Ana içeriğe geç
Sözlük

ertele ile cümle

ertele kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
& Ertele...& Rimanda... @info: whatsthis
& Ertele...Skjut & upp... @ info: whatsthis
& Ertele...& Udsæt... @ info: whatsthis
& Ertele...Uitstellen...@info:whatsthis
& Ertele...& Verschieben ...@info:whatsthis
& Ertele...& Viivästä... @ info: whatsthis
& Ertele...& Αναβολή... @ info: whatsthis
& Ertele...& Відкласти... @ info: whatsthis
& Ertele...Отлагане... @ info: whatsthis
& Ertele...& Отложить... @ info: whatsthis
& Ertele...& דחייה...
& Ertele...أجّل...
& Ertele...延期(D)...@info:whatsthis
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göre노화의 진행속도를 느리게하기 위해서는 2가지를 모두 잡아야한다고 사람들은 생각합니다.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreDan ada dua pendapat menurut kebanyakan orang, berhubungan dengan menunda penuaan.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreE davvero, ci sono due punti di vista, secondo molte persone, a proposito del ritardare l'invecchiamento.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreEn er twee spelletjes zijn, over het uitstellen van veroudering volgens de meeste mensen.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreEt en fait il y a deux approches, selon la plupart des gens, en ce qui concerne le report du vieillissement
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreKétféleképpen közelíthetjük, a közvélekedés szerint, az öregedés kitolását.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreNa realidade, para a maioria das pessoas, há duas coisas em jogo, quanto a adiar o envelhecimento.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreSi nu exista decat doua variante, in opinia majoritatii oamenilor, in ce priveste amanarea imbatranirii.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreUnd es gibt zwei Betrachtungsweisen wie nach Meinung der meisten Älterwerden verzögert werden kann.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreVà có hai phương pháp được biết, theo như nhiều người nói, về trì hoãn sự lão hóa.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreСпоред повечето хора има две насоки с оглед на отлагането на стареенето.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreבעצם קיימות שתי גישות, על פי רוב האנשים, בנוגע לדחיית הזקנה.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreوهناك مدرستين للتعامل معها حتّى الآن... لتأخير الهرم...
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göre老化を遅らせるための戦いです それらを「老年学」的アプローチと「老年医学」的アプローチと呼んでいますが
Geriye! Dokuz, sekiz, yedi... <i>Ammy'nin ikinci albümü ertelendi</i>Đếm lùi mà 9, 8 , 7 <i>Album thứ 2 của Ammy bị hoãn lại</i>
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Bukanlah lebih baik kalau kita menunda wawancaranya?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Hoãn buổi phỏng vấn lại có phải tốt hơn không?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?N-ar fi mai bine sa amanam interviurile?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Nebolo by lepšie, keby sme pohovor odložili?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Ne serait-il pas préférable de reporter l'examen ?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Nie byłoby lepiej gdybyśmy odłożyli rozmowy?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Non sarebbe meglio se rimandassimo i colloqui?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Vore det inte bäst om vi framskjuter intervjun?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Wäre es nicht das Beste, wenn wir das Interview verschieben?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Zou het niet beter zijn als we de interviews uitstellen?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Δε θα ήταν καλύτερα να αναβάλλουμε τις συνεντεύξεις;
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Не лучше ли будет перенести собеседование?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?Няма ли да е по-добре, ако отложим интервюто?
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı??לא יהיה הכי טוב לדחות את הראיונות
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?ألن يكون من الأفضل لو قمنا بتأجيل المقابلة ؟
Görüşmeleri ertelemek en iyisi olmaz mı?生きていると台風が 何回来るでしょうか?
Hee-joong hasta olduğunu söyleyip ertelemiş.Hee-joong bilang dia sakit dan menundanya
Hee-joong hasta olduğunu söyleyip ertelemiş.Hee-joong disse que estava doente e cancelou.
Hee-joong hasta olduğunu söyleyip ertelemiş.Hee-joong le dijo que está enferma y canceló.
Hee-joong hasta olduğunu söyleyip ertelemiş.김희중 씨 몸이 안 좋대요 다음으로 미뤘어요
Hee-joong hasta olduğunu söyleyip ertelemiş.Хі Чжун сказала, що захворіла і відмінила зустріч.
Hee-joong hasta olduğunu söyleyip ertelemiş.هي جونج قالت انها مريضة و أجلت الموعد
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Ajattelin, että se, mitä Peten täytyi lykätä, mitä hän oli suunnitellut, oli sen arvoista tarinan lopussa.
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Azt hittem, hogy meg fogja érni Petenek elhalasztani a terveit... a sztori végére.
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Ich dachte Pete seine Pläne zurück stellen zu lassen wäre die Story, die am Ende dabei heraus käme, wert.
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Ik dacht dat het uitstellen van wat Pete had gepland... het waard was op het einde van het verhaal.
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Jag trodde att Pete behöva skjuta vad han hade planerat var värt det i slutändan för historien.
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Myślałam, że poświęcenie planów Pete'a opłaci mu się na koniec .
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Que Pete tenía que aplazar lo que había previsto... ya que valía la pena esta historia.
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Que Pete tenía que aplazar lo que había previsto... ya que valía la pena esta historia.
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Věděla jsem, že Pete musel odložit to, co měl v plánu... A že to kvůli tomuto tématu stálo za to.
Hikayenin sonunda, Pete'in planlarını ertelemesine değeceğini düşünüyordum.Νόμιζα ότι ο Pete έπρεπε να αναβάλει ότι είχε σχεδιάσει που άξιζε στο τέλος για την ιστορία.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod