Ana içeriğe geç
Sözlük

eserini ile cümle

eserini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Bu opera eserinin ana teması "Bir eserde müzik mi yoksa sözler mi daha önemlidir?" konusudur.Što je najvažnije u operi - riječi ili glazba?
Mozart bu opera eserini "opera buffa" olarak sınıflandırmıştır.Mozart ga je u svoj katalog unio kao "opera buffa".
1900 - Sigmund Freud, The Interpretation of Dreams, (Rüyaların Yorumlanması) adlı eserini yayınladı.Rad mu je citirao Sigmund Freud u drugom dijelu knjige Tumačenje snova.
Eserini yedi bâba taksim ediyor.Dizajnirala je sedam parfema za žene.
Offenbach bu eserini tamamlayamadan ölmüştür.Smrť Haškovi nedovolila toto dielo dokončiť.
1859 - Charles Darwin, The Origin of Species (Türlerin Kökeni) adlı eserini yayınladı.1859: Charles Darwin vydal dielo „O pôvode druhov“, ktoré vyvolalo rôzne reakcie.
1867 - Marx'ın "Das Kapital" adlı eserinin ilk cildi yayımlandı.V roku 1873 vydal zhrnutie najpopulárnejšieho Marxovho diela Das Kapital.
Çoğu eserinin konusu Finlerin ulusal destanı Kalevala'dan alınmıştır.Je naznámejší svojim zostavením fínskeho národného eposu Kalevala.
Türkçeye çevrilmiş eserinin adı "Dokumacılar"dır.Turecké slovo označujúce šamana je kam.
Fakat Şeyhi bu eserini bitiremeden vefat etmiştir.Dotyčná dáma sa však vydala skôr, ako sa mu to podarilo dokončiť.
Fakat uğradığı Moğol saldırılarından dolayı çoğu eserini kaybetmiştir.Pri prenasledovaní porazených Mongoli mnohých pobili.
1859 - Charles Darwin, The Origin of Species (Türlerin Kökeni) adlı eserini yayınladı.Leta 1859 je Charles Darwin objavil svoje najbolj znano delo, The Origin of Species.
1650li ve 1660li yıllarda Kral için birçok bale eserinin müziğini ve dansların keografisini hazırladı.V obdobju do 1660 je zložil veliko baletov, ki sta jih plesala osebno s kraljem.
Yine de bu tatil onun edebi eserini etkilemiştir.Ta leta ločitve so močno vplivala na njegovo literarno delo.
Pek çok klasik Shakespeare eserini çağdaş bir yorumla sahneye koymuştur.Paljud orkestripillid omandasid tänapäevase kuju.
1650li ve 1660li yıllarda Kral için birçok bale eserinin müziğini ve dansların keografisini hazırladı.1650. ja 1660. aastatel lõi Lully mitmeid ballette, kus koos autoriga astus üles ka kuningas ise.
Fakat Şeyhi bu eserini bitiremeden vefat etmiştir.Kahjuks ei jõudnud Giorgione enne oma surma teost lõpetada.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Aber er gestand nicht den Verrat. Er sagte, "Ich habe diesem Nazi kein großes Meisterwerk verkauft.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Ale nie przyznał się do zdrady. "Nie sprzedałem wielkiego dzieła temu naziście.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Ampak ni priznal izdaje. "Nisem prodal velike umetnine tistemu nacistu.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Anh nói "Tôi không hề bán một kiệt tác cho tên Đức quốc xã đó.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Dar nu a recunoscut trădarea. "Nu am vândut o mare capodoperă naziștilor.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.De nem az árulást vallotta be. "Én nem eladtam egy remekművet annak a nácinak!
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Hij zei: Ik heb het zelf geschilderd; ik ben vervalser."
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Il dit : Je l'ai peint moi-même ; je suis un faussaire."
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Io non ho venduto una grande opera d'arte a quel nazista.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.그러나 반역에 대해서는 인정하지 않았습니다. 그는 "나는 절대로 나치에게 위대한 걸작을 팔지 않았습니다" 라고 말했습니다.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Mas ele não confessou a traição. Ele disse, "Eu não vendi uma obra-prima aquele Nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Men han erkände inte till förräderi. Han sa "Jag sålde inte ett stort mästerverk till den där nazisten.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Men han tilstod ikke til forræderi. Han sagde, "Jeg solgte ikke et stort kunstværk til den nazist.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Mutta ei maanpetosta. "En myynyt mestariteosta sille natsille.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Nepriznal sa však ku vlastizrade. "Nepredal som úžasné majstrovské dielo tomu nacistovi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Nepřiznal se ale ke zradě. "Neprodal jsem žádné veledílo tomu nacistovi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Tetapi dia tidak mengaku sebagai pengkhianat. Dia berkata," Saya tidak menjual karya agung kepada Nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Yo no le vendí una gran obra maestra a ese nazi.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Αλλά όχι για προδοσία. Είπε "Δεν πούλησα ένα σπουδαίο αριστούργημα σε αυτό το Ναζί.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Але він зізнавався не в державній зраді. Він сказав: "Я продав тому нацисту не справжній шедевр.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.Но той не си признал за предателство. "Не продадох голям шедьовър на този нацист.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım."Я не продавал великое произведение искусства этому нацисту.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.אך הוא לא הודה בבגידה. הוא אמר, "אני לא מכרתי יצירת אומנות גדולה לנאצי הזה.
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.ولكنه لم يعترف بالخيانة فقال " انا لم أبع لوحة فريدة لذاك النازي ..
Ama bu itiraf vatana ihanet suçlamasıyla ilgili değildi. " O naziye büyük sanat eserinin kendisini satmadım.「あのナチに素晴らしい巨匠の作品を 売ったりなどしてません あれは自分で描いた贋作です」
Bu eser, sanatçının 'Oakwood'daki Manastır' isimli eserinin solunda sergileniyor.Na obecną chwilę dzielo można obejrzeć w muzeum, znajduje się na lewo od słynnego "Opactwa w dębowym lesie".
Bu eser, sanatçının 'Oakwood'daki Manastır' isimli eserinin solunda sergileniyor.Obraz je vystaven v muzeu hned nalevo od obrazu Opatství v Oakwoodu.
Bu eser, sanatçının 'Oakwood'daki Manastır' isimli eserinin solunda sergileniyor.На самом деле, в Музее она висит слева от "Аббатства в дубовом лесу".
Bu eser, sanatçının 'Oakwood'daki Manastır' isimli eserinin solunda sergileniyor.Фактично, зараз вона висить у Музеї одразу зліва від "Аббатства в дубовому лісі".
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekildeEt ce morceau de musique que nous avons joué au début de la session recèle en son cœur
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekildeLalu cuplikan musik yang kita mainkan pada awal sesi ini telah terabadikan dalam hati
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde자, 제가 이 강연을 시작하면서 연주한 그 음악에는 TED라는 테마가
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Az a zenedarab amit az előadásom kezdetén játszottunk kegyelettel őrzi a szívében a témát, ami a TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Bây giờ bản nhạc mà chúng tôi đã chơi ở phần đầu của buổi nói chuyện này nằm rất sâu ở giữa chủ đề, đó là TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.La música que tocamos al inicio de esta sesión consagra en su corazón el tema, que es TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Piesa muzicală pe care am interpretat-o la începutul discuţiei conţine în centrul ei tema, care este TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Ta skladba, kterou jsme hráli na začátku této přednášky, měla ve svém základu uloženu hlavní znělku - TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Teraz utwór, który zagraliśmy na początku zawiera w swoim sercu temat, TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde TED teması vardı.Тепер той музичний твір, що ми грали на початку цієї сесії, в його серце було покладено тему, якою є TED.
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekildeכעת אותו קטע מוזיקלי שניגנו בתחילת ההרצאה שומר בחובו
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekildeولذلك فان تلك القطعة الموسيقية التي عزفناها في هذه الجلسة كرست في قلبها
Bu konuşmanın başında çaldığımız o müzik eserinin kalbinde gizli bir şekilde曲の主題の中には TEDが埋め込まれていました
Bunu, Stephen Lawler'in Sanal Dünya eserinin uzun bir kuyruğu gibi düşünün.Ajatelkaa tätä Stephen Lawlerin työn Virtual Earth jatkeena.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod