Çok erken geldin.You've arrived too early.
Erken kalkarsanız, çok daha iyi hissedersiniz.If you get up early, you will feel so much the better.
Erken kalk ve zamanında ol.Get up early, and you'll be in time.
Erken kalkma alışkanlığının önemini abartmak imkansızdır.It is impossible to exaggerate the importance of the habit of early rising.
Erken kalkma alışkanlığını kazanmalısın.You should cultivate the habit of getting up early.
Erken kalkmak çok iyidir.Getting up early is very good.
Erken kalkmak iyidir.It is good to get up early.
Erken kalkma sağlık için iyidir.Early rising is good for the health.
Erken kalkmak sağlık için iyidir.It is good for the health to get up early.
Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.To keep early hours makes you healthy.
Erken kalkan uzun yaşar.One who keeps good hours will live long.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.Early to bed, early to rise makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken kalkmak iyi sağlık için esastır.To keep early hours is fundamental to good health.
Erken kalkmak size çok iyi gelecektir.To keep early hours will do you much good.
Erken kalkmazsan, sağlığına zarar verirsin.Unless you keep early hours, you will injure your health.
Erken kalkmalısın.You should keep early hours.
Erken kalkanlar uzun yaşarlar.Those who keeps early hour will live long.
Sabahın erken saatlerinden beri yağmur yağıyor.It's been raining since early morning.
Sabah erken yürüyüş yapmak güzel oluyor.It is nice to take a walk early in the morning.
"Bill, erkenden eve dön." "Tamam, anne.""Come home early, Bill." "Yes, Mother."
Güneş kışın daha erken batar.The sun sets earlier in winter.
Geç kalmamak için erken ayrıldım.I left early so as not to be late.
Mutlu, çok parlak ve erken görünüyorsun.You look happy, so bright and early.
Kuşlar sabah erken öterler.Birds sing early in the morning.
Sabah erken kalk.Get up early in the morning.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak hoştur.It is pleasant to get up early in the morning.
Kuşlar genellikle sabah erken uyanır.Birds usually wake up early in the morning.
Balık tutmaya gitmek için bu sabah erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Bu sabah balığa gitmek için erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Lütfen uygun olan en erken zamanında beni ara.Please call me at your earliest convenience.
Tüm öğrenciler cumartesi günü eve erken gider.All the students go home early on Saturday.
O, baş ağrısını erken ayrılmanın mazereti olarak kullandı.He used a headache as an excuse for leaving early.
Pazar günü, balık tutmaya gitmek için erken kalkardık.On Sunday, we would get up early go fishing.
Pazar günleri, erken kalkardık ve balık tutmaya giderdik.On Sundays, we would get up early and go fishing.
Onun bu kadar erken kalkması çok zor olacak.It will be difficult for him to get up so early.
Onun erken kalkması sıra dışıdır.It's unusual for him to get up early.
Onun erken kalkacağına inanıyorum.I believe him to get up early.
Ona daha erken başlamasını tavsiye ettim.I advised him to start earlier.
Toplantıya katılmak için erkenden kalktı.He got up early in order to attend the meeting.
O, her zamankinden daha erken kalktı.He got up earlier than usual.
O, her zamankinden daha erken geldi.He arrived earlier than usual.
Sıkı işten yorulduğu için, o her zamankinden daha erken yatmaya gitti.Tired from the hard work, he went to bed earlier than usual.
O, okula sınıftaki herhangi bir çocuktan daha erken gelir.He comes to school earlier than any other student in the class.
Buraya on dakika erken geldi.He arrived here ten minutes early.
Çok yorgundu, bu yüzden yatmaya erken gitti.He was very tired, so he went to bed early.
O, erken gelmemiz için zorladı.He compelled us to come earlier.
Eskisinden biraz daha erken geldi.He came a little earlier than he used to.
O erken kalkardı.He used to get up early.
Erken geldi,bu yüzden iyi bir koltuk buldu.He came first. Therefore he got a good seat.
İstasyona erken varmak için çaba harcadı.He made an effort to get to the station early.
Karısı tarafından erken uyandırılmak istedi.He wanted to be woken up early by his wife.
O asla sabah erken kalkmaz.He never gets up early in the morning.
Erken gelmesi istendiği için, erken geldi.He came early, as he had been asked to do.
O, bu sabah her zamankinden daha erken kaktı.He got up earlier than usual this morning.
O bu sabah erken kalktı.He got up early this morning.
O bu gece eve erken gelmeye söz verdi.He promised to come home early tonight.
Eve beklediğimden daha erken geldi.He came home earlier than I expected.
O bana erkenden yatağa gitmeyi öğretti.He instructed me to go to bed early.