Ana içeriğe geç
Sözlük

esans ile cümle

esans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.네 기름이 향기로와 아름답고 네 이름이 쏟은 향기름 같으므로 처녀들이 너를 사랑하는구나
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Liflig er duften av dine salver, ditt navn er en utgytt salve; derfor elsker jomfruene dig.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Lifligt dufter dine Salver, dit Navn er en udgydt Salve, derfor har Kvinder dig kær.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Ljuv är doften av dina salvor, ja, en utgjuten salva är ditt namn; fördenskull hava tärnorna dig kär.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Mazila tvoja sladko diše, ime tvoje je kakor izlito mazilo; zato te ljubijo device.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.mirodeniile tale au un miros plăcut. Numele tău este ca o mireasmă vărsată. De aceea te iubesc pe tine fetele!
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Pro vůni masti tvé jsou výborné, mast rozlitá jméno tvé; protož tě mladice milují.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Suave é o cheiro dos teus perfumes; como perfume derramado é o teu nome; por isso as donzelas te amam.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Suloinen on voiteittesi tuoksu, vuodatettu öljy on sinun nimesi; sentähden sinua nuoret naiset rakastavat.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Tu nombre es como perfume derramado; por el olor de tu suave perfume las jóvenes se enamoran de ti
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Δια την ευωδιαν των καλων μυρων σου, το ονομα σου ειναι μυρον εκκεχυμενον δια τουτο αι νεανιδες σε αγαπωσιν.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.Твоите масла са благоуханни; Името ти е ароматно като изляно масло; Затова те обичат девиците.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.לריח שמניך טובים שמן תורק שמך על כן עלמות אהבוך׃
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.لرائحة ادهانك الطيبة اسمك دهن مهراق. لذلك احبتك العذارى.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.你 的 膏 油 馨 香 . 你 的 名 如 同 倒 出 來 的 香 膏 . 所 以 眾 童 女 都 愛 你
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans, Dökülmüş esans sanki adın, Kızlar bu yüzden seviyor seni.你 的 膏油 馨香 . 你 的 名 如同 倒出 來 的 香膏 . 所以 眾 童女 都愛你
Parkinson veya esansiyel tremor gibi.파키슨 병이나 본태성진전 같은 것들 말입니다
Parkinson veya esansiyel tremor gibi.là các bất thường trong cử động, như là bệnh Parkinson hoặc là bệnh run tay không tự chủ.
Parkinson veya esansiyel tremor gibi.Parkinsonova bolezen ali esencialni tremor (ET)
Parkinson veya esansiyel tremor gibi.לדוגמא כתוצאה מפרקינסון או רעד שכיח.
Parkinson veya esansiyel tremor gibi.مثل الشلل الرعاش أو الهزة.
Parkinson veya esansiyel tremor gibi.これらの疾患で典型的なのは
Portakal esansı masif miktarlarda serpildi ve etkileri genler yoluyla bir sonraki nesle geçti.Jej efekty przeszły genetycznie na następne pokolenie.
Portakal esansı masif miktarlarda serpildi ve etkileri genler yoluyla bir sonraki nesle geçti.다량으로 살포되었습니다. 그 영향은 유전자를 통해 다음 세대에까지 미치고 있습니다.
Portakal esansı masif miktarlarda serpildi ve etkileri genler yoluyla bir sonraki nesle geçti.שרוסס בכמויות עצומות, ושהשפעותיו עברו בגנים אל הדור הבא.
Portakal esansı masif miktarlarda serpildi ve etkileri genler yoluyla bir sonraki nesle geçti.التي تم رشها بكميات ضخمة، والتي يُورث تأثيرها عبر الجينات إلى الجيل التالي.
Portakal esansı masif miktarlarda serpildi ve etkileri genler yoluyla bir sonraki nesle geçti.その薬物効果が遺伝して次世代にも影響しています 2000年には、世界的な健康問題の記録を始めました
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Apoi am încercat extracte, şi iată, putem dirija insectele în alte direcţii.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Chúng tôi thử dùng tinh chất, và trông lạ chưa kìa, chúng tôi có thể dẫn côn trùng đi nhiều hướng khác nhau.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Dann haben wir Extrakte ausprobiert und siehe da! wir können Insekte in verschiedene Richtungen steuern.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Efter det provade vi extrakt, och ser man på, vi kan styra insekter i olika riktningar.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Lalu kami mencoba mengekstrak, lalu... kami dapat menghalau serangga ke arah berbeda.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Luego probamos extractos, y ¡he aquí! podemos dirigir insectos en distintas direcciones.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Pak jsme vyzkoušeli výtažky a poslouchejte, můžeme směrovat hmyz do různých stran.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Poi provammo degli estratti e udite udite, possiamo indirizzare gli insetti in direzioni diverse.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Potom sme skúsili extrakty - a čo sa nestalo - dokázali sme viesť hmyz do rôznych smerov.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Później próbowaliśmy wyciągów teraz potrafimy prowadzić owady do różnych miejsc.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Próbálkoztunk kivonatokkal, és íme, a rovarokat más irányba tudtuk vezetni.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Så prøvede vi ekstrakter, og minsandten om ikke vi kan styre dem i forskellige retninger.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Sitten kokeilimme uutteita, ja tuhat tulimmaista, pystymme ohjailemaan muurahaisia eri suuntiin.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.We probeerden extracten en, tot mijn verbazing, kunnen we insecten in verschillende richtingen sturen.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Μετά δοκιμάσαμε εκχυλίσματα και ιδού, μπορούμε να κατευθύνουμε τα έντομα σε διαφορετικές κατευθύνσεις.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Впоследствии мы испытывали экстракты, и, вот ведь как, мы можем направлять насекомых в разные стороны.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.После опитахме екстракти, и виж ти, можем да насочваме насекомите в различни посоки.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın!그리고 추출물들을 사용해 보니, 이것 좀 보세요,
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın!לאחר מכן ניסינו תמציות, והפלא ופלא,
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın!ثم جربنا الخلاصات، و لعجبي
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın!虫の進行方向を操作できたのです
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.Cierpiał przez wiele lat na drżenie samoistne.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.Ele sofreu de tremor essencial durante muitos anos.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.El suferea de tremor esențial de mulți ani.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.Er litt viele Jahre an krankhaftem Zittern.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.Évek óta esszenciális tremorban szenved.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.Ha sofferto di tremori essenziali per tanti anni.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.Hij leed al vele jaren aan essentiële tremor.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip. İlaç tedavisi artık yarar sağlamıyor.Esencialni tremor ga je zaznamoval mnogo let, zdravila pa mu niso več pomagala.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.Il souffrait du Tremblement Essentiel depuis de nombreuses années.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.그는 수년 간 본태성진전을 앓았습니다
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.Mnoho let trpěl neovladatelným třesem.
Uzun yıllardır esansiyel tremordan muzdarip.Ông đã bị bệnh run tay từ nhiều năm nay.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod