O erken yatmaya gitti.She went to bed early.
Neden bu kadar erken kalktın?Why have you woken up so early?
Sanırım eve erken gitmem gerekebilir.I think I might need to go home early.
Hepimiz erken ayrılmak zorundayız.We've all got to leave early.
Hepimiz erken terk etmek zorundayız.We've all got to leave early.
Tom bu sabahın erken saatlerinden beri meşgul.Tom has been busy since this early this morning.
Yola erken çıkabilir miyim?Can I take off early?
Buraya çok erken geldin.You got here too early.
Tom bugün işten erken ayrıldı.Tom left work early today.
Eve oldukça erken geldin.You're home pretty early.
Yarın bu kadar erken kalkmak zorunda değilsin.You don't have to get up so early tomorrow.
Neden partiden erken ayrıldın?Why did you leave the party early?
O günlerde yatmaya daha erken giderdim.In those days, I used to go to bed earlier.
O dönem boyunca, yatmaya daha erken giderdim.During that period, I would go to bed earlier.
Halen çok erken.It's still very early.
Kış aylarında günler kısalır ve hava daha erken kararır.In winter, the days become shorter and it gets darker earlier.
Tom'u aramak için çok erken mi?Is it too early to call Tom?
Birkaç erken aksamanın dışında proje iyi ilerliyor.Apart from a couple of early setbacks, the project is progressing well.
Biraz erken geldin değil mi?You're a bit early, aren't you?
Ben seni tekrar bu kadar erken görmeyi beklemiyordum.I didn't expect to see you again so soon.
Bugün biraz daha erken ayrılmak isteyebilirsin.You might want to leave a little earlier today.
Bugün erken ayrılmayı planladığını söyledin.You said that you were planning on leaving early today.
Bugün bana erken ayrılmayı planladığını söyledin.You told me that you were planning on leaving early today.
Tom Boston'dan planladığından bir hafta daha erken döndü.Tom came back from Boston a week earlier than he'd planned.
Yarın sabah erken kalkmak zorundayız.We have to get up early tomorrow morning.
Ocak ayında gece erken gelir.Night comes early in January.
Tom erken bir kahvaltı aldı.Tom had an early breakfast.
Tom erken yatmaya gitti.Tom went to bed early.
Tom erken geleceğini umuyor.Tom is hoping you'll come early.
Tom eve erken gitmesine izin vermem için bana yalvardı.Tom begged me to let him go home early.
Tom erken uyanır.Tom wakes up early.
Tom her zaman erken kalkar.Tom always gets up early.
Tom erken kalkardı.Tom used to get up early.
Tom genellikle erken kalkar.Tom usually gets up early.
Tom erken kalkmaya alışık.Tom is accustomed to getting up early.
Tom işe erken gitti.Tom went to work early.
Tom neredeyse her zaman akşamın erken saatlerinde boştur.Tom is almost always free in the early evening.
Tom beklenenden daha erken burada olacak.Tom is going to get here earlier than expected.
Buraya daha erken gelseydim Tom'a yardım edebilirdim.If only I had gotten here sooner, I could've helped Tom.
Bir çocuk olarak her zaman erken kalkardım.As a boy, I always used to get up early.
Tom bu gece eve erken gelmeye söz verdi.Tom promised to come home early tonight.
Tom bugün erken gitmeli.Tom needs to leave early today.
Tom'un bugün erken gitmesi gerekiyor.Tom needs to leave early today.
Tom sabah erken gitti.Tom left early in the morning.
Tom bana erken geleceğine söz verdi.Tom promised me he would come early.
Tom bugün uygulama için erken geldi.Tom showed up early for practice today.
Ne kadar erken gidersen o kadar iyi.The sooner you leave, the better.
Erken geldiğin için teşekkürler.Thank you for coming in early.
Planın erken geleceğini düşündüm.I thought the plan was to arrive early.
Evde erken olmak istiyorum.I want to be home early.
Hey, erken geldin.Hey, you're early.
Bu sabah çok erken kalkmak zorunda kaldım.I had to get up very early this morning.
Siz beyler bu kadar erken saatte ne yapıyorsunuz?What are you guys doing up so early?
Tom gelmişti bile, ki o her zaman erken gelir.Tom, who was always early, was there already.
Sabahın o kadar erken saatinde ne yapıyorsun?What are you doing so early in the morning?
İşten erken ayrılmak zorunda kalmayacağım.I won't have to leave work early.
Yarın sabah erken uyanmak istiyorum.I want to wake up early tomorrow morning.
İlk otobüsü yakalamak için erkenden ayrıldım.I left early to catch the first bus.
Erken gidelim.Let's go early.
Erken gelmek için elimden geleni yapacağım.I'll try my best to arrive early.