Temel esin kaynakları Lord Stern'in sert bir değerlendirmesiydi.Ich podstawową inspiracją był surowy raport lorda Sterna.
Temel esin kaynakları Lord Stern'in sert bir değerlendirmesiydi.Ihr grundlegender Antrieb war eine ernste Bewertung von Lord Stern.
Temel esin kaynakları Lord Stern'in sert bir değerlendirmesiydi.Se inspiraron básicamente en una revisión severa de Lord Stern.
Temel esin kaynakları Lord Stern'in sert bir değerlendirmesiydi.Şi ideea la bază a fost studiul îngrijorător al lui Lord Stern.
Temel esin kaynakları Lord Stern'in sert bir değerlendirmesiydi.Και η κύρια έμπνευσή τους ήταν μία αυστηρή κριτική του Λόρδου Στερν.
Temel esin kaynakları Lord Stern'in sert bir değerlendirmesiydi.Их основным источником вдохновления была серьезный пересмотр Лорда Стерна.
Temel esin kaynakları Lord Stern'in sert bir değerlendirmesiydi.Тяхното главно вдъхновение беше породено от едно строго ревю на Лорд Стърн.
Temel esin kaynaklarıVà nguồn cảm hứng của họ
Temel esin kaynaklarıוההשראה הבסיסית שלהם
Temel esin kaynaklarıوكان ملهمهم الرئيسي
Temel esin kaynakları佢哋嘅基本理念
Temel esin kaynakları触発されて発足しました
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.Bol inšpirovaný aj týmto výrokom od Douglasa Adamsa.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.És ez az idézet is inspirált Douglas Adamstől.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.E' stato anche ispirato da questa frase di Douglas Adams.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.Et il a aussi été inspiré par cette citation de Douglas Adams.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.Het was ook geïnspireerd door dit citaat van Douglas Adams.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.그것은 또한 더글라스 아담스의 인용구에서 영감을 받은 것이기도 하지요.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.Nechal jsem se také inspirovat citátem
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.Proyek ini juga diilhami oleh kutipan dari Douglas Adams ini.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.Se sai myös inspiraationsa tästä lainauksesta Douglas Adamsilta.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.Şi am fost inspirat şi de citatul acesta ai lui Douglas Adams.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.Und es war inspiriert von diesem Zitat von Douglas Adams.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi. Ve durum da "Otostopçunun Galaksi Rehberi"nden.Inspiracją do niego były słowa Douglasa Adamsa z książki "Autostopem przez galaktykę".
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi. Ve durum da "Otostopçunun Galaksi Rehberi"nden.Мене також надихнула цитата із Адамса Дугласа, і ситуація з книги "Автостопом по галактиці".
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.И той също беше вдъхновен от този цитат от Дъглас Адамс.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.На него меня сподвигла эта цитата из Адамса Дугласа.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.השראה נוספת המיזם קיבל מהציטוט הבא של דגלאס אדמס.
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.لقد الهمت كثيراً بواسطة هذه العبارة التي قالها دوغلاس آدمز
Ve ayrıca Douglas Adams'ın bu alıntısından esinlenildi.言葉からも着想を得ています それは『銀河ヒッチハイク・ガイド』の1シーンからきています
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.И след това имаше и друго влияние.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.10代 15か16才くらいのころは多くの10代と同じように
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.15-16살 무렵에도
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.En er was nog een andere invloed.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.E poi c'è stata un'altra influenza.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Et ensuite, il y a eu une autre influence.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Pak tu byl další vliv.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Później jeszcze jedna rzecz wywarła na mnie wpływ.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Și a mai fost și o altă influență.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.S volt még egy másik hatás.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Und dann gab es noch einen anderen Einfluss.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Và sau đó có một ảnh hưởng khác.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Y luego hubo otra influencia.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Αλλά υπήρχε κι άλλη μία επιρροή.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Згодом був і інший вплив.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.Позже появился еще один фактор.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.והיתה עוד השפעה אחת.
Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.بالاضافة الى عامل مؤثر اخر.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.A rovnako ako on hovoril, vietor priniesol slabý zvuk cvalu, jazdcov na ne.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.A stejně jako on mluvil, vítr přinesl slabý zvuk cvalu, jezdců na ně.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.Dan, sama seperti ia berbicara, angin membawa suara samar berkuda berderap menuju mereka.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.En net als hij sprak, een briesje bracht de zwakke geluid van galopperende ruiters naar ze.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.E, proprio mentre parlava, una brezza ha portato il suono debole di cavalieri al galoppo verso loro.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.És, ahogy mondta, a szél hozta a halk hangja vágtató lovas felé őket.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.Et, comme il parlait, un brise apportait le bruit léger de cavaliers galopant vers entre eux.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.I jak mówił, wiatr przyniósł słaby dźwięk galopujących jeźdźców w kierunku nich.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.In, tako kot je govoril, vetrič prinesel rahel zvok Galopiranje konjenikov v smeri njih.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.Ja kuten hän puhui, tuulahdus toi vaimeaa ääntä laukkaamaan ratsumiehet kohti niitä.
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.그리고 그 말씀대로, 바람이 방향으로 급속히 내려졌다의 희미한 소리를 가져
Ve tıpkı diye konuştu, bir esinti doğru dörtnala giden bir atlı hafif bir ses getirdi onları.Och precis som han talade, kom en vind det svaga ljudet av galopperande ryttare mot dem.