esenlik ile cümle
esenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Pappi vastasi heille: "Menkää rauhassa. Matka, jolla olette, tapahtuu Herran edessä."
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Præsten sagde da til dem: "Far med Fred, HERREN våger over eders Færd!"
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Prästen svarade dem: »Gån i frid. Den resa som I ären stadda på står under HERRENS beskydd.»
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Şi preotul le -a răspuns: ,,Duceţi-vă în pace; călătoria pe care o faceţi este subt privirea Domnului.``
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Thầy tế lễ đáp: Hãy đi bình an, Ðức Giê-hô-va đoái đến con đường của các ngươi đi.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Thầy tế_lễ đáp : Hãy đi bình_an , Ðức_Giê - hô-va đoái đến con đường của các ngươi đi .
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Ο δε ιερευς ειπε προς αυτους, Υπαγετε εν ειρηνη αρεστη εις τον Κυριον ειναι η οδος σας, την οποιαν υπαγετε.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.А свещеникът им каза: Идете с мир; пътешествието, по което отивате, е пред Господа.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Священник сказал им: идите с миром; пред Господом путь ваш, в который вы идете.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.ויאמר להם הכהן לכו לשלום נכח יהוה דרככם אשר תלכו בה׃
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.فقال لهم الكاهن اذهبوا بسلام. امام الرب طريقكم الذي تسيرون فيه
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.祭 司 對 他 們 說 、 你 們 可 以 平 平 安 安 的 去 、 你 們 所 行 的 道 路 是 在 耶 和 華 面 前 的
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.祭司 對 他 們說 、 你 們 可以 平平安安 的 去 、 你 們所 行 的 道路 是 在 耶和華 面前 的
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.(121:8) Ради братьев моих и ближних моих говорю я: „мир тебе!"
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.A cause de mes frères et de mes amis, Je désire la paix dans ton sein;
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Atyámfiaiért és barátaimért hadd mondhassam: béke veled!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Demi kaum kerabat dan sahabatku aku berkata, "Semoga engkau sejahtera!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Din pricina fraţilor şi prietenilor mei, doresc pacea în sînul tău.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Dla braci moich i dla przyjaciół moich teraz ci będę żądał pokoju.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.For Brødres og Frænders Skyld vil jeg ønske dig Fred,
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.För mina bröders och vänners skull vill jag tillsäga dig frid.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.For mine brødres og mine venners skyld vil jeg si: Fred være i dig!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.내가 내 형제와 붕우를 위하여 이제 말하리니 네 가운데 평강이 있을지어다
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Per i miei fratelli e i miei amici io dirò: «Su di te sia pace!»
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Por causa de mis hermanos y de mis amigos, diré yo: "Haya paz en ti.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Por causa dos meus irmãos e amigos, direi: Haja paz dentro de ti.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Pro bratří své a přátely své žádati budu pokoje tobě.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Terwille van mijn broers en vrienden zeg ik tot de stad: Laat er vrede in u zijn.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Um meiner Brüder und Freunde willen will ich dir Frieden wünschen.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Už pre svojich bratov a svojich priateľov budem hovoriť: Nech vládne pokoj v tebe!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Veljieni ja ystävieni tähden minä sanon: olkoon sinulla rauha.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Vì cớ anh em ta và bậu bạn ta, Ta nói rằng: Nguyện sự hòa bình ở trong ngươi!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Vì cớ anh_em ta và bậu bạn ta , Ta nói rằng : Nguyện sự hòa_bình ở trong ngươi !
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Ενεκεν των αδελφων μου και των πλησιον μου, θελω λεγει τωρα, Ειρηνη εις σε
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Заради братята и другарите си Ще кажа сега: Мир да е в тебе!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.למען אחי ורעי אדברה נא שלום בך׃
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.من اجل اخوتي واصحابي لاقولنّ سلام بك.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.因 我 弟 兄 和 同 伴 的 緣 故 、 我 要 說 、 願 平 安 在 你 中 間
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.因我 弟兄 和 同伴 的 緣故 、 我 要 說 、 願 平安 在 你 中間
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Der Ausrotter kommt; da werden sie Frieden suchen, und wird keiner dasein.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Der opstår Angst; man søger Redning, men finder den ikke.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Det skal komme redsel, og de skal søke frelse, men der er ingen.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Förskräckelse skall komma, och när de söka räddning, skall ingen vara att finna.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Giungerà l'angoscia e cercheranno pace, ma pace non vi sarà
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.패망이 이르리니 그들이 평강을 구하여도 없을 것이라
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.La ruine vient! Ils cherchent le salut, et point de salut!
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Mereka ditimpa kesedihan dan putus asa, lalu mencari kedamaian, tetapi tidak mereka temukan
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Poguba prihaja, in iskali bodo miru, a ga ne bode.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Quando vier a angústia eles buscarão a paz, mas não haverá paz.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Rettegés jött el, s keresnek békét és nincs.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Sự hủy diệt đến! Chúng nó sẽ tìm sự bình an, nhưng tìm không được.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Sự hủy_diệt đến ! Chúng_nó sẽ tìm sự bình_an , nhưng tìm không được .
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Tulee hätä, ja he etsivät pelastusta, mutta sitä ei ole.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar."¡Viene la angustia! Buscarán la paz, pero no la habrá
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Vine prăpădul! -Ei caută scăpare, dar scăpare nu -i!
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Záhuba ide, a budú hľadať pokoj, ale ho nebude.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Zginienie przyszło; przetoż szukać będą pokoju, ale go nie będzie.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Zkažení přišlo, protož hledati budou pokoje, ale žádného nebude.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Ολεθρος επερχεται και θελουσι ζητησει ειρηνην και δεν θελει υπαρχει.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Идет пагуба; будут искать мира,и не найдут.