Ana içeriğe geç
Sözlük

erken ile cümle

erken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom erken yatar ve erken kalkar.Tom goes to bed early and gets up early.
Tom erken yatıp, erken kalkar.Tom goes to bed early and gets up early.
Evde bu kadar erken yapıyorsun?What are you doing home so early?
Biraz erken gelmedin mi?Aren't you a little early?
Tom erken gitmiş olmalı.Tom must've left early.
Tom yorgundu, bu yüzden erken yatmaya gitti.Tom was tired, so he went to bed early.
Tom'un babası erken emekli oldu.Tom's father retired early.
Öğlen yemeğini normalden erken yedik ve on iki buçukta dışarı çıktık.We had lunch earlier than usual and went out at twelve thirty.
Tom bugün daha erken burada olabilirdi.Tom may have been here earlier today.
Bugün eve erken gitmek istiyorum.I'd like to go home early today.
İlk trene yetişebilmek için erken çıktım.I set out early so as to catch the first train.
Tom onun hakkında bize daha erken söylemeliydi.Tom should've told us about that earlier.
Tom eve erken gidebilip gidemeyeceğini sordu.Tom asked if he might go home early.
Tom nadiren eve bu kadar erken gelir.Tom rarely comes home so early.
O her zaman erken varır.She always arrives early.
Çok erken geldiğimi düşünüyorum.I think that I came too early.
Tom her zaman erken gelir.Tom always arrives early.
Hâlâ bu kadar erken kalkmaya alışkın değilim.I'm still not used to getting up so early.
Keki fırından çok erken çıkardım.I took the cake out of the oven too early.
Bu gece erken yatmayı planlıyorum.I plan to go to bed early tonight.
Tom daha erken gelmeliydi.Tom should've come sooner.
Tom bu sabah Mary'yi daha erken gördüğünü söyledi.Tom said he saw Mary earlier this morning.
Tom sabah çok erken saatte Mary'nin dışarıda koştuğunu gördüğüne şaşırmıştı.Tom was surprised to see Mary out jogging so early in the morning.
Erken saatlerdeki gün doğumunu gördün mü? Gerçekten güzeldi.Did you see the sunrise earlier? It was really beautiful.
Pazar günleri geç uyanırım ve pazartesiden cumartesiye kadar erken uyanırım.I wake up late on Sundays, and I wake up early from Monday to Saturday.
Çok mu erkenciyim?Am I too early?
Erken yağmur ve erken misafirler nadiren bir gece kalır.Early rain and early guests seldom stay the night.
Bir gece planladığımdan daha erken gideceğim.I'm going to leave one night earlier than I had planned to.
Öğle yemeğini erken yedik.We had lunch early.
Tom sağlık gerekçesiyle erken emekli oldu.Tom took early retirement on health grounds.
Bu gece biraz daha erken yatmaya çalışmalısın.You should try to get to bed a bit earlier tonight.
Üzgünüm, pazar günü kilisem var. Pazartesi sabah erken buluşalım.Sorry, I have church on Sunday. Let's meet early Monday morning.
Oraya erken gel.Get there early.
Çok yorgunum ve erkenden yatmak istiyorum.I'm very tired and want to go to bed early.
Evime erken uçuş bileti aldım.I took an early flight home.
İkizler genellikle erken doğumludur.Twins are usually premature.
Biz muhtemelen bir vize için daha erken başvurmalıydık.We probably should've applied for a visa much earlier.
Ben eve her zamankinden erken geldim.I arrived back home earlier than usual.
Bu sabah Boston'a erken döndüm.I got back to Boston early this morning.
Biletlerini erkenden satın al.Buy your tickets early.
Sanırım kutlamak için hala çok erken.I think it's still too early to celebrate.
Bugün herkes işe erken geldi.Everybody came to work early today.
Tom bile bugün erken kalktı.Even Tom got up early today.
Tom partiyi bu kadar erken terk etmemeliydi.Tom shouldn't have left the party so early.
Biz muhtemelen erken ayrılmalıydık.We probably should've left early.
Tom bu kadar erken ayrılmamalıydı.Tom shouldn't have left so early.
Tom pazartesi sabahı erkenden ayrıldı.Tom left early Monday morning.
Tom oraya erken gitmenin iyi bir fikir olacağını düşünen tek kişi değil.Tom isn't the only one who thinks it would be a good idea to get there early.
Tom iyi hissetmediği için mağazayı erken kapattı ve eve gitti.Tom closed the store early and went home because he wasn't feeling well.
Tom ve Mary sabahın erken saatlerinden hava kararmaya başlayıncaya kadar yürüdüler.Tom and Mary walked from early morning until it started to get dark.
Birkaç dakika erken varmak her zaman iyi bir fikir.It's always a good idea to arrive a few minutes early.
Tom bugün dükkanı erken kapattı.Tom closed the store early today.
Bu kadar erken kutlama!Don't celebrate too soon!
Gerçekten yorgunum, bu yüzden bu gece erkenden yatağa gideceğim.I'm really tired, so I'm going to go to bed early tonight.
Hâlâ ayakta mısın? Yarın da senin için erken bir gün değil mi?You're still up? Isn't tomorrow also an early day for you?
Biz eve erken giderdik ama Tom biraz daha uzun kalmamızı istedi.We would've gone home early, but Tom asked us to stay a little longer.
Tom genellikle kalktığı kadar bugün erken kalkmak zorunda değildi.Tom didn't have to get up as early today as he usually does.
Tom bu sabah çoğu zamanki kadar erken kalkmadı.Tom didn't get up this morning as early as he usually does.
Tom yarın çok erken kalkmak zorunda değil.Tom doesn't have to get up so early tomorrow.
Tom önceden kalktığı kadar erken kalkmak zorunda değildi.Tom didn't have to get up as early as he did.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod