Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.우리는 더 이상 농지를 확장할 수 없습니다. 그것은 지구의 경계치를 손상시키기 때문입니다.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Nemůžeme již více expandovat, protože to podemílá planetární hranice.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Nie możemy się bardziej rozszerzać, bo to nadszarpuje granice planetarne.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Non possiamo espanderci oltre, perchè erodiamo i limiti del pianeta.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Nous ne pouvons plus nous étendre, parce qu'elle érode les limites planétaires.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Nu ne mai putem extinde, deoarece erodează granițele planetei.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Többé nem terjeszkedhetünk, mert az szétrágja a planetáris határokat.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Vi kan inte expandera mer- -eftersom det tär på planetens gränser.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.We kunnen niet meer uitbreiden, want dat tast de planetaire grenzen aan.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Wir können uns nicht weiter ausbreiten, weil dies die Grenzen des Planeten sprengt.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Ya no podemos expandirnos más porque eso erosiona los límites planetarios.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Δεν μπορούμε να επεκταθούμε άλλο, γιατί διαβρώνονται τα πλανητικά όρια.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Мы не можем больше расширяться, потому что это разрушает планетарные границы.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.Не можем да се разширяваме повече, защото това ще доведе до намаляване на планетарните граници.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.איננו יכולים להתרחב יותר, מפני שזה שוחק את המגבלות הפלנטריות.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.فلا يمكننا أن نتوسع أكثر من ذلك، لأننا بذلك نضغط على الحدود الكوكبية.
Daha fazla genişleyemeyiz, çünkü gezegenin sınırlarını erozyona uğratırız.現在のように水を消費し続けることもできません すでに地球上の川の25パーセントは海まで届いていません
--erozyon, erozyon, erozyon--사막화가 진행됩니다.
--erozyon, erozyon, erozyon--כאשר אחרוני העצים נכרתים.
--erozyon, erozyon, erozyon--عندما يتم قطع آخر الأشجار.
--erozyon, erozyon, erozyon--これはアフリカだけではありません 世界中がそうです
Erozyonlar, traşlanmış ormanlar ve gezegenimizde bıraktığımız birçok başka etki görülebilir...بإمكانك أن ترى التآكلات و هي تقسم الغابات وهذه إحدى التأثيرات البيئية الرئيسية التي كانت لنا على كوكبنا
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.E non si trova nessuna erosione, e non si vede nessun dinosauro.
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.Et vous n'avez pas d'érosion, et vous ne voyez aucun dinosaure.
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.I nie znajdziesz erozji i nie zobaczysz żadnych dinozaurów.
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.침식이 일어나지 않습니다. 그러니까 공룡 화석들이 하나도 보지 못하죠.
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.Şi nu prinzi niciun fel de eroziune şi nu vezi niciun fel de dinozauri.
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.Y no hay erosión, y no se ve ningún dinosaurio.
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.Няма ерозия и няма динозаври.
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.ואיפה שיש צמחיה אין סחיפה של הקרקע - ולא רואים דינוזאורים.
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.ولا تجد أيّ تأكُل، ولا ترى أيّ ديناصورات.
Erozyon olmuyor, siz de dinazor görmüyorsunuz.だから恐竜が見つかるのはいつも
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.Et dans le cas des Vikings Normands,
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.바이킹 노르만족의 경우에
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.los recursos de los que dependen.
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.Şi în cazul Vikingilor Nordici
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.Und die Wikinger verursachten unbeabsichtigt Bodenerosion und Entwaldung.
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.בהם הם תלויים. ובמקרה של הנורדים הויקינגיים,
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.التي يعتمدون عليها في العيش. وفي حالة الإسكندنافين النرويج,
İskandinavya Vikingleri de dikkatsizce humuslu toprağın erozyonuna ve ormansızlaşmasına yol açtılar.不注意に土壌浸食や森林破壊の原因をつくりました
Kışın daha az kış turizmi50°Daha fazla toprak erozyonu riski Türlerin soyunun tükenmesi riskinde artışPlanten en dieren migreren noordwaarts
Kışın daha az kış turizmi50°Daha fazla toprak erozyonu riski Türlerin soyunun tükenmesi riskinde artışΥψηλότερος κίνδυνος για τα ιχθυαpiοθέματα
Kışın daha az kış turizmi50°Daha fazla toprak erozyonu riski Türlerin soyunun tükenmesi riskinde artışГолям риск от изчезване видове
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Droogtes worden ook geassocieerd met, of leiden tot, een verhoogd risico op bodemerosie.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Dürren können ebenfalls die Bodenerosionsgefahr erhöhen.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Kuivuus on myös yhteydessä maaperän eroosioriskiin tai johtaa siihen.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Les phénomènes de sécheresse sont également associés ou conduisent à un risque d'érosion accru.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Los contaminantes más frecuentes son los metales pesados y los aceites minerales.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Seceta este, de asemenea, asociată sau conduce la un risc crescut de eroziune a solului.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Sucha jsou také spojována se zvýšeným rizikem eroze půdy a představují jednu z jejích příčin.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Torka är också förenad med en ökad risk för jorderosion.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Tudi suše so povezane s povečano nevarnostjo erozije.
Kuraklıklar da toprak erozyonu riskiyle ilişkilidir ve bu riski artırabilir.Εκτός των άλλων, οι ξηρασίες συνδέονται με αυξημένο κίνδυνο διάβρωσης του εδάφους ή οδηγούν σε αυτόν.
Nasıl kayakçılar kar duasına çıkar, Paleontologistsler de erozyon duası yapar.Skiërs bidden voor sneeuw, paleontologen bidden voor erosie.
O çünkü kullanılan yavaş erozyona bir savaşçı olarak ve tekrar akıyorتآكل بطيء كمقاتل وفقد تتدفق مرة أخرى لأنه يستخدم
Paleontologistsler de erozyon duası yapar.Bueno, los paleontólogos rezan para que haya erosión.
Paleontologistsler de erozyon duası yapar.I paleontologi pregano per l'erosione.
Paleontologistsler de erozyon duası yapar.똑같이 고생물학자들은 침식을 원합니다.
Paleontologistsler de erozyon duası yapar.Les paléontologistes prient pour avoir de l'érosion.
Paleontologistsler de erozyon duası yapar.Paläontologen beten für Erosionen.