esasında ile cümle
esasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi, birçok neoplazm, ki esasında böyle bir arada kitle oluşturmak zorunda değildir.العديد من الأورام لا تحتاج إلى ان تكون كتله كهذه
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Sú úplne ploché, v podstate sú to len postavy z rozprávky.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Ze zijn helemaal vlak en zijn gemaakt uit karton.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Elles sont complétement fades, et elles jouent essentiellement des rôles artificiels.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Họ hoàn toàn tẻ nhạt, và đơn giản họ là những nhân vật bìa cứng.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.깊이가 전혀 없고 종잇장처럼 얄팍한 캐릭터들이죠.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Mereka sungguh datar, dan mereka pada dasarnya adalah tokoh palsu.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Ők teljesen laposak, gyakorlatilag kartonbábuk.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.One są zupełnie płaskie, jakby zrobione z tektury.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Sie sind total flach und im Grunde schablonenhafte Figuren.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Sono totalmente insignificanti, e sono sostanzialmente dei personaggi di cartone.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Son totalmente planos, y son básicamente personajes de cartón.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Sunt complet plate şi sunt personaje de carton.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Elas são completamente planas e elas são basicamente personagens de papelão.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Είναι τελείως επίπεδοι, και κυρίως είναι ευθραστοί χαρακτήρες.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Він поверхневий, фальшивий, як манекен.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.Те са напълно плоски, и са като картонени символи.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.הן שטוחות לגמרי, והן דמויות קרטוניות.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.إنها شخصيات سطحية، وهم أساسا شخصيات كرتونية.
Tamamen düzler ve esasında sahte birer karakterler.現実味もありません 何が問題かと言えば
Tasarımcıların esasında hayat üzerinde çalışıyor olması, her ne kadar teknolojiyi gözönünde bulundursalar da.디자이너들이 기술력을 고려할지라도 삶에 관해서 작업을 많이 하지 않는다는것입니다,
Tasarımcıların esasında hayat üzerinde çalışıyor olması, her ne kadar teknolojiyi gözönünde bulundursalar da.הוא שמעצבים אינם באמת עובדים על החיים למרות שהם לוקחים את הטכנולוגיה בחשבון.
Tasarımcıların esasında hayat üzerinde çalışıyor olması, her ne kadar teknolojiyi gözönünde bulundursalar da.هي أن المصممين لا يعملون فقط على الحياة حتى وأنهم يضعون التكنولوجيا الجديدة في الحسبان
Tasarımcıların esasında hayat üzerinde çalışıyor olması, her ne kadar teknolojiyi gözönünde bulundursalar da.ただし 技術が 必要なものもあります 最近 多くのデザイナーが
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.Chúc mừng bạn, bạn đã vượt qua bài quiz và bạn đã thực sự viết được chương trình đầu tay của mình.
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.Felicitări, ați trecut de primul test și ați scris primul program.
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.Felicitations! vous avez réussi le quiz, en plus vous venez d'écrire votre Premier programme.
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.Glückwunsch! Du hast das Quiz erfolgreich beantwortet und soeben dein erstes Programm geschrieben.
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.Gratulálunk, sikeresen megoldottad a kvízt, és ezáltal elkészítetted az első programodat.
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.Parabéns, você passou no seu primeiro exercício e na realidade acabou de escrever seu primeiro programa
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.Вітаю вас, ви пройшли цей тест і написали свою першу програму!
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.Поздравляю вас, вы прошли этот тест и написали свою первую программу.
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.ברכותיי, עברת אתם הבוחן ואתם למעשה כתבתם את התוכנה הראשונה שלך.
Tebrikler, testi geçtiniz ve esasında ilk programınızı yazdınız bile.初めてのプログラムを実際に書くことができました 大したプログラムには見えなかったかもしれませんが これがプログラムというものです
Uçağı kavrardım. Esasında mühendisliğini yapardım.Concebí el tipo de aeroplano. básicamente yo lo desarrollé,
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey: Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.И так, Ричард говорит о фундаментальном: что бы понять что либо, вам нужно понять лишь маленькие детали.
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:E então, é aquela coisa profunda de que o Richard fala:
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:En dat is ook het essentiële waar Richard over spreekt:
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:Jadi, itu hal mendalam yang Richard sampaikan:
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:Questo é l'aspetto essenziale di cui parla Richard.
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:또한 그것은 리처드 (Richard) 가 말하는 싱오한 것이죠.
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:Und das ist das Tiefgründige über das Richard spricht:
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:Và vì thế, nó là điều sâu sắc mà Richard nói về:
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:Więc to co mówi Richard jest niezwykle głębokie.
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:Και έτσι, είναι το βαθύ πράγμα για το οποίο Ρισταρντ μιλά:
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:И така, това е мъдростта, за която Ричърд говори:
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey::וכך, זה הדבר העמוק שריצ'ארד דיבר עליו
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:ولذا، فأنه شئ عميق أن تحدث ريتشارد حول:
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey:何かを理解するためには、少しだけ理解すればいいのです
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi."Čo?" odvetila:
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi.E ela: "Bem, é bonito mas, sabes, a nossa cor, realmente, é o verde."
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi.E lei "Beh... è carino, ma in realtà il nostro colore è il verde".
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi.És azt mondta:
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi.Et elle a dit "Bon, c'est joli, mais tu sais, notre couleur en fait c'est le vert".
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi. (Gülüşmeler)A ona powiedziała, "Cóż, jest ładnie, ale wiesz ten kolor tak naprawdę jest zielony." I -- (Śmiech)
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi. (Gülüşmeler)Og hun sagde, "Altså, det er pænt, men ser du, vores farve er egentlig grøn." Og -- (Latter)
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi. (Gülüşmeler)Y ella dijo, "Bueno, está muy bonita, pero sabes que nuestro color, realmente, es el verde." Y -- (Risa).
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi.Iar ea a spus "Ei bine, este frumos, dar ştii - culoarea noastră este verdele".
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi.그녀가 "음, 예쁘긴 한데 보다시피 칠해진 색깔은, 사실, 초록색인걸요" 라고 하였습니다. 그리고 --
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi.Und sie sagte: