanımı da rapor edilmektedir.Často bývá uváděno také užívání dalších drog, hlavně konopí, alkoholu a opiátů.
Başta esrar, alkol ve opiodler olmak üzere, başka uyuşturucu kullanımı da rapor edilmektedir.Často sa uvádza aj užívanie iných drog, hlavne kanabisu, alkoholu a opiátov.
Başta esrar, alkol ve opiodler olmak üzere, başka uyuşturucu kullanımı da rapor edilmektedir.Często zgłaszane jest również zażywanie innych substancji, głównie konopi indyjskich, alkoholu i opiatów.
Başta esrar, alkol ve opiodler olmak üzere, başka uyuşturucu kullanımı da rapor edilmektedir.Het „ooit”gebruik van LSD onder de volwassen bevolking (15-64 jaar) varieert van bijna nul tot 5,2 %.
Başta esrar, alkol ve opiodler olmak üzere, başka uyuşturucu kullanımı da rapor edilmektedir.La consommation d’autres drogues est aussi fréquente, principalement le cannabis, l’alcool et les opiacés.
Başta esrar, alkol ve opiodler olmak üzere, başka uyuşturucu kullanımı da rapor edilmektedir.Myös muiden päihteiden, pääasiassa kannabiksen, alkoholin ja
Başta esrar, alkol ve opiodler olmak üzere, başka uyuşturucu kullanımı da rapor edilmektedir.Pogosto se poroča tudi o uživanju drugih drog, predvsem konoplje, alkohola in opioidov.
Başta esrar, alkol ve opiodler olmak üzere, başka uyuşturucu kullanımı da rapor edilmektedir.Uppskattningar av prevalensen blir ännu högre om endast det yngre åldersskiktet granskas.
Bazı ülkeler genç esrar kullanıcılarına yönelik tedavi sunma girişimleri bulunduğunu rapor etmiştir.A fiatal kannabiszhasználóknak szóló kezelés biztosítására irányuló kezdeményezésekről sok ország beszámolt.
Bazı ülkeler genç esrar kullanıcılarına yönelik tedavi sunma girişimleri bulunduğunu rapor etmiştir.dipendenza da cannabis, di durata generalmente inferiore alle 20 sessioni.
Bazı ülkeler genç esrar kullanıcılarına yönelik tedavi sunma girişimleri bulunduğunu rapor etmiştir.Flera länder har rapporterat initiativ för att erbjuda behandling för unga cannabisanvändare.
Bazı ülkeler genç esrar kullanıcılarına yönelik tedavi sunma girişimleri bulunduğunu rapor etmiştir.Initiatieven op het gebied van behandeling voor jonge cannabisgebruikers worden gemeld door diverse landen.
Bazı ülkeler genç esrar kullanıcılarına yönelik tedavi sunma girişimleri bulunduğunu rapor etmiştir.Mehrere Länder berichten über Initiativen für das Angebot von Therapien für junge Cannabiskonsumenten.
Bazı ülkeler genç esrar kullanıcılarına yönelik tedavi sunma girişimleri bulunduğunu rapor etmiştir.Saksassa pyritään siirtämään internetpohjainen kannabiksen
Bazı ülkeler genç esrar kullanıcılarına yönelik tedavi sunma girişimleri bulunduğunu rapor etmiştir.Varios países han informado sobre iniciativas para ofrecer tratamiento a jóvenes consumidores de cannabis.
Bazı ülkeler genç esrar kullanıcılarına yönelik tedavi sunma girişimleri bulunduğunu rapor etmiştir.Vários países mencionaram iniciativas para oferecer tratamento aos jovens consumidores de cannabis.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.A fost atât de stranie de a Henfrey că pentru un minut au rămas cu ochii cu indiferenţă la o altul.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Annyira rejtélyes to Henfrey, hogy egy percre maradtak bámult értetlenül egy egy másik.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Bilo je tako grozljivo, da je to Henfrey za minuto so ostali zbegano strmel v enem drugega.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Bolo to tak čudné, že to Henfrey chvíľu nechápavo pozeral, ktoré zostali na jednom ďalšie.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Bylo to tak podivné, že to Henfrey na chvilku zůstali nechápavě zíral na jednom další.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Det var så hemskt att Henfrey att för ett ögonblick de återstod stirrar uttryckslöst på en en annan.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Đó là kỳ lạ Henfrey rằng trong một phút, họ vẫn nhìn thất thần tại một khác.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Era tan extraña a Henfrey que por un momento se quedó mirando fijamente a una otros.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Era tão estranho para Henfrey que por um minuto eles permaneceram olhando fixamente para um o outro.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.E 'stato così inquietante per Henfrey che per un attimo rimasero con lo sguardo fisso in uno un altro.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Es war so unheimlich Henfrey dass für eine Minute sie starrte ausdruckslos auf einer übrig eine andere.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.그것은 잠시 동안 그들은 하나에서 멍하니 쳐다보고 남은 Henfrey 너무 으시시했습니다
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Het was zo griezelig to Henfrey dat voor een minuut bleven staren wezenloos in een een ander.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Il était si étrangement à Henfrey que pour une minute ils sont restés à un regard vide l'autre.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Ini sangat luar biasa untuk Henfrey bahwa untuk satu menit mereka tetap menatap kosong pada satu lain.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Se oli niin outo että Henfrey että hetkeksi ne pysyivät tuijottaa ilmeettömästi yhdessä toinen.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.To było tak niesamowite, że do Henfrey przez chwilę pozostał wpatrując się tępo w jednym innego.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Ήταν τόσο μυστηριώδης να Henfrey ότι για ένα λεπτό και παρέμειναν κοιτάζοντας επίμονα εν λευκώ σε ένα άλλο.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Тя е толкова тайнствен Henfrey, че за една минута те останаха загледана унесено в един друг.
Bir dakika boş boş bakan birine de kaldığı Henfrey kadar esrarengiz başka bir.Це було настільки надприродне, щоб Henfrey, що для хвилині вони залишилися дивиться байдуже на одному інший.