Sağaltıcı enerji ve erotik enerjinin farklı formlarda aynı şey olduğunu düşünüyorum.Yo pienso que la energía erótica y la curativa son sólo distintas formas de lo mismo.
Sağaltıcı enerji ve erotik enerjinin farklı formlarda aynı şey olduğunu düşünüyorum.Zdarzało mi się myśleć, że energia lecząca i erotyczna to różne formy tego samego.
Sağaltıcı enerji ve erotik enerjinin farklı formlarda aynı şey olduğunu düşünüyorum.Вече си мисля, че излекуващата енергият и еротичната енергия са две различни форми на едно и също нещо.
Sağaltıcı enerji ve erotik enerjinin farklı formlarda aynı şey olduğunu düşünüyorum.אני נוטה לחשוב שאנרגיה מרפאה ואנרגיה ארוטית הן שתי צורות שונות של אותו הדבר.
Sağaltıcı enerji ve erotik enerjinin farklı formlarda aynı şey olduğunu düşünüyorum.والحقيقة أنني اعتقد أن الطاقة الشفائية والطاقة الجنسية فقط أشكال مختلفة لشيء واحد.
Sağaltıcı enerji ve erotik enerjinin farklı formlarda aynı şey olduğunu düşünüyorum.違う形をした実は同じものだと思っています 友情 利他主義 思いやり 功労など 今まで話した 世界の様々な宗教 文化にみられる真実
Sonra, bir erotik sanat gösterisi yapmak isteyen bir arkadaşım aradı, ve elimde hiçbir parça yoktu.그즈음 저는 친구로부터 전화를 받았는데 에로틱한 예술을 보여주는 쇼를 원한다더군요. 그리고 저는 그런 작품이 아무것도 없었습니다.
Sonra, bir erotik sanat gösterisi yapmak isteyen bir arkadaşım aradı, ve elimde hiçbir parça yoktu.Puis j'ai eu un appel d'une amie qui voulait organiser une exposition d'art érotique, je n'avais aucune œuvre.
Sonra, bir erotik sanat gösterisi yapmak isteyen bir arkadaşım aradı, ve elimde hiçbir parça yoktu.Κι έπειτα, μου τηλεφώνησε μια φίλη που ήθελε να κάνει μια έκθεση ερωτικής τέχνης, και δεν είχε καθόλου γλυπτά.
Sonra, bir erotik sanat gösterisi yapmak isteyen bir arkadaşım aradı, ve elimde hiçbir parça yoktu.ואז קיבלתי שיחה מחברה שרצתה לקיים תערוכה של אמנות ארוטית, ולא היו לי עבודות.
Sonra, bir erotik sanat gösterisi yapmak isteyen bir arkadaşım aradı, ve elimde hiçbir parça yoktu.ثم بعد ذلك تلقيت مكالمة من أحد أصدقائى التى كانت تريد أن تقيم عرضاً مثيراً , ولم تكن لدى أى قطع .
Sonra, bir erotik sanat gösterisi yapmak isteyen bir arkadaşım aradı, ve elimde hiçbir parça yoktu.エロチックなアートショーをしたい、と 私はそういうものを持っていませんでした しかし彼女が展覧会に出してほしいというので、これを思いつきました
Şöyle der, erotik aşkın varlığında iki insan birbirlerinin gözlerinin içine bakarak büyülenirler,A spus că el diferențiază între dragostea erotică, când doi oameni se holbează, vrăjiți, unul la altul.
Şöyle der, erotik aşkın varlığında iki insan birbirlerinin gözlerinin içine bakarak büyülenirler,그가 말하길, 그는 에로틱한 사랑의 사이를 두 사람이 서로 바라보고, 서로의 눈 속으로 매혹되었을 때라고 구별했어요
Şöyle der, erotik aşkın varlığında iki insan birbirlerinin gözlerinin içine bakarak büyülenirler,L'autore distingue fra amore erotico, quando due persone si guardano,stregate, negli occhi.
Şöyle der, erotik aşkın varlığında iki insan birbirlerinin gözlerinin içine bakarak büyülenirler,Napsal, že rozlišuje mezi erotickou láskou, kdy si jako okouzlení vzájemně dva lidé hledí do očí.
Şöyle der, erotik aşkın varlığında iki insan birbirlerinin gözlerinin içine bakarak büyülenirler,Казва, че прави различие между еротична любов, когато двама души се гледат един в друг в очите, омагьосани.
Şöyle der, erotik aşkın varlığında iki insan birbirlerinin gözlerinin içine bakarak büyülenirler,הוא כתב, שהוא מבחין בין אהבה ארוטית, כששני אנשים, נועצים מבט, מוקסמים, האחד לתוך עיני השני
Şöyle der, erotik aşkın varlığında iki insan birbirlerinin gözlerinin içine bakarak büyülenirler,لقد قال، أنه ميّز بين الحب الجنسي، عندما يتبادل شخصين النظر، يدوخون في عيون بعضهما البعض.
Şöyle der, erotik aşkın varlığında iki insan birbirlerinin gözlerinin içine bakarak büyülenirler,魅かれ合っているときを "官能的な愛" 2人の人間が横にならんで 肩を並べ合い
Söylemek zorundayım, yaşlı bayanlar ürpertci aslında biraz erotik. Dans etmek ister misin?Debo decir que el temblor de una anciana fue levemente erótico. ?Quieres bailar?
Söylemek zorundayım, yaşlı bayanlar ürpertci aslında biraz erotik.Ik moet zeggen, de beving van de oude dame was eigenlijk zacht erotisch
Söylemek zorundayım, yaşlı bayanlar ürpertci aslında biraz erotik.Moram reči, da je tresenje stare gospe rahlo erotično.
Söylemek zorundayım, yaşlı bayanlar ürpertci aslında biraz erotik.Musím uznat, že tøes staré lady byl vlastnì lehce erotický.
Söylemek zorundayım, yaşlı bayanlar ürpertci aslında biraz erotik.Tôi có thể nói, run người phụ nữ già đã thực sự nhẹ khiêu dâm.
Söylemek zorundayım, yaşlı bayanlar ürpertci aslında biraz erotik.Trebuie să recunosc că tremuratul bătrânei era destul de erotic.
Söylemek zorundayım, yaşlı bayanlar ürpertci aslında biraz erotik.Πρέπει να πω ότι το ρίγος της γριάς, ήταν πιο πολύ ερωτικό.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.A v tomto prostoru mezi mnou a tím druhým leží erotický náboj, spočívá v pohybu směrem k druhému.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.E in questo spazio tra me e l'altro si trova lo slancio erotico, si trova l'attrazione verso l'altro.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.E neste espaço entre o Outro e eu reside o desejo erótico, aquele movimento em direção ao Outro.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.En in deze ruimte tussen mij en de ander ligt het erotische élan, ligt die beweging naar de ander.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.Ez a tér, ez a távolság közöttünk az, ami az erotikus hév, az elán táplálója, mely a másik felé mozgat.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.Ja tässä tilassa, itseni ja toisen välillä sijaitsee se eroottisuuden kipinä, vetovoima toiseutta kohtaan.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.그리고, 나와 상대방 사이에 있는 바로 이 공간에 에로틱한 충동과 상대방을 향한 움직임이 있는 것입니다.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.Şi în acest spaţiu dintre mine şi celălalt se află elanul erotic, acea mişcare către celălalt.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.Và trong không gian ấy giữa tôi và người ấy xuất hiện một ham muốn thân xác hướng về phía người ấy.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.V tem prostoru med nama leži erotični elan, ta sila, ki vleče proti drugemu.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.W tej przestrzeni pomiędzy mną a innym leży erotyczny entuzjazm i pożądanie, leży nasz ruch ku sobie.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.Y en ese espacio entre yo y el otro reside el impulso erótico, reside el movimiento hacia el otro.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.Σε αυτό το διάστημα μεταξύ μας, βρίσκεται η ερωτική ορμή, βρίσκεται αυτή η κίνηση προς τον άλλον.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.И в това простванство между мен и другия, възниква еротичният устрем и онова влечение към него.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.І в цьому просторі між мною та партнером відбувається еротичний порив, цей рух до нього.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.ובמרחק הזה ביני לבין האחר טמון החשק הארוטי, טמונה התנועה לעבר האחר.
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.وفي هذا الفضاء بيني وبين الآخر تكمن الهمة الجنسية ، تكمن هذه الحركة بإتجاه الاخرين .
Ve bu alanda benim ve diğerlerinin arasında erotik hamle yatar, diğerlerine karşı hareket yer alır.相手に引き寄せられるのです マルセル・プルーストが言うように