Ana içeriğe geç
Sözlük

eskidi ile cümle

eskidi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der.El dependiente les dijo, "Es vieja".
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der.E o lojista dizia:
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der.Et l'antiquaire disait : "Elle est ancienne."
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der. (Gülüşmeler)Az eladó pedig azt felelte, "Régi." (Nevetés)
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der. (Gülüşmeler)E il negoziante, "E' vecchia." (Risate)
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der. (Gülüşmeler)그러면 점원이 이렇게 답하곤 하죠. "그거 오래된 겁니다" (웃음)
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der. (Gülüşmeler)Và người chủ tiệm nó, "Nó cổ." (Cười)
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der. (Gülüşmeler)И продавачът казва "Тя е стара." (Смях)
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der. (Gülüşmeler)ובעל החנות היה אומר, "הוא עתיק." (צחוק)
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der. (Gülüşmeler)「もう少し教えてくれない?」 「うん すごく古い」(笑)
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der.Li s-a răspuns "E veche".
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der.Sprzedawca powiedział: "Jest stary".
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der.Und der Händler würde sagen:
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der.А власник відповідав: "Вона старовинна".
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der.А продавец отвечает: "Она старая".
Ve mağaza sahibi ise "Çok eskidir." der.و صاحب المتجر سوف يقول، "هي قديمه".
Yokim, Kozevalılar, Moavlı kadınlarla evlenen Yoaşla Saraf ve Yaşuvi-Lehem. Bu kayıtlar eskidir.A Jokim a muži Chozeby, Joas a Saraf, kteříž panovali v Moáb, a Jasubi Lechem. Ale ty věci jsou starodávní.
Yokim, Kozevalılar, Moavlı kadınlarla evlenen Yoaşla Saraf ve Yaşuvi-Lehem. Bu kayıtlar eskidir.A Jokím a mužovia Kozebu, Joaš a Saraf, ktorí panovali nad Moábom, a Jašubi Láchem. A tie veci sú starodávne.
Yokim, Kozevalılar, Moavlı kadınlarla evlenen Yoaşla Saraf ve Yaşuvi-Lehem. Bu kayıtlar eskidir.I Joakim i mężowie Chozeby, i Joaz i Saraf, którzy panowali w Moab, i Jasubi Lechem; ale te rzeczy są dawne.
Yokim, Kozevalılar, Moavlı kadınlarla evlenen Yoaşla Saraf ve Yaşuvi-Lehem. Bu kayıtlar eskidir.또 요김과 고세바 사람들과 요아스와 모압을 다스리던 사람과 야수비네헴이니 이는 다 옛 기록에 의지한 것이라
Yokim, Kozevalılar, Moavlı kadınlarla evlenen Yoaşla Saraf ve Yaşuvi-Lehem. Bu kayıtlar eskidir.og Jokim og mennene i Koseba og Joas og Saraf, som rådet over Moab, og Jasubi-Lehem; men dette er gamle ting.
Yokim, Kozevalılar, Moavlı kadınlarla evlenen Yoaşla Saraf ve Yaşuvi-Lehem. Bu kayıtlar eskidir.ויוקים ואנשי כזבא ויואש ושרף אשר בעלו למואב וישבי לחם והדברים עתיקים׃
Yokim, Kozevalılar, Moavlı kadınlarla evlenen Yoaşla Saraf ve Yaşuvi-Lehem. Bu kayıtlar eskidir.ويوقيم واهل كزيبا ويوآش وساراف الذين هم اصحاب موآب ويشوبي لحم وهذه الامور قديمة.
Yokim, Kozevalılar, Moavlı kadınlarla evlenen Yoaşla Saraf ve Yaşuvi-Lehem. Bu kayıtlar eskidir.還 有 約 敬 、 哥 西 巴 人 、 約 阿 施 、 薩 拉 、 就 是 在 摩 押 地 掌 權 的 、 又 有 雅 叔 比 利 恆 . 這 都 是 古 時 所 記 載 的
Yokim, Kozevalılar, Moavlı kadınlarla evlenen Yoaşla Saraf ve Yaşuvi-Lehem. Bu kayıtlar eskidir.還有約敬 、 哥西 巴人 、 約阿施 、 薩拉 、 就是 在 摩押 地 掌權 的 、 又 有 雅叔 比利恆.這都 是 古時所記載的
"yüzde 109", ve yüzü tekrar yazabilirdim ama, bu artık eskidi109 % er det samme som 109 "pro cent" eller 109 per 100.
"yüzde 109", ve yüzü tekrar yazabilirdim ama, bu artık eskidi109 퍼센트 맞죠?
"yüzde 109", ve yüzü tekrar yazabilirdim ama, bu artık eskidi109 من، وسأقوم بكتابة مئة مرة اخرى، لكن لنستريح قليلاً
"yüzde 109", ve yüzü tekrar yazabilirdim ama, bu artık eskidiA to się równa... 109 na... Tym razem napiszmy liczbowo.
"yüzde 109", ve yüzü tekrar yazabilirdim ama, bu artık eskidiUnd jetzt könnte ich wieder Zent schreiben, aber das hatten wir schon.
"yüzde 109", ve yüzü tekrar yazabilirdim ama, bu artık eskidiしかし古い言葉で, セントは100の意味です. パーは英語で「ごとに」の意味なので,
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.Ahogy az újdonság elkopott, teltek a hónapok, létezett egy adag tolerancia, az emberek hozzászoktak.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.Ako sa novota ošúchala, prešli mesiace, bola miera tolerancie, ľudia si na to zvykli.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.Điều mới lạ mất dần, nhiều tháng trôi qua đã có một số chấp nhận, mọi người đã quen với nó.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.După ce a trecut noutatea, au trecut luni, a existat o doză de toleranță, oamenii s-au obișnuit cu ea.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.Jakmile se novota okoukala, přešly měsíce, objevila se tolerance a lidé si na to zvykli.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.Ketika sudah tidak jadi berita, dan beberapa bulan berlalu, orang mulai mentolerirnya, orang jadi terbiasa.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.처음에 있었던 생소함이 없어지고 시간이 지나며 사람들이 어느정도 돼지독감을 포용하게 되고 그 위험에 익숙해 지며
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.Podczas gdy nowość się znosiła, miesiące mijały, pojawiła się doza tolerancji, ludzie się przyzwyczaili.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.Quando la novità svanì, i mesi passarono, vi fu una certa tolleranza, la gente vi si abituò.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.Καθώς ξεθύμαινε η πρωτοτυπία της, οι μήνες πέρασαν, υπήρξε κάποιο ποσοστό ανοχής, οι άνθρωποι την συνήθισαν.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.Как только новизна пропала, прошли месяцы, притерпелись, и люди к нему привыкли.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.С времето новината избледня, можехме да си поемем глътка въздух, а и хората свикнаха с новината.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.כשהחידוש נמוג, החודשים עברו, נוצרה תחושה מסויימת של עמידות, אנשים התרגלו.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.و باختفاء الحداثة ، و مرور الشهور، كان هناك مقدار من التسامح، الناس اعتادوا عليها.
Zaman geçip de olay artık eskidiğinde, daha tahammül edilebilir oldu, insanlar buna alıştı.ある程度 危機感も薄れ 人々は慣れました 新しいデータはなくとも恐れは薄れたのです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod