Ana içeriğe geç
Sözlük

eski ile cümle

eski kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Eskiden çok video oyunu oynardım.I used to play a lot of video games.
Eskiden video oyunları oynardım.I used to play video games.
Tom'un eskiden Fransızca okuduğunu bilmiyor muydun?Didn't you know Tom used to study French?
Tom'un eskiden onu yaptığını biliyor muydunuz?Did you know Tom used to do that?
Birçok eski teknoloji ortaçağda kaybedildi.Many ancient technologies were lost during the Middle Ages.
Tom hâlâ eskiden yaptığı aynı tür işleri yapıyor mu?Does Tom still do the same kind of stuff he used to do?
Tom hala eskiden yaptığı şeyleri mi yapıyor?Does Tom still do the same things he used to do?
Eski işini geri istemiyor musun?Don't you want your old job back?
Eskiden polis olan bir erkek kardeşim var.I have a brother who used to be a policeman.
Eskiden olduğu kadar çok kahve içmiyorum.I don't drink as much coffee as I used to.
Tom'un eskiden bu takımda olduğunu biliyor muydunuz?Did you know Tom used to be on this team?
Tom onu eskisi kadar iyi yapmaz.Tom doesn't do that as well as he used to.
Tom eski bir apartmanda oturuyor.Tom lives in an old apartment building.
Tom eskisi kadar iyi yüzmüyor.Tom doesn't swim as well as he used to.
Eskiden olduğu kadar televizyon izlemiyorum.I don't watch as much TV as I used to.
Tom eskiden nerede yaşadığını biliyor mu?Does Tom know where you used to live?
Tom çok sayıda eski pulları olduğunu söylüyor.Tom says he has a lot of old stamps.
Dün, Tom eski öğretmenlerinden biriyle tanıştı.Yesterday, Tom met one of his former teachers.
Eskiden dağlık bir bölgede yaşıyordum.I used to live in a mountainous area.
Tom onu eskisi kadar sık ​​yapmıyor.Tom doesn't do that as often as he used to.
O dilde eskiden çok daha fazla konuşan vardı.That language used to have a lot more speakers.
Eskiden Tom'un kız arkadaşı değil miydin?Didn't you used to be Tom's girlfriend?
Sami, Leyla'nın eski Arapça öğretmeniydi.Sami was Layla's former Arabic teacher.
Sami'nin şimdiye kadar bana gönderdiği tek şey eski bir kitaptı.The only thing Sami ever sent me was an old book.
Sami ruhsuz bir eski mahkumdu.Sami was a soulless ex-con.
Tom eski arabasını seviyordu.Tom liked his old car.
Eski ordudan geriye kalan, mevcut düzeni destekliyor ve belki de önde götürüyor.A remnant of the old army is supporting and perhaps leading the current chaos.
Sami, Ferit'in eski kayınbiraderidirSami is Farid's former brother-in-law.
Eski bilgisayarını kime verdin?Who did you give your old computer to?
Tom eski klarnetini kime verdi?Who did Tom give his old clarinet to?
Tom eskiden olduğu kadar meşgul değil.Tom isn't as busy as he used to be.
Tom eskiden olduğu kadar hızlı değil.Tom isn't as fast as he used to be.
Tom, Mary'nin eskiden Boston'da yaşadığını bilmiyordu.Tom didn't know Mary used to live in Boston.
Keşke hala eskiden olduğu gibi yüzebilsem.I wish I could still swim as well as I used to.
Leyla'nın eski erkek arkadaşından bir çocuğu vardı.Layla had a child from her ex-boyfriend.
Tom, Mary'ye John'ın eski bilgisayarını almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to buy John's old computer.
Eski bir tanıdık bana mektup gönderdi.An old acquaintance sent me a letter.
Öğrencinin arabası eskidir.The student's car is old.
Eski Yunanca konuşuyorum.I speak Ancient Greek.
Eski sandalyeler kahverengim mi?Are the old chairs brown?
Eski bir tencerede lezzetli yiyecekler pişirebilirsiniz.You can cook delicious food in an old pan.
Ah, eski güzel günleri ne kadar çok özlüyorum!Oh, how I long for the good old days!
Geri dönelim ve eski fikri canlandıralım.Let's go back and resurrect that old idea.
Tom asla eskisi gibi olmayacak.Tom will never be the same.
Tom Mary'ye eski kamerasını verdi.Tom gave Mary his old camera.
Hem Tom hem de ben eski filmleri seviyoruz.Both Tom and I like old movies.
Tom'un eski saksafonunu kime vermeye karar verdiğini bilmiyordum.I didn't know who Tom had decided to give his old saxophone to.
Eski çamaşır makinenizi kime verdiğinizi bilmek istiyorum.I want to know who you gave your old washing machine to.
İnsanlar Boston'u eskisi gibi sık ziyaret etmiyor.People don't visit Boston as often as they used to.
Testin eskiden olduğu kadar kolay olmasını beklemiyordum.I didn't expect the test to be as easy as it was.
Tom hâlâ eskiden olduğu kadar sık yapıyor mu?Does Tom still do that as often as he used to?
Tom'un eskiden Boston'da çalıştığını biliyor muydun?Did you know Tom used to work in Boston?
Tom bunu eskiden olduğu kadar çok yapmaz.Tom doesn't do that as much as he used to.
Ben eskiden oynadığım kadar golf oynamıyorum.I don't play golf as much as I used to.
Eski arabamı Tom'a vermek istiyorum.I want to give my old car to Tom.
Tom'un hobisi eski pulları toplamaktır.Tom's hobby is collecting old stamps.
Tom eskiden Fransızca öğrettiğini söyledi.Tom says he used to teach French.
Tom, John'un eski karısıyla evliTom is married to John's ex-wife.
Tom, John'un eski eşiyle evli.Tom is married to John's ex-wife.
Eskiden çok Fransızca konuşurdum.I used to speak French a lot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod