esir ile cümle
esir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ben de onlara acımayacak, onları esirgemeyeceğim. Yaptıklarını kendi başlarına getireceğim.››Também, quanto a mim, não pouparei nem me compadecerei; sobre a cabeça deles farei recair o seu caminho.
Ben de onlara acımayacak, onları esirgemeyeceğim. Yaptıklarını kendi başlarına getireceğim.››За то и Мое око не пощадит, и не помилую; обращу поведение их наих голову.
Ben de onlara acımayacak, onları esirgemeyeceğim. Yaptıklarını kendi başlarına getireceğim.››וגם אני לא תחוס עיני ולא אחמל דרכם בראשם נתתי׃
Ben de onlara acımayacak, onları esirgemeyeceğim. Yaptıklarını kendi başlarına getireceğim.››وانا ايضا عيني لا تشفق ولا اعفو. اجلب طريقهم على رؤوسهم.
Ben de onlara acımayacak, onları esirgemeyeceğim. Yaptıklarını kendi başlarına getireceğim.››故 此 、 我 眼 必 不 顧 惜 、 也 不 可 憐 他 們 、 要 照 他 們 所 行 的 報 應 在 他 們 頭 上
Ben de onlara acımayacak, onları esirgemeyeceğim. Yaptıklarını kendi başlarına getireceğim.››故此 、 我眼 必 不 顧惜 、 也不可憐 他 們 、 要 照 他 們所 行 的 報應 在 他 們頭上
Ben enkaza gidiyorum. Ekibin gerisini topla. Ben esirleri yüklemeyi bitireceğim.Löydät sen, tarkista eloonjääneet
Ben enkaza gidiyorum. Ekibin gerisini topla. Ben esirleri yüklemeyi bitireceğim.إترك عنصر لتأمين الموقع. خذ بقيّة فرقتك إلى موقع التحطّم.
Ben esirleri yüklemeyi bitireceğim.- Acabo de carregar os prisioneiros.
Ben esirleri yüklemeyi bitireceğim.Ganti. 25, Regu Empat yang terdekat di lokasi jatuh.
Ben esirleri yüklemeyi bitireceğim. Hayır!Yo acabaré de cargar a los prisioneros.
Ben esirleri yüklemeyi bitireceğim.Jeg tager nedstyrtningsstedet.
Ben esirleri yüklemeyi bitireceğim.Över.
Ben esirleri yüklemeyi bitireceğim.Εγώ θα φορτώσω τους αιχμαλώτους.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Boć ja to wiem, że po odejściu mojem wnijdą między was wilcy okrutni, którzy trzodzie folgować nie będą.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Còn tôi biết rằng sau khi tôi đi sẽ có muông sói dữ tợn xen vào trong vòng anh em, chẳng tiếc bầy đâu;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Còn tôi biết rằng sau khi tôi đi sẽ có muông sói dữ_tợn xen vào trong vòng anh_em , chẳng tiếc bầy đâu ;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Eu sei que depois da minha partida entrarão no meio de vós lobos cruéis que não pouparão rebanho,
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Io so che dopo la mia partenza entreranno fra voi lupi rapaci, che non risparmieranno il gregge
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Jaz vem, da pridejo po odhodu mojem med vas grabljivi volkovi, ki ne bodo prizanašali čredi;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Jeg ved, at der efter min Bortgang skal komme svare Ulve ind iblandt eder, som ikke ville spare Hjorden.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Jeg vet at efter min bortgang skal det komme glupende ulver inn blandt eder, som ikke skåner hjorden;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Je sais qu`il s`introduira parmi vous, après mon départ, des loups cruels qui n`épargneront pas le troupeau,
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.내가 떠난 후에 흉악한 이리가 너희에게 들어와서 그 양떼를 아끼지 아니하며
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Lebo ja viem toto: že po mojom odchode vojdú medzi vás draví vlci, ktorí nebudú šetriť stáda.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Mert én tudom azt, hogy az én eltávozásom után jõnek ti közétek gonosz farkasok, kik nem kedveznek a nyájnak.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Minä tiedän, että minun lähtöni jälkeen teidän keskuuteenne tulee julmia susia, jotka eivät laumaa säästä,
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Nebo já to jistotně vím, že po mém odjití vejdou mezi vás vlci hltaví, kteříž nebudou odpouštěti stádu.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Ştiu bine că, după plecarea mea, se vor vîrî între voi lupi răpitori, cari nu vor cruţa turma;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Ибо я знаю, что, по отшествии моем, войдут к вам лютые волки, не щадящие стада;
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.Я бо знаю се, що після виходу мого прийдуть вовки хижі між вас, що не пощадять стада.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.כי ידע אני אשר אחרי צאתי יבואו בתוככם זאבים עזים אשר לא יחוסו על העדר׃
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.لاني اعلم هذا انه بعد ذهابي سيدخل بينكم ذئاب خاطفة لا تشفق على الرعية.
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.我 知 道 我 去 之 後 、 必 有 兇 暴 的 豺 狼 、 進 入 你 們 中 間 、 不 愛 惜 羊 群
Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum.我 知道 我 去 之後 、 必 有 兇暴 的 豺狼 、 進入 你 們中間 、 不 愛惜 羊群
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine '저는 아직 열어 보지 않았어요, '화이트 래빗는 말했다'하지만 편지 것 같습니다 에 죄수를 작성한 -. 누군가에게 '
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine '"Mám to ešte nie je otvorený," povedal Biely Králik, "ale zdá sa byť písmeno, napísal väzeň -. niekým "
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine '"Mám to ještě není otevřen," řekl Bílý Králík, "ale zdá se být písmeno, napsal vězeň -. někým "
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine '"Nu am deschis-o încă", a spus White Rabbit ", dar pare a fi o scrisoare, scris de prizonier la -. cuiva "
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine 'Tôi đã không mở nó ra, Thỏ Trắng, nhưng nó có vẻ là một lá thư, bằng văn bản của tù nhân - để ai đó "
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine '"Не съм я отворил още - каза White Rabbit", но тя изглежда да е писмо, написани от затворник - на някого "
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine '"Я не началась еще," сказал Белый Кролик ", но это, кажется, письмо, написанных заключенного -. кому-то "
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine '"Я не розпочалася ще," відповів Кролик ", але це, здається, письмо, написаних укладеного -. комусь "
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine '"לא פתחתי אותו עדיין," אמר הארנב הלבן, "אבל נראה שזה מכתב, נכתב על ידי האסיר אל -. למישהו "
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine '"أنا لم تكن قد فتحت بعد ، وقال الأرنب الأبيض" ، لكنه يبدو أن الرسالة ، كتبه للسجين -- لشخص ما "
'Ben henüz açılmadı,' White Rabbit dedi 'ama bir mektup gibi görünüyor esir tarafından yazılmıştır. birine 'の囚人が書いた - 。誰かに" それはだれも、そのために書かれていない限り、"それはそのちがいない、"キングは"と言われた
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Egy konkrét esetben, az egyik őr gránátot dobott a börtönlakók mosdójába, amikor éppen tele volt.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Einmal warf ein Wächter eine Granate in einen der Waschräume der Gefangenen, der voller Menschen war.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.En alguna ocasión, uno de los guardias lanzó una granada al baño de los prisioneros estando lleno de gente.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.한번은, 화장실 내부가 포로들로 꽉 찼었을때 보초병 한명이 그 안으로 수류탄을 던졌는데 그는 거기서 '의심스러운' 웃음소리가
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Pewnego razu jeden ze strażników wrzucił granat do latryny dla więźniów, kiedy było ich tam pełno.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Pri jednej príležitosti jeden zo strážnikov hodil granát do umývarne zajatcov, keď bola plná väzňov.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Při jedné příležitosti jeden ze strážců hodil granát na vězeňské latríny, která byla plná zajatců.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Suatu kali, salah seorang penjaga melempar granat ke dalam toilet yang sedang digunakan oleh para tawanan.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.В един конкретен случай, един от пазачите хвърлил граната в умивалнята, докато била пълна със затворници.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.Однажды один из охранников кинул гранату в туалет пленных, когда там было полно людей.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.במקרה אחד ספציפי, אחד השומרים זרק רימון-יד לתוך חדר השירותים של האסירים בזמן שהיה מלא באסירים.
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.في احدى الحالات رمى أحد الحراس قنبلة يدوية على مخدع السجناء حينما كانوا فيه
Bir defasında, gardiyanlardan biri esirlerin tuvaletlerine, içerisi esir doluyken bir el bombası atıyor.捕虜たちでいっぱいのトイレに 手榴弾が投げ込まれたこともありました 彼は不審な笑い声を耳にしたと言います
Birileri sana doğru eğilince kapana kısılmış hissediyorsun, ve bir an esir kalmış oluyorsun.Au făcut fotografii.