Ana içeriğe geç
Sözlük

esaslı ile cümle

esaslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.Alors, ce qu'il faut, ce n'est pas seulement limiter les plaintes, mais aussi créer un socle de liberté.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.Deci, nu este nevoie doar de limitarea pretenţiilor, Ci de crearea unui fundament solid pentru libertate.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.그러므로 필요한 것은 단지 소송을 제한하는 것이 아니라, 있는 그대로의 자유를 보장하는 기반을 실제로 구축하는 일입니다.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.Nem elég csupán a felperesek követeléseit limitálni, hanem a szabadságot is meg kell alapozni.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.Quel che serve non è semplicemente limitare le cause, ma creare un terreno sicuro per la libertà.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.Takže nestačí jenom omezení nároků, ale skutečně vytvořit pevnou zem pro svobodu.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.Takže, nestačí len obmedziť tieto sťažnosti, v skutočnosti treba vytvoriť pre slobodu pevnú zem.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.Wat nodig is is niet slechts een maximum voor claims, maar werkelijk een eiland van vrijheid creëren.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.Поэтому нужно не просто ограничить иски, но и создать свободную зону.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.Така че е нужно не само да се ограничат претенциите, а всъщност да се създаде суха област на свобода.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.אז, מה שצריך זה לא רק להגביל תביעות, אלא ממש ליצור קרקע מוצקה של חופש.
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.وما نحتاج اليه اليوم ليس فحسب الحد من المطالبات القضائية ولكن ان نصنع ارض صلبة للحرية
Oyleyse yapilmasi gereken sadece basvurulari sinirlamak degil; esasli bir ozgurlukler tabani yaratmak.自由のための新しい領土を作る必要があります 自由にはちゃんとした構造があります
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Abord≤rile bazate pe programe ale prevenirii câªtig≤ teren în cadrul prevenirii prin ªcoal≤.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Az iskolai megelőzésen belül kezdenek teret nyerni a programalapú prevenciós szemléletek.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Die erste europäische Studie zur Prävention des Drogenmissbrauchs
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Ohjelmapohjaiset lähestymistavat ovat yleistymässä kouluissa tehtävässä ehkäisevässä huumetyössä.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Pristopi preprečevanja, ki temeljijo na programih, so vse pomembnejši pri preprečevanju zlorabe drog v šolah.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Programbaserade preventionsstrategier vinner terräng när det gäller prevention i skolorna.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Programbaserede forebyggelsestiltag er ved at vinde indpas inden for den skolebaserede forebyggelse.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Programmatische preventiestrategieën winnen terrein binnen drugspreventie op scholen.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Prvý európsky pokus o prevenciu zneužívania drog (www.eudap.net) ukázal sľubné výsledky.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.V rámci prevence ve školách nacházejí své místo preventivní přístupy založené na programech.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.W ramach działań zapobiegawczych w szkołach na znaczeniu zyskują programowe metody prewencji.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Οι piροσεγγίσεις piρόληψης βάσει piρογραµµάτων κερδίζουν έδαφος στο piλαίσιο της piρόληψης στα σχολεία.
Program esaslı önleme yaklaşımları, okul esaslı önleme kapsamında önem kazanmaktadır.Първата в Европа Пътека за превенция на наркоманиите (www.eudap.net) даде обещаващи резултати.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.A to chápu jako nejhlubší podstatu umění.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Dan saya paham bahwa ini adalah inti dari seni.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.És megértettem, hogy ez a művészet lényege.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Et j'ai compris que c'était l'essence même de l'art.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Eu percebi que esta é a essência da arte.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Ich verstand, dass genau dies das Wesen der Kunst ist.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Ik zag in dat dat de essentie van kunst is.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.저는 이것이 예술의 진정한 본질임을 깨달았습니다.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Och jag insåg att detta är konstens innersta väsen.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Și am înțeles că asta este esența artei.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Và tôi hiểu đây chính là bản chất của nghệ thuật.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Y yo entendí que esto era la misma esencia del arte.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Zrozumiałem, że to właśnie istota sztuki.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Και κατάλαβα ότι αυτό είναι ακριβώς η ουσία της τέχνης.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.И я для себя понял, что это и есть сущность искусства.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.І я зрозумів, що саме в цьому сутність мистецтва.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Разбрах, че това е самата същност на изкуството.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.ואני הבנתי שזוהי התמצית של האמנות.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.وقد إستوعبت أن هذا هو دور الفن حقاً وجوهره
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.これこそ私たちが音楽を作る理由です
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod