Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.제 스스로가 그런 반응들에 갇혀있다는 것과 내가 누구인지를 근본적으로 바꿔 놓았다는 것을 깨닫게 되었습니다
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Mir wurde klar, dass ich diese Reaktionen verinnerlicht hatte und es mich zutiefst veränderte.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Podświadomie brałam te odpowiedzi do siebie, co zmieniło mnie głęboko w środku.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Rájöttem, hogy magamba zártam ezeket a válaszokat, és legbelül megváltoztatták azt, aki vagyok.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Saya sadar saya telah meresapi tanggapan mereka dan hal itu telah mengubah siapa saya dengan mendalam.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Tôi nhận ra tôi đã cho những câu trả lời này vào lòng mình và nó đã thay đổi tôi về mặt cốt lõi.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Une partie de moi était devenue étrangère à moi-même.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Συνειδητοποίησα ότι είχα εσωτερικεύσει αυτές τις αντιδράσεις και ότι αυτό είχε αλλάξει σε βάθος το ποια ήμουν.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Тогава осъзнах, че тези реакции бяха станали и част от мен и бяха променили дълбоко моята същност.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Эти слова глубоко врезались в мою память, и в корне меня изменили.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.Я усвідомила, що я "увібрала" в себе ці відповіді, і вони змінили мене зсередини.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.הבנתי שמאז ומתמיד הפכתי תגובות אלה לחלק מזהותי ושזה שינה אותי ברמה עמוקה ביותר.
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.أدركت أن هذه الأحكام أثرت في داخلياً وغيرتني من الصميم
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.我發現我都受到呢啲成見影響 亦令我從根本對自己嘅睇法唔同咗
Anladım ki, bu cevapları içselleştirmiştim ve bu, esas beni ben yapan şeyi değiştirmişti.自分が誰なのか 根本のレベルで 変えてしまいました 自分の中の何かが 遊離されていきました
"Anlam değiştirici"lerse, eşanlamlılar sözlüğünü esas silah olarak kullanır.E il vecchio trucco del sinonimo in cui i plagiatori usano un dizionario dei sinonimi come arma principale.
"Anlam değiştirici"lerse, eşanlamlılar sözlüğünü esas silah olarak kullanır.E usam o velho truque dos sinónimos, em que o plagiador utiliza um glossário como arma principal.
"Anlam değiştirici"lerse, eşanlamlılar sözlüğünü esas silah olarak kullanır.그리고 오래된 동의어 '바꿔넣기'는 표절자들이 동의어 사전을 주요 무기로 사용하는 방법입니다.
"Anlam değiştirici"lerse, eşanlamlılar sözlüğünü esas silah olarak kullanır.Vechiul sinonim switcheroo în care plagiatorii folosesc un lexicon ca armă principală.
"Anlam değiştirici"lerse, eşanlamlılar sözlüğünü esas silah olarak kullanır.Και η κλασική αλλαγή συνωνύμων όπου οι λογοκλόποι χρησιμοποιούν ένα λεξικό ως βασικό όπλο.
"Anlam değiştirici"lerse, eşanlamlılar sözlüğünü esas silah olarak kullanır.Сюда же относится подстановка синонимов, где плагиаторы используют словарь как своё главное оружие.
"Anlam değiştirici"lerse, eşanlamlılar sözlüğünü esas silah olarak kullanır.והמילה הנרדפת הישנה סוויצ'רו בה פלגיאריסטים משתמשים בתזאורוס כנשק העיקרי שלהם.
"Anlam değiştirici"lerse, eşanlamlılar sözlüğünü esas silah olarak kullanır.وتغيير اتجاه المترادفات القديمة والتى فيها يستخدم السارق القاموس كسلاح رئيسى له.
"Anlam değiştirici"lerse, eşanlamlılar sözlüğünü esas silah olarak kullanır.盗作者はシソーラス(類語辞書)を 主な武器として用います 文献中の ほぼすべての単語を
Anlatım olan herhangi bir esastır duygusal çalışma açık artırma bizim yolda uzun kapalı kapalıשפירושו הוא בסיסי בכל לימוד רגשי מכירה פומבית עוד בדרכנו
Anlatım olan herhangi bir esastır duygusal çalışma açık artırma bizim yolda uzun kapalı kapalıالتعليق الذي هو أساسي في أي دراسة العاطفية مزاد علني في طريقنا الطويل
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.저희가 진행해온 연구에서 보면, 이런 변화들은 인간이 독특하게 가지고 있는 시간을 감시하는 능력을
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.במחקר שלנו מצאנו ששינויים אלה מבוססים במהותם
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.حسنا، من خلال دراستنا، وجدنا أن هذه التغيرات ترتكز أساسا
Araştırmalar bu değişimlerin esasen insanın zamanı gözlemleme yeteneği üzerine kurulu olduğunu gösterdi.これらの変化は 唯一人間にのみ備わっている 時間を監視するという能力が しっかりあるということであり しかもその監視できる時間には
Artık esas meseleyi anlıyorsun.És még csak most értem a lényeghez.
Artık esas meseleyi anlıyorsun.Μόλις τώρα θα πήγαινα στο κυρίως θέμα.
Artık esas meseleyi anlıyorsun.لانني وصلت الى النقطة المهمة
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.La vacunación es voluntaria.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.Les vaccins sont facultatifs.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.Rokottaminen on vapaaehtoista.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.Vaccinationerna är frivilliga.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.Вакцинация является добровольным делом.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.التطعيم اختياري.
Aşı olmak gönüllülük esasına dayanır.请务必告诉健康护理师您的孩子在移居芬兰之前已经接种了什么疫苗。
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.Będzie to tak naprawdę sposób, w jaki będziemy leczyć raka w przyszłości.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.Dat dit, in feite, de toekomstige behandelingswijze van kanker zal worden.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.De fapt, aceasta va fi modalitatea prin care vom trata cancerul în viitor.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.E che in effetti sarà così che tratteremo il cancro in futuro.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.Et que ça, en fait, ce sera la manière dont nous traiterons le cancer dans l'avenir.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.(Gelächter) Und das wir zukünftig tatsächlich auf diese Weise Krebs behandeln werden.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.Hiszem, hogy ez lesz a jövőben a rákkezelés módja.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.사실, 제가 얘기하려는 건 미래에 암을 어떻게 다룰지에 대한 것입니다.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.Y que ésta, en efecto, será la forma en que trataremos el cáncer en el futuro.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.Αυτός λοιπόν θα είναι ο τρόπος που θα θεραπεύουμε τον καρκίνο στο μέλλον.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.И че това, всъщност, ще бъде начинът, по който ще се лекува ракът в бъдещето.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.Я расскажу о том, как мы будем лечить рак в будущем.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.ושזו למעשה תהיה הדרך שבה נטפל בעתיד בסרטן.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.و هذه هي، بالفعل، ستكون الطريقة التي نعالج فيها السرطان في المستقبل.
Aslında bence bu, gelecekte kanser tedavisinde esas kullanılan yöntem olacak.未来の癌治療法となるでしょう 癌について話す前に
Aslında bir seviyede yapılan şey bu, ama burada sadece sıralı reel sayı kümeleri esastır. -어떻게 생각하면 틀린 말은 아닌데요 여기서 실제로 하고 있는 것은 실수의 n순서쌍을 모으는 거예요 여기서 실제로 하고 있는 것은 실수의 n순서쌍을 모으는 거예요
Aslında bir seviyede yapılan şey bu, ama burada sadece sıralı reel sayı kümeleri esastır. -Właściwie, w pewnym stopniu, o to właśnie chodzi, ale... Co przez to rozumiem?
Aslında bir seviyede yapılan şey bu, ama burada sadece sıralı reel sayı kümeleri esastır. -これは、いくつかのセットの すべての実数の集合の順を意味します。 どう意味でしょう?
Aslında bu flagelliform lifi esas uzunluğunun iki katına kadar esneyebilir.De fapt, fibra flageliforma poate sa se intinda de fapt de doua ori decat lungimea sa originala
Aslında bu flagelliform lifi esas uzunluğunun iki katına kadar esneyebilir.De hecho, esta fibra flageliforme puede estirarse el doble de su longitud original.