Ana içeriğe geç
Sözlük

erken ile cümle

erken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yarından itibaren daha erken kalkacağım.From tomorrow on, I'll get up earlier.
Erken kalkmayı sevmem.I don't like getting up early.
Ne kadar erken yaparsam o kadar iyi olur.The sooner I do that, the better.
Bugün işten erken ayrılmamın bir sakıncası var mı?Would it be OK if I left work early today?
Bu kadar erken gelmeme gerek yoktu.I didn't need to come so early.
Bugün katılmam gereken bir cenaze var, o yüzden erken çıkmak zorundayım.I have to leave early today because I have to attend a funeral.
Onu bu sabah erkenden yapmaya başladım.I started doing that early this morning.
Bu kadar erken vazgeçmemeliydin.You shouldn't have given up so soon.
Erken mezun olmayı düşünüyor.He is thinking about graduating early.
Azıcık erken ayrılsak senin için bir sakıncası olur mu?Would you mind if we left a little early?
İçmeye başlamak için çok mu erken?Is it too early to start drinking?
En erken kaç yaşını hatırlıyorsun?How far back can you remember?
Hem gece kuşuyum hem de erkenden kalkarım.I am a night owl and an early bird.
Misafirler erken ayrıldı.The guests left early.
Çok erken kalktım.I got up very early.
Keşke evden beş dakika daha erken çıksaydım.If only I'd left home five minutes earlier.
Erken hareket etmeliydi, ki o zaman uçağı kaçırmazdı.He should have left early, then he wouldn't have missed the plane.
Lilith erken doğmuştur ve sonuç olarak sınıf arkadaşlarından çok daha kısadır.Lilith was born prematurely and, as a result, she is much shorter than her classmates.
Hayatta erken veya geç yaşta gelişebilir ve hayvan fobileri arasında oldukça yaygındır.It may develop early or later in life and is quite common among the animal phobias.
Bu erken makinaların hepsi ferrotypes üretti.All of these early machines produced ferrotypes.
Karjalainen'in koalisyonu 1971 sonbaharında düştü ve erken parlamento seçimleri yapıldı.Karjalainen's coalition fell in the autumn of 1971, and early parliamentary elections were called.
Bu erken makineler, kendi kendine yeterli olacak kadar güvenilir değildi.These early machines were not reliable enough to be self-sufficient.
Pek çok Kolombiyalı Garavito'nun erken tahliye olasılığını çokça eleştirdi.Many Colombians criticized the possibility of Garavito's early release.
Madrid ve Roma'da ise erken elendi.He also made early exits in Madrid and Rome.
Erken dönem Gotik Esglèsia del Salvador (Savior Kilisesi).The early Gothic Esglèsia del Salvador (Church of Our Savior).
Konuşmak için çok erken.It's too early to tell.
Bu sabah çok erken vardı.He arrived very early this morning.
Bu sabah çok erken ulaştı.He arrived very early this morning.
Eve oldukça erken geldin.You're home pretty early.
Halen çok erken.It's still very early.
Ocak ayında gece erken gelir.Night comes early in January.
Buraya daha erken gelseydim Tom'a yardım edebilirdim.If only I had gotten here sooner, I could've helped Tom.
Bu sabah çok erken kalkmak zorunda kaldım.I had to get up very early this morning.
Yarın sabah erken uyanmak istiyorum.I want to wake up early tomorrow morning.
Sabahları çok erken kalkmayı sevmiyorum.I don't like getting up so early in the morning.
Bugün erken gidebilir miyim?May I leave early today?
Ben erken kalkan biri değilim.I'm not an early riser.
Sen Alzheimer'in erken aşamalarındasın.You're in the early stages of Alzheimer's.
Mümkün olduğu kadar erken gel.Come as early as possible.
Tom'un eve erken gitmesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom go home early.
Tom eve erken gitmek istedi.Tom wanted to go home early.
Tom eve erken gitmek isteyen tek kişi.Tom is the only one who wants to go home early.
Tom erken ayrılmak istedi.Tom wanted to leave early.
Tom okuldan erken ayrıldı.Tom left school early.
Tom biraz erken geldi.Tom was a bit early.
O, ertesi sabah çok erkenden uyandığında, hava hala karanlıktı.When she woke next morning, very early, it was still dark.
Tom pazartesi sabahının erken saatlerinde öldü.Tom died early Monday morning.
Tom bu sabah erken kalktı.Tom got up early this morning.
Tom bu sabah erken kalkmak zorunda kaldı.Tom had to get up early this morning.
Sabahleyin seni bu kadar erken yataktan dışarıya sürüklediğim için üzgünüm.I'm sorry for dragging you out of bed so early in the morning.
Düşündüğümden daha erken döndün.You're back sooner than I thought you'd be.
Oraya erken gitmen gerektiğini sana söylemedim mi?Didn't I tell you that you needed to get there early?
Onların eve erken gitmesine izin vermedim.I didn't let them go home early.
Onun eve erken gitmesine izin vermedim.I didn't let him go home early.
Onlar sabahın erken saatlerine kadar yatmaya gitmediler.They did not go to sleep until the early hours of the morning.
Tom her sabah erken kalkar.Tom gets up early every morning.
Tom'un babası erken emekli oldu.Tom's father retired early.
İlk trene yetişebilmek için erken çıktım.I set out early so as to catch the first train.
Çok mu erkenciyim?Am I too early?
Bu sabah Boston'a erken döndüm.I got back to Boston early this morning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod