esir ile cümle
esir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.有 終 日 貪 得 無 饜 的 . 義 人 施 捨 而 不 吝 惜
Bütün gün isteklerini sıralar durur, Oysa doğru kişi esirgemeden verir.有 終日貪 得 無饜 的 . 義人 施捨 而 不吝惜
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Deze macht is ook van toepassing op vrouwen. wier rol tijdens de opstand niet onderschat kan worden.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.E este empoderamento também se aplica às mulheres, cujo papel nas revoltas não pode ser subestimado.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.아랍의 봄 혁명에는 많은 아랍 여자들이 참가했었는데 그들이 의사, 반체제 운동가,
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Şi această împuternicire se aplică şi femeilor, al căror rol în revolte nu poate fi subestimat.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.To nowo odkryte poczucie siły dotyczy również kobiet, których rola w rewolucji była ogromna.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Toto zplnomocnění se týká také žen, jejichž role v povstáních nemůžeme podceňovat.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Und diese Ermächtigung trifft auch auf Frauen zu, deren Rolle in den Revolten nicht unterschätzt werden darf.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Và sự trao quyền này cũng áp dụng với phụ nữ, người mà vai trò trong cuộc nổi dậy không thể bị xem thường.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Y esta conquista de poder también pertenece a las mujeres, cuyo rol en las revueltas no puede subestimarse.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.И это полномочие также распространяется на женщин, чья роль в этих восстаниях не должна быть недооценена.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Розширилися права і можливості жінок, чию роль у повстаннях неможливо недооцінити.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Тази овластяване имат и жените, чиято роля в тези възстания не може да бъде подценена.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.וההעצמה הזו מיוחסת גם לנשים שלא ניתן להפריז
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.وهذا التمكين ينطبق أيضا على النساء، الذين دورهم في الثورات
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.女性にも当てはまります 女性は革命の中で 大きな役割を担いました
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!(39:10) Я возвещал правду Твою в собрании великом; я не возбранял устам моим: Ты, Господи, знаешь.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!(40:10) J`annonce la justice dans la grande assemblée; Voici, je ne ferme pas mes lèvres, Éternel, tu le sais!
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Abych činil vůli tvou, Bože můj, líbost mám; nebo zákon tvůj jest u prostřed vnitřností mých.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Abym czynił wolę twoję, Boże mój! pragnę, albowiem zakon twój jest w pośrodku wnętrzności moich.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!å gjøre din vilje, min Gud, er min lyst, og din lov er i mitt hjerte.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Att göra din vilja, min Gud, är min lust, och din lag är i mitt hjärta.»
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Blagovestje o pravičnosti sem oznanjal v zboru velikem, glej, ustnic svojih nisem zadržaval, o GOSPOD, ti veš.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!che io faccia il tuo volere. Mio Dio, questo io desidero, la tua legge è nel profondo del mio cuore»
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Činiť tvoju vôľu, môj Bože, si želám, a tvoj zákon je v mojich vnútornostiach.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!He anunciado justicia en la gran congregación; he aquí, no he detenido mis labios. Oh Jehovah, tú lo sabes
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Hogy teljesítsem a te akaratodat; ezt kedvelem, én Istenem, a te törvényed keblem közepette van.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!I en stor Forsamling forkyndte jeg Retfærd, se, mine Læber lukked jeg ikke; HERRE, du ved det.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!내가 대회 중에서 의의 기쁜 소식을 전하였나이다 여호와여 내가 내 입술을 닫지 아니할 줄을 주께서 아시나이다
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Mijn hele hart verlangt ernaar Uw wil te doen, mijn God. Uw wet is mijn leven."
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Sinun tahtosi, minun Jumalani, minä teen mielelläni, ja sinun lakisi on minun sydämessäni."
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Tenho proclamado boas-novas de justiça na grande congregação; eis que não retive os meus lábios;
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Vestesc îndurarea Ta, în adunarea cea mare; iată că nu-mi închid buzele. Tu ştii lucrul acesta, Doamne!
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Εκηρυξα δικαιοσυνην εν συναξει μεγαλη ιδου, δεν εμποδισα τα χειλη μου, Κυριε, συ εξευρεις.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!Прогласил съм правда в голямо събрание; Ето, не съм въздържал устните си; Господи, Ти знаеш.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!בשרתי צדק בקהל רב הנה שפתי לא אכלא יהוה אתה ידעת׃
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!بشرت ببر في جماعة عظيمة. هوذا شفتاي لم امنعهما. انت يا رب علمت.
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!我 在 大 會 中 宣 傳 公 義 的 佳 音 . 我 必 不 止 住 我 的 嘴 唇 . 耶 和 華 阿 、 這 是 你 所 知 道 的
Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!我 在 大 會 中宣傳 公義 的 佳音 . 我 必不 止住 我 的 嘴唇 . 耶和華 阿 、 這是 你 所 知道 的
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Ai kiếm cách cứu sự sống mình , thì sẽ mất ; ai mất sự sống mình , thì sẽ được lại .
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Ai kiếm cách cứu sự sống mình, thì sẽ mất; ai mất sự sống mình, thì sẽ được lại.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Celui qui cherchera à sauver sa vie la perdra, et celui qui la perdra la retrouvera.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Chi cercherà di salvare la propria vita la perderà, chi invece la perde la salverà
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Cualquiera que procure salvar su vida, la perderá; y cualquiera que la pierda, la conservará
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Den, som søger at bjærge sit Liv, skal miste det; og den, som mister det, skal beholde Livet.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Den som søker å frelse sitt liv, skal miste det, og den som mister det, skal berge det.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Den som står efter att vinna sitt liv, han skall mista det; men den som mister det, han skall rädda det.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Joka tahtoo tallettaa elämänsä itselleen, hän kadottaa sen; mutta joka sen kadottaa, pelastaa sen.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Kdorkoli hoče dušo svojo ohraniti, jo izgubi; a kdor jo izgubi, ji pomore v življenje.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.무릇 자기 목숨을 보존하고자 하는 자는 잃을 것이요 잃는 자는 살리리라
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Ktobykolwiek chciał zachować duszę swoję, straci ją; a kto by ją kolwiek stracił, ożywi ją.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Ktokoľvek by hľadal zachrániť svoju dušu, ztratí ju; a ktokoľvek by ju ztratil, splodí ju k životu.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Nebo kdož by koli hledal život svůj zachovati, ztratíť jej; a kdož by jej koli ztratil, obživíť jej.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Oricine va căuta să-şi scape viaţa, o va pierde; şi oricine o va pierde, o va găsi.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Qualquer que procurar preservar a sua vida, perdê-la-á, e qualquer que a perder, conservá-la-á.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Valaki igyekezik az õ életét megtartani, elveszti azt, és valaki elveszti azt, megeleveníti azt.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Wie zijn leven niet wil loslaten, zal het verliezen. Wie zijn leven loslaat, zal het mogen behouden.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Οστις ζητηση να σωση την ζωην αυτου, θελει απολεσει αυτην, και οστις απολεση αυτην, θελει διαφυλαξει αυτην.
Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır.Който иска да спечели живота*(Или: Душата.) си, ще го изгуби; а който го изгуби, ще го опази.