Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.Тобто "високий" модернізм обіцяв: в окремому просторі може трапитися що завгодно.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.אז, זו ההבטחה של חדשנות גבוהה: עם חלל יחיד, למעשה, כל סוג של פעילות יכולה לקרות.
Yani, bu yüksek modernizmin verdiği söz: bu tekil mekan içerisinde, esasen her tür aktivite gerçekleşebilir.إذا .. هذا وعد للحداثيين الرفيعى المستوى ضمن المساحة الفردية , حقيقة , يمكن لكل نوع من النشاطات ان يحدث
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Así lo resolví en mi cabeza.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.C'est comme ça que j'ai résolu le problème dans ma tête.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Dat is hoe ik het oploste in mijn hoofd.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Det var sådan jeg løste det i mit hoved.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Đó là cách tôi giải quyết vấn đề.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.È così che l'ho risolto nella mia testa.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Ez az, ahogy a fejemben megoldottam.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Foi assim que o resolvi na minha cabeça.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim. Hükumetlere broşürler dağıttım.Für mich war klar, ich schreibe die Abhandlung und verteile sie dann an Regierungen weltweit.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim. Hükumetlere broşürler dağıttım.제 머릿속에서 풀어낸 거죠. 저는 이걸 백서로 작성해서 각국 정부에 보냈습니다.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim. Hükumetlere broşürler dağıttım.Taką białą księgę wręczyłem paru rządom.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim. Hükumetlere broşürler dağıttım.וככה פתרתי זאת בראשי, והגשתי את המאמר לממשלות.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim. Hükumetlere broşürler dağıttım.هكذا كيف توصلت إلى حلها في رأسي ، كانت ورقة بيضاء سلمتها إلى الحكومات .
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim. Hükumetlere broşürler dağıttım.いくつかの政府は、私に
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Și exact așa l-am rezolvat în minte.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Έτσι το σκέφτηκα.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Вот такой вариант решения.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.И ето така разреших въпроса в главата си.
Yani esasen bu işi ben böyle çözmeyi hayal etmiştim.Саме таким чином я вирішив цю проблему в моїй голові.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim. Aslında o kendi kendini düzenler."Alapvetően -- soha nem gondolkodtam el ezen -- alapvetően maga szervezi meg önmagát."
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim. Aslında o kendi kendini düzenler."Ik heb er nog niet over nagedacht, het organiseert zichzelf."
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim. Aslında o kendi kendini düzenler."Ну це ж - я ніколи навіть не думав про таке - це ж організовується саме по собі".
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.De fapt, nici nu m-am gândit la asta.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Ich meine, na ja - ich habe noch nie darüber nachgedacht.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.In sostanza -- non ci avevo mai pensato.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Jag menar i huvudsak -- Jag har inte riktigt tänkt på det.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Jeg mener, jeg har aldrig rigtig tænkt over det.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Je n'y avais jamais vraiment pensé, en fait.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.내 말은 그런건 생각해본 적도 없다는 뜻이야.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Ninguém é responsável.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.O sea, básicamente... no he pensado realmente en ello.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Sebenarnya -- saya tidak pernah memikirkan hal ini.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Vlastne som sa nad tým nezamýšľal.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.V podstatě jsem o tom nikdy nepřemýšlel.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.W sumie nawet o tym nie pomyślałem.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Ý tôi là, thật ra,--Tôi chưa bao giờ thực sự nghĩ đến nó.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Θέλω να πω -- δεν το έχω συλλογιστεί ποτέ.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.Не съм мислил за това.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.То есть... я не думал об этом.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.בעקרון -- אף פעם לא חשבתי על זה.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.أقصد، في الحقيقة -- لم أفكر في الموضوع.
Yani, esasen -- bunu hiç düşünmemiştim.パン供給の運営は自動的に行われてるんだ」
Yani esasen elektronları oksijenden alıp daha yüksek bir enerji seviyesine geçirip NADPH'ye yolluyoruz.그래서 결국은 전자를 산소에서 때어내고,
Yani esasen elektronları oksijenden alıp daha yüksek bir enerji seviyesine geçirip NADPH'ye yolluyoruz.더 높은 에너지 상태로 만들고,
Yani esasen elektronları oksijenden alıp daha yüksek bir enerji seviyesine geçirip NADPH'ye yolluyoruz.결국은 NADPH에 보내버리는 것이지요.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Bene, in primis che c'è una consapevolezza implicita di poter entrare in contatto con il mondo.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Bien, ante todo, que hay un conocimiento sutil de que nos podemos conectar con el mundo.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Căn bản thì có một tri thức rằng chúng ta có thể liên kết với vạn vật.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Ei bine, în primul rând că există cunoaştere pentru a ne conecta cu lumea.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Gut, zu allererst, dass es ein subtiles Wissen gibt, dass wir uns mit der Welt verbinden können.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.In de eerste plaats dat er een subtiele kennis is waarmee we in verbinding kunnen komen met de wereld.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.우리가 우주와 연결되있다는 엷은 고리라고 생각합니다.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Nos első sorban azt, hogy van egy finom tudásanyag, ami összeköt bennünket a világgal.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Principalmente que há um conhecimento subtil de que podemos ligar-nos ao mundo.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Tego, że pewne zakątki wiedzy łączą się ze światem zewnętrznym.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Tout d'abord, il y a une connaissance subtile qui nous relie au monde.
Yani esasen ortada sıcak bir dünyaya bağlanabileceğimiz fikri var.Yang pertama, bahwa ada teknologi cerdas yang dapat kita hubungkan dengan dunia.