Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Моя дочь, она это написала, сказала мне: "Всегда начинай своей выступление с шутки".
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.Моята дъщеря ... моята дъщеря написа това, каза ми, "Винаги почвай речта си с шега."
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.בתי -- בתי כתבה, היא אמרה לי, "תמיד תתחילי את נאומך עם הומור."
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.إبنتي.. إبنتي كتبت هذا، أخبرتني " ابدئي حديثك دائماً بنكته."
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.「スピーチはユーモアから始める事」と 私の生まれ育った所では•••
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Không có ý trêu đùa, nhưng đó thật sự là épuisé
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Niet om een slechte grap te maken, maar het was echt épuisé.
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Nu vreau să fac o glumă proastă, dar e de fapt épuisé.
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Не хочу никого обидеть, но это точно было "epuisé".
Sanırım espri anlayışımı kaybetmeye başlıyorumJe pense que je commence à perdre mon sens de l'humour
Sanırım espri anlayışımı kaybetmeye başlıyorumMyslím, že začínam strácať zmysel pre humor
Sorulardan kaçmanın en iyi yolu espri yapmaktır.A legjobb módszer a kérdés kikerülésére, ha mondasz egy viccet.
Sorulardan kaçmanın en iyi yolu espri yapmaktır. Bunu yapabilirim.واذا اظطررتي للاجابة عن سؤال صعب فيمكنك استعمال نكتة مهذبة انها افضل طريقة
Sorulardan kaçmanın en iyi yolu espri yapmaktır.Όταν απαντάς δύσκολες ερωτήσεις, μπορείς να τις προσπεράσεις με ένα καλό αστείο.
Tek başına mı yaşıyor? O halde, bu onu çok durgun yapar! Bu en kötü esprindi.Nebo bych snad měl říct kočkostrofa?
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Als also Einzeiler wirklich berühmt waren, klaute jeder sie vom anderen.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Așa că pe vremea când bancurile scurte erau foarte la modă, toți le furau unii de la altii.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Así que cuando los chistes eran muy conocidos, todo el mundo se los robaban unos a otros.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Donc, quand les phrases drôles étaient vraiment à la mode, tout le monde se les piquait.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Dus toen one-liners heel populair waren, jatte iedereen die van elkaar.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Így amikor az egysorosok voltak divatban, mindenki ellopta őket egymástól.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Jadi ketika satu ungkapan betul-betul populer, setiap orang berusaha menirunya
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.그래서 유행어가 정말 유행이 되면, 모든 사람들이 서로에게서 베끼기 시작하죠.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Perciò, quando le battute diventavano davvero popolari, ognuno se le rubava a vicenda.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Quando as piadas curtas eram muito populares, toda a gente as roubava.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Vì vậy khi đã phổ biến, mọi người sẽ chôm chúng từ một người khác.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.W czasach popularności krótkich dowcipów, ludzie kradli je sobie nawzajem.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Έτσι όταν τα ευφυολογήματα ήταν δημοφιλή, έκλεβαν ο ένας απ' τον άλλον.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Затова, когато шегите от едно изречение бяха наистина популярни, всички ги крадяха един от друг.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.Тому, коли дотепи були дуже популярними, то їх завжди цупили один в одного.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.אז כשמשפטי מחץ היו פופולרים באמת, כולם גנבו אחד מהשני.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.لذا عندما كانت النكتة القصيرة شائعة، قام الجميع بسرقتها كل واحد من الآخر.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.誰でも盗用し合うことができます でも今では違った種類のコメディがあります
Vaay, fakat herkes gibi espri anlayışınız var.Vaya, pero si tiene usted sentido del humor y todo.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.E as piadas, à semelhança dos designs de moda dos estilistas, apenas resultam dentro dessa estética.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.E le loro battute, così come lo stile di uno designer di moda, funzionano solo nel contesto di quell'estetica.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.En hun grappen, net zoals de mode-items van een ontwerper, werken echt alleen binnen die esthetische context.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.És a vicceik, úgy mint a divattervezők kreációi, igazából csak ebben a stílusban működnek.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.Et leurs blagues, comme les créations d'un créateur de mode, ne marchent vraiment que dans cette esthétique.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.I ich żarty, zupełnie jak projekty danego projektanta mody, działają tylko w danym obszarze estetyki.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.그리고 그들의 개그는 의류 디자이너들이 한 디자인처럼 오직 그 사람에게만 어울려요.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.Y sus bromas, igual que los diseños de un diseñador de moda, sólo tienen gracia dentro de esa estética.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.І жарти, подібно до дизайну моди дизайнером, справді спрацьовують лише в рамках естетики певного образу.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.והבדיחות שלהם, ממש כמו העיצובים של מעצב אופנה, יעילות רק בתוך האסתטיקה הזאת.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.ونكاتهم، تشابه كثيرا تصاميم الموضة بواسطة مصمم الأزياء، في الواقع مجرد عمل بذلك الجمال.
Ve esprileri de tıpkı bir moda tasarımcısınınkini gibi sadece o estetik içerisinde bir anlam ifade ediyor.彼らのジョークは その設定の中でのみ面白いのです 例えば 誰かが
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.A röhejes ebben az, hogy persze ezek nemcsak a piacon vannak jelen.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.A vtip je v tom, že tyhle nejsou jenom na trzích.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Dan yang lucu adalah ini tidak hanya ada di pasar modal.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.De grap is dat deze zich uiteraard niet slechts door de markt bewegen.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.E la cosa divertente è che, ovviamente, non percorrono solo il mercato.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Et le gag c'est que bien sûr, ils ne se contentent pas de fonctionner pour le marché.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.I najlepsze jest to, że one od tak nie śmigają sobie po rynku.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.그런데 웃기는건 일단 이런 알고리즘이 있는가를 알아내는 방법을 터득하면
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Și surpriza este ca, desigur, acestea nu rulează doar în piață.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Und der Witz ist, dass die natürlich nicht nur im Markt laufen.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Và điều khôi hài là tất nhiên, những thuật toán này không chỉ chạy quanh thị trường.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Y el chiste es que, por supuesto, no se trata solo del mercado.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.Και το αστείο είναι ότι, φυσικά, αυτά δε διατρέχουν μόνο την αγορά.
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.И номерът е, че те разбира се не тичат просто през пазара.