Ana içeriğe geç
Sözlük

ermez ile cümle

ermez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onun o parayı nasıl aldığına aklım ermez.It beats me how he got that money.
Onun nereye gittiğine aklım ermez.It beats me where she's gone.
Aklım ermez.Beats me.
Umarım şansımız sona ermez.I hope our luck doesn't run out.
Bu konuya aklım ermez!This text is all Greek to me!
Tartışma sona erer ermez, ben hemen ofisten ayrıldım.As soon as the argument ended, I left the office forthwith.
Umarım bu tartışma sona ermez.I hope this debate isn't over.
JLPT sertifikaları zaman içinde sona ermez veya geçersiz hale gelmez.JLPT certificates do not expire or become invalid over time.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, olé, olé, Allah, magnificent, bravo," incomprehensible, there it is -- a glimpse of God.
Aklım ermez.It beats me.
RAB büyüktür, yalnız O övgüye yaraşıktır, Akıl ermez büyüklüğüne.Great is Yahweh, and greatly to be praised! His greatness is unsearchable.
De ki: "Allah hakkında yalan uydurup iftira edenler, kurtuluşa ermezler."Say: "Those who fabricate lies about God will never succeed."
Oysa büyücüler, kurtuluşa ermezler" dedi.But sorcerers do not ever prosper."
Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez."Surely those who act wrongly do not prosper."
Şüphe yok ki zalimler, muratlarına ermezler.The wicked will not succeed.
Şüphe yok ki suçlular, asla kurtulmazlar, muratlarına ermezler.The sinners will surely not be reprieved.
De ki: Allah'a yalan isnat edip iftira edenler kurtulmazlar, muratlarına ermezler.Say: "Those who fabricate lies about God will never succeed."
Şüphe yok ki, zalimler kurtuluşa ermezler!Surely the wicked will not succeed.
(Resulüm!) Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
Fakat küfredenler, Allah'a yalan iftira etmektedirler. Onların çoğunun akılları ermez.The unbelievers fabricate lies of God, for many of them are devoid of sense.
(Resülüm!) Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Many of those who call you from outside the apartments are not considerate.
(Peki) Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?Even if their forefathers had no intelligence, or guidance?!
(Rabbi): "zalimlere ahdim ermez (onlar için söz vermem!)" buyurdu.He said 'My covenant shall not reach the evildoers.'
Allah: Ahdim zalimlere ermez (onlar için söz vermem) buyurdu.He said 'My covenant shall not reach the evildoers.'
Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.Verily, those who invent lies against Allah will never prosper.
Sana odaların arka tarafından bağıranların çoğu aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
Ey Muhammed! Sen onları doğru yola çağırsan da onlar asla hidayete ermezler.And if you (O Muhammad SAW) call them to guidance, even then they will never be guided.
Sana odaların arkasından bağıranların çokları, aklı ermez kimselerdir.Those who call you from behind the dwellings, most of them have no sense.
ALLAH'ın sizi gözetici kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin.Do not give the immature your money which God has assigned to you for support.
Onların çoğunun akılları ermez.Most of them have no sense.
Onların ekserisinin akılları ermez.Most of them have no sense.
Sen onları doğru yola çağırsan da onlar asla hidayete ermezler.Even if you call them to guidance, they will never be guided.
Çünkü o benim Efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez."He said: I seek Allah's refuge, surely my Lord made good my abode: Surely the unjust do not prosper.
Nitekim saldırgan, ateşkes sona erer ermez saldırmayı seçti.The attacker chose to strike as a ceasefire expired.
Soc'a göre, küresel daralma yakında sona ermezse rakiplerinin bir çoğu telef olabilir.If the global recession does not end soon, said Soc, it could wipe out many of his competitors.
Evlenmenin sona ermesi ile sıhrî hısımlık sona ermez.El matrimonio ya no es un final en sí mismo.
Umarım bu tartışma sona ermez.Eu espero que essa discussão nunca acabe.
Evlenmenin sona ermesi ile sıhrî hısımlık sona ermez.「1つの結婚が終わったあと再出発するのは難しい。
Aklım ermez.Én igazán nem tudom.
Aklım ermez.Habar n-am !
Aklım ermez.- Ich weiß es nicht.
Aklım ermez.Ik kan er niet bij.
Aklım ermez.To mě napadlo.
Aklım ermez. Uzman olan sensin, ben değil.Вие сте специалистът, не аз.
Aklım ermez.- Yo no sé Io que es.
Aklım ermez.Δεν ξέρω.
Aklım ermez.- Но, что? - Я не знаю, что это!
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Alah, ole, ole, Alah, veľkolepé, bravo," nepochopiteľné, ale je to tak -- záblesk boha.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Alá, olé, olé, Alá, magnífico, bravo" incompreensível, mas lá está — um vislumbre de Deus.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, olé, olé, Allah, geweldig, bravo." Onbegrijpelijk, zie: een glimp van God.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, olé, olé, Allah, großartig, bravo" Unfassbar, da ist es: ein flüchtiger Blick auf Gott.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, ole, ole, Allah, hoàn hảo, hoan hô", không thể hiểu nổi, và nó đây rồi, chính sự hiện thân của Chúa.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, ole, ole, Allah, luar biasa, bravo." tak masuk akal, itu dia -- kilasan Tuhan.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, ole, ole, Allah, magnific, bravo." de neinteles iata - o farama de Dumnezeire.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, ole, ole, Allah, magnifico, bravo," incomprensibile, eccolo -- uno scorcio di Dio.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, olé, olé, Allah, magnífico, bravo," incomprensible, ahí está -- una visión de Dios.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi.-Allah, olé, olé, Allah, magnifikt, bravo. Där är det, en skymt av Gud.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, olé, olé, Allah, magnifique, bravo". C'est incompréhensible, c'est là : un aperçu de Dieu.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, ole, ole, Allah, mahtavaa, bravo," käsittämäntöntä, siinä se on -- vilahdus Jumalasta.
"Allah, olé, olé, Allah, muhteşem, bravo," akıl-sır ermez, işte -- Tanrı'nın bir tecellisi."Allah, ole, ole, Allah, niewiarygodne, brawo", niepojęte, oto ulotny przebłysk Boga.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod