Ana içeriğe geç
Sözlük

erken ile cümle

erken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Güller bu yıl erken çiçek açıyor.The roses are blooming early this year.
Bu yıl elma ağaçları erken çiçek açtı.The apple trees blossomed early this year.
Bahar bu yıl erken geldi.Spring has come early this year.
Sence yağmurlu mevsim bu yıl erken başlayacak mı?Do you think the rainy season will set in early this year?
Canım bu gece erken yatmak istiyor.I feel like going to bed early tonight.
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.Several boys had to leave school early yesterday.
Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı.She packed yesterday, so as to be ready early today.
Geçen yılla karşılaştırıldığında, bahar bu yıl erken geldi.Spring has come early this year compared with last year.
Dün gece daha erken yatmaya gitmeliydim.I should have gone to bed earlier last night.
Ben ilk treni yakalayabilmek amacıyla her zamankinden daha erken kalktım.I got up earlier than usual so that I might catch the first train.
Ben ilk treni yakalamak için erken kalktım.I got up early to catch the first train.
O, ilk treni kaçırabileceği korkusuyla sabah erkenden evden çıktı.She left home early in the morning for fear that she might miss the first train.
Kız kardeşim Susan her sabah erkenden kalkar.My sister Susan gets up early every morning.
Çocukluğumda her zaman erken kalkardım.I always got up early in my childhood.
Çocuklar televizyon izlemeden erkenden yatağa gitmelidir.Children must go to bed early without watching television.
Kılavuz mümkün olduğu kadar erken işe koyulsak iyi olur dedi.The guide said that we had better set out as soon as possible.
Daha erken çıkmamızın senin için sakıncası var mı?Do you mind our leaving a little earlier?
Okulda erken bir öğle yemeği yedik.We had an early lunch at school.
Erken geleceğimizi düşünüyorum.I take it that we are to come early.
Biz erken çıkmalıyız.We must leave early.
Erken kalktık ve evimizi temizlemeye başladık.We got up early and set about cleaning our house.
Sabah erkenden evden ayrıldık.We left home early in the morning.
Yarın sabah erken ayrılıyoruz.We are leaving early tomorrow morning.
Büyük babam erken kalkar.My grandfather gets up early.
Büyükbabam sabah erkenden yürüyüş yapmayı sever.My grandfather is fond of taking a walk early in the morning.
Oğlum politikaya erken ilgi duydu.My son took an early interest in politics.
Babam erken kalkan biridir.My father is an early riser.
Annem çok yorgundu bu yüzden erkenden uyumaya gitti.My mother was so tired that she went to bed early.
Annem her zaman sabah erken kalkar.My mother always gets up early in the morning.
Annem sabah erken kalkar.My mother gets up early in the morning.
Annem her sabah erken kalkar.My mother gets up early every morning.
Erken kalkmaya alışkınım.I'm used to getting up early.
Senin erken dönmeni istiyorum.I want you to come back early.
Çok erken evlenmek istemiyorum.I don't want to get married too early.
Ben her zamanki gibi erken kalktım.I got up early as usual.
Her zamankinden biraz daha erken yatmaya gittim.I went to bed a little earlier than usual.
Ben her zamankinden daha erken kalktım.I got up earlier than usual.
Ben her zaman erken kalkarım.I always get up early.
Ben her zaman erken kalkmam.I don't always get up early.
Her zaman biraz erken gelirim.I always arrive a little ahead of time.
Hiç bu kadar erken kalkmadım.I've never woken up this early.
Sabahleyin erken yürüdüm.I used to take a walk early in the morning.
İlk treni yakalamak için yeterince erken kalktım.I got up early enough to catch the first train.
İlk treni yakalamak için ertesi sabah erken kalktım.I got up early the next morning to catch the first train.
Zamanında toplantıda olmak için evden erken ayrıldım.I left home early so I'd be on time for the meeting.
Toplantıya katılmak için erken kalktım.I got up early in order to attend the meeting.
Bu sabah onunla erken karşılaştım.I met him early this morning.
Sabah erken saatte güvenli şekilde buraya geldim.I arrived here safely early this morning.
Bu sabah Nagoya'ya erken vardım.I reached Nagoya early this morning.
Bugün başvuru formumu patrona verecektim ama o erken davrandı.I was going to hand in my application form to the boss today, but he beat me to the punch.
Ben dün erken kalktım.I got up early yesterday.
İşi beklediğimden daha erken bitirebildim.I was able to finish the work earlier than I had expected.
Erken kalkmak istemedim.I didn't want to get up early.
Ben ilk trene yetişebilmek için erken kalktım.I got up early, so that I could catch the first train.
Ben erken kalktım.I got up early.
Erken kalkmam.I do not get up early.
Erken kalkmak zorundaydım.I had to get up early.
Ben erken kalkmayı bir kural haline getirdim.I make it a rule to get up early.
Ben erkenden yatmaya gittim, zira yorgundum.I went to bed early, for I was tired.
Ben erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not used to getting up early.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod