Yarın sabah beni erken uyandır.Wake me up early tomorrow morning.
Yarın erken kalkmak zorundayız-biz pikniğe gidiyoruz.We've got to get up early tomorrow. We're going on a picnic.
Gece yatmaya erken giderim.I go to bed early at night.
Yumi İngilizce programını dinlemek için erken kalktı.Yumi got up early to listen to the English program.
Bir gece erken gideceğim.I'm going to leave one night early.
Ertesi sabah erkenden sirk bir sonraki kasabaya gitti.Early the next morning, the circus left for the next town.
Fırtına olmasaydı daha erken varırdım.But for the storm, I would have arrived earlier.
Erken çıktım böylece iyi bir koltuk alabildim.I left early so I could get a good seat.
İyi bir yer almak için erken geldim.I came early in order to get a good seat.
Karım erken 1500 gramlık bir bebek kız doğurdu.My wife gave birth prematurely to a 1500-gram baby girl.
İyi bir çocuk olmak için, yatmaya gitmelisin ve erken kalkmalısın.To be a good child, you need to go to bed and get up early.
Erken sabah karşılama masasında ilk kimin gideceğine karar vermek için kura çektik.We drew lots to decide who would go first at the early morning reception desk.
Erken ilkbahardı, bu yüzden çok sayıda müşteri yoktu.It was early spring, so there weren't many customers.
Erken Ortaçağ cam üretimi Roma cam teknolojisinin bir devamı mıdır?Is early medieval glass production a continuation of Roman glass technology?
O her zaman erken kalktı.She always got up early.
Noel'e yakın uçuşlar çabuk dolduğu için rezervasyonlarınızı erken yapın.Make your airplane reservations early since flights fill up quickly around Christmas.
O genellikle erken kalkar.She usually gets up early.
Erken kalkmaya alışkındı.He was in the habit of getting up early.
Erken kalkmak onun alışkanlığıydı.It was his habit to get up early.
Niçin buraya çok erken geldin?Why did you come here so early?
Bill ilk treni yakalamak için erken kalktı.Bill got up early in order to catch the first train.
Bill ilk treni yakalayabilsin diye erkenden kalktı.Bill got up early so he could catch the first train.
Ablan kadar erken kalkmazsın, değil mi?You don't get up as early as your older sister, do you?
Ben gerçekten yorgunum ve erken uyumak istiyorum.I'm really tired and want to go to bed early.
Bugün eve biraz erken gitmem gerekiyor.I need to go home a little early today.
O kadar erken gelmek zorunda değildin.You didn't have to come so early.
O kadar erken boşalmak zorunda değildin.You didn't have to cum so early.
Sen bu kadar erken çıkmak zorunda değildin.You didn't have to get off so early.
Niçin çok daha erken söylemedin?Why didn't you say so earlier?
O hep erken kalkar.She always gets up early.
Yarın daha erken gitmeliyim.Tomorrow I must leave earlier.
Vakit erken.It's early.
Şimdi bundan bahsetmek için henüz çok erken.It's still too early to talk about this now.
Gelecek sefer daha erken geleceğiz.Next time I'll come earlier.
Birbirimizi daha erken görecek miyiz?Will we see each other earlier?
O kadar erken gelmemeliydin.You shouldn't have come so soon.
Sabah erken kalkmak sağlığın için faydalıdır.It's good for your health to get up early in the morning.
Ben gerçekten yorgundum bu yüzden erken yatmaya gittim.I was really tired so I went to bed early.
Annem erken kalkar.My mother gets up early.
Yorgun olduğu için erkenden yatmaya gitti.Since he was tired, he went to bed early.
Yorgundu, bu yüzden yatmaya erken gitti.He was tired, so he went to bed early.
Yorgun olduğum için, erkenden yatmaya gittim.Since I was tired, I went to bed early.
Ne kadar erken başlarsak, o kadar erken bitiririz.The sooner we start, the sooner we'll finish.
Ne kadar erken başlarsak o kadar erken bitiririz.The sooner we start, the sooner we'll finish.
Ve bu sabah erken saatlere kadar sürdü.And it lasted until early morning.
Kızlar bakireliklerini gittikçe daha erken kaybediyor.Girls are losing their virginity earlier and earlier.
Yarın oldukça erken kalkmak zorundayım.I have to get up quite early tomorrow.
Eskiden bir gece kuşuydum fakat şimdi bir erken kalkanım.I used to be a night owl, but now I'm an early riser.
Yaşlı insanlar erken uyanıyor.Old people wake up early.
O, bagajını daha erken gönderdi.He sent his luggage earlier.
Tüm işimi erken bitirdim.I finished all my work early.
Bugün dersi erken bitireceğiz.We'll dismiss class early today.
Biz erken bir öğle yemeği yedik.We had an early lunch.
Güneş sabah erken doğar.The sun rises early in the morning.
Biz öğle yemeğini erken yedik.We ate lunch early.
Ben erken ayrılmak istiyorum.I want to leave early.
Tom erken mezuniyet hakkında düşünüyor.Tom is thinking about graduating early.
O erken kalkıyor.He's getting up early.
Tom sabah erken kalkmaktan nefret eder.Tom hates getting up early in the morning.
Patronum işten erken ayrılmama izin vermedi.My boss would not let me leave work early.