ese ile cümle

ese kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu roman onun son eserlerinden biriydi.This novel was one of his final works.
Tom'un arılar, eşek arıları ve yaban arılarına karşı alerjisi vardır.Tom is allergic to bees, hornets and wasps.
Bir eşek arısı tarafından sokuldum.I've been stung by a hornet.
Bu müzede Daumier'nin eserlerinden bazıları vardır.There are some of Daumier's works in this museum.
Bu el yazısı eseri Fransızcadan İngilizceye çevirebilir misin?Can you translate this manuscript from French to English?
Tüm bunlar eşek şakası gibi.It's all a big joke.
Bu genç sanatçının eseri çok ilginç.The work of this young artist is very interesting.
Ben Zola'nın eserlerinin tümünü okudum, o benim en sevdiğim yazardır.I've read Zola's body of work, he's my favorite writer.
O bir sanat eseri.It's a work of art.
Zengin kağnısını dağdan aşırır fakirin eşeği düz yolda şaşırır.There's one law for the rich, and another for the poor.
Tom bir eşek arısı yuvasına bastı.Tom stepped on a hornet nest.
Sen sadece bir eşek arısı yuvasının üzerine bastın.You have just stepped on a hornet's nest.
Büyük binalar, büyük dağlar gibi, yüzyılların eseridir.Great buildings, like great mountains, are the work of centuries.
Ürün eser miktarda fındık ve gluten içerebilir.The product may contain trace amounts of nuts and gluten.
Tom eşeklik ediyor.Tom is being a jerk.
Hayatta kalmam, insan vücudunun kolay kolay yok edilemezliğinin eseridir.The fact that I survived is a tribute to the indestructibility of the human body.
Eşeğin neden böyle uzun kulakları var?Why does the donkey have such long ears?
Bir eşek gridir.A donkey is gray.
Atlar eşeklerden farklıdır.Horses are different from donkeys.
Senin eserinin büyük bir hayranıyım.I'm a great admirer of your work.
Attan inip eşeğe binme, Tom.Get off your high horse, Tom.
Tom'un üç yıl önceki hâlinden eser kalmadı.Tom isn't what he was three years ago.
Tom eşek sudan gelinceye kadar dayak yemiş.Tom was beaten to a pulp.
Bu ne biçim bir eşek şakası?What kind of a sick joke is this?
Rembrandt tarafından bu tablo bir sanat eseridir.This painting by Rembrandt is a work of art.
Ne yazık ki, biz onun eserlerinin geri kalanına aşina değiliz.Regrettably, we aren't familiar with the rest of her works.
Satürn'ün atmosferinin saatte 1800 kilometrenin üzerinde esebilen rüzgarları var.Saturn's atmosphere has winds which can blow at over 1800 kilometers per hour.
O bir at değil, bir eşekti.That's not a horse, it's a donkey.
Şans eseri olarak Tom'u tanıyor musun?Do you know Tom by any chance?
Şans eseri, takdiri ilahi benden yanaydı.As luck would have it, Providence was on my side.
Rastlantı eseri, Allah benden yanaydı.As luck would have it, Providence was on my side.
Bence, bu roman onun en büyük eseri.This novel is his greatest opus, in my opinion.
Bu bir tür eşek şakası olmasa iyi olur.This had better not be some kind of prank.
Prag mucize eseri olarak on dördüncü yüzyılda vebadan kurtuldu.Miraculously, during the fourteenth century, Prague was spared from the Black Death.
D'Annunzio'nun eserleri, Marinetti'ye bir cevaptır.The works of D'Annunzio are an answer to Marinetti.
Eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir.A fool with a tool is still a fool.
Kyoto'da şans eseri eski bir arkadaşa rastladım.By chance, I ran into an old friend in Tokyo.
Bu müzik eseri dört hareketten oluşur.This musical piece is composed of four movements.
Bazı çiftçiler koyunlarını vahşi köpeklerden korumak için eşekleri kullanıyorlar.Some farmers are using donkeys to protect their sheep from wild dogs.
Bir eşekarısı sürüsü çocuklara saldırdı.A swarm of wasps attacked the children.
Bu şehirde birçok tarihi eser var.This city has many historical buildings.
Tom aklına eseni yapabilir.Tom may do whatever he wants to.
Eski Tom'dan eser yok artık.Tom isn't himself anymore.
Bu Paris şehrine ait sanat eserlerinin genel stokudur.It is the general inventory of art works belonging to the City of Paris.
İntikamını almayan o, bir eşeğin oğludur.He who doesn't avenge is a son of a donkey.
Eşekarısı örümceği öldürdü.The wasp killed the spider.
Tom eşekarılarından korkmaz.Tom is not afraid of wasps.
Önümüzdeki dönem, barış ve esenlik dönemi olacaktır.In the period to come, there will be a time of peace and tranquility.
Esen rüzgara engel olamazsın; fakat yel değirmeni inşa edebilirsin.You can't stop the wind from blowing, but you can build windmills.
Eşeğin kulağını kesmekle küheylan olmaz.You can't make a silk purse out of a sow's ear.
Bütün bu eşek arıları nereden geliyor?Where are all these wasps coming from?
Eserini çok etkileyici buluyorum.I find your work very impressive.
Rüzgar söğütlere eser.The wind blows in the willows.
Bir eşek sahibi olan her çiftçi ona vurur.Every farmer who owns a donkey beats it.
O eserin ikinci cildine sahip değil misin?Don't you have the second volume of that work?
Üzgünüm. Sadece zararsız bir eşek şakası olarak yapılmıştı.I'm sorry. It was only meant as a harmless prank.
Bu sadece zararsız bir eşek şakası anlamına geliyordu.It was only meant as a harmless prank.
Bu sadece bir eşek şakası!It is just a prank!
Şair genç öldü ama onun eserleri yüzyıllar boyunca hayatta kaldı.The poet died young, but his works survived for centuries.
Mücize eseri olarak kimse ağır yaralanmadı.Miraculously, nobody was seriously injured.

İlgili Sayfalar