Sami o gece erkenden yatağa gitti.Sami went to bed early that night.
Sami o gün erken ayrıldı.Sami left early that day.
Tom erkenden kiliseye gitti.Tom was early for church.
Sami de erken kalktı.Sami was also up early.
Sami erken ayrıldı.Sami left early.
İşe hep bu kadar erken mi gelirsin?Do you always come to work this early?
Okula her zaman bu kadar erken mi gelirsin?Do you always come to school this early?
Ekmek, erken insan toplumlarının oluşumuna izin verdi.Bread allowed the formation of early human societies.
Ekmek, erken insan toplumlarının oluşumuna olanak sağladı.Bread allowed the formation of early human societies.
Sami ofisine erkenden geldi.Sami came to his office early.
Tom sabah erkenden tenis oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play tennis early in the morning.
Tom yarın erken kalkmayı planlıyor.Tom is planning to get up early tomorrow.
Tom yarın sabah erkenden kalkmayı planlıyor.Tom is planning to get up early tomorrow morning.
Yarın sabah erken kalkmak istiyorum.I intend to get up early tomorrow morning.
Yarın sabah erken kalkmaya çalışacağım.I'm going to try to get up early tomorrow morning.
Sanırım bugün erken çıkacağım.I think I'll leave early today.
Tom sabahın erken saatlerinde Boston'daki evinde huzur içinde öldü.Tom died peacefully at his home in Boston in the early hours of the morning.
Tom'a erken ayrılmamasını çoktan istedim.I've already asked Tom not to leave early.
Eve erken vardım.I arrived home early.
Tom'dan zaten erken çıkmasını rica ettim.I've already asked Tom to leave early.
Tom, Mary'ye erken ayrılmasını tavsiye etti.Tom suggested to Mary that she leave early.
Tom'a erken gitmesi gerektiğini söyledim zaten.I've already told Tom that he should leave early.
Tom ve Mary yarın sabah erken saatlerde Avustralya'ya gidiyorlar.Tom and Mary are leaving for Australia early tomorrow morning.
Tom ve Mary yarın sabah erkenden Avustralya'ya gidiyor olacaklar.Tom and Mary will be leaving for Australia early tomorrow morning.
Tom ve Mary yarın sabah erken saatlerde Avustralya'ya yola çıkıyor olacaklar.Tom and Mary will be leaving for Australia early tomorrow morning.
Bugün erken ayrılmasan iyi olur.You'd better not leave today.
Bugün erken çıkmasan iyi olur.You'd better not leave early today.
Bu gece erken yatacak mısın?Are you going to bed early tonight?
Tom ve Mary erken mi ayrıldı?Did Tom and Mary leave early?
Bugün daha erken yüzmeye gittim.I went swimming earlier today.
Tom eve neden bu kadar erken döndü?Why did Tom come back home so early?
Sabahın erken saatlerinde genellikle yolda çok fazla araba yoktur.There are usually never many cars on the road this early in the morning.
Tom ve sen neden erkenden ayrıldınız?Why did you and Tom leave early?
Sami erken ayrılıyor.Sami is leaving early.
Oraya fazla erken gitmek istemiyorum.I don't want to get there too early.
Tom'a oraya erkenden varmasını söyledim.I told Tom to get there early.
Erkenden orada olmasını söyledim Tom'a.I told Tom to get there early.
Tom'a oraya erken gitmesini söyledim.I told Tom to get there early.
Umarım Tom ve Mary buraya erken gelmezler.I hope that Tom and Mary don't get here early.
Bu gece erken yatmayacağım.I'm not going to bed early tonight.
Neden erken ayrıldığımı bilmek istiyor musun?Do you want to know why I left early?
Tom Pazartesi sabahı Boston'dan erken ayrıldı.Tom left Boston early Monday morning.
Tom'un neden erken ayrıldığını bilmek ister misin?Do you want to know why Tom left early?
Bu akşam erken yatacağım.I'm going to turn in early tonight.
Tom'un erken geldiğini biliyorum.I know Tom was early.
Erken ayrılabilir miyim?May I leave early?
Onu yapmak için henüz fazla erken.It's still too early to do that.
Tom muhtemelen eve erken gelecek.Tom is likely to come home early.
Tom'un eve erken gelmesi olası.Tom is likely to come home early.
Daha erken gelmediğim için özür dilerim.I apologize for not coming sooner.
Bunu daha erken yapmadığım için özür dilerim.I apologize for not doing this sooner.
Tom eve erken gelecek.Tom will come home early.
Tom erken geleceğine söz verdi.Tom promised to come early.
Tom bu sabah erken ayrıldı, bu yüzden şu an Boston'da olmalı.Tom left early this morning, so he should be in Boston by now.
Tom erken ayrılıyor.Tom is leaving early.
Buraya Tom'dan biraz daha erken geldim.I got here a little earlier than Tom.
Buraya Tom’dan biraz daha erken geldim.I got here a little earlier than Tom did.
Dün gece erken yatmaya gittim çünkü gerçekten çok yorgundum.I went to bed early last night because I was really tired.
Yarın daha erken geleceğim.I'll come earlier tomorrow.
Erken kalktın, değil mi?You're up early, aren't you?