Ana içeriğe geç
Sözlük

erkeksi ile cümle

erkeksi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Siz genç erkeksiniz.You are young boys.
Radyo spikerinin erkeksi bir sesi vardı.The radio announcer had a masculine voice.
Erkekler erkeksi görünmek isterler.Men like to look masculine.
Bazı kadınlar kadınsıdan daha çok erkeksi görünüyor.Some women look more masculine than feminine.
Bir kadın erkeksiz bir şey değildir.A woman without a man is nothing.
Bir kız, erkeksi bir kız olabilir.A girl can be a tomboy.
Erkeksiz bir kadın, bisikletsiz bir balık gibidir.A woman without a man is like a fish without a bicycle.
Sen erkeksin.You're the man.
Artık bir erkeksin.You're a man now.
Sen ne biçim erkeksin.Some man.
Tom çok erkeksi değil.Tom isn't very manly.
Hayatımdaki erkeksizlik nedeniyle, lezbiyen olmayı düşünüyorum.With the lack of men in my life, I'm considering turning lesbian.
Sen ne biçim erkeksin!Some friend you are!
Sen bir erkeksin.You're a man.
Çok güçlü, erkeksi ve tatlısın, sana nasıl direnebilirim?You're so strong, manly and sweet, how could I resist you?
Sen şimdiye kadar öptüğüm ilk erkeksin.You're the first guy I've ever kissed.
Sami'nin yeni kız arkadaşı erkeksi bir kızdır.Sami's new girlfriend is a tomboy.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.Lesbian feminists considered the butch roles as archaic imitations of masculine behavior.
Erkeksi bir kız olması rağmen o çok duygusaldır.He's a "ladies man" although very sensible.
"Silikon Vadisi çok beyaz ve çok erkeksi, ama"Silicon Valley is very white and very male.
Onun yerine son derece ciddi, erkeksi ve çok çirkin bir takım giydim.Instead, I wore a very serious, very manly, and very ugly suit.
Aynı zamanda nazik, yakışıklı ve sevimli bir adam ve fazlasıyla erkeksi.He's also a kind, good-looking, lovely man, and he's very masculine.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW is a very manly type business, -- men, men, men; it's engineers.
Erkeksin sen!You're a man!
Şimdi film çekmeye başladım. geçen yıl "Erkeksiz Kadınlar" adında bir film yaptım.Now I am making films. Last year, I finished a film called "Women Without Men."
"Erkeksiz Kadınlar" tarihe dönüyor ama İran tarihinin başka bir dönemine."Women Without Men" returns to history, but another part of our Iranian history.
ERKEKSİ SÜPÜRME ERKEKSİ SÜPÜRME ERKEKSİ SÜPÜRME ERKEKSİ SÜPÜRME DU NU DU NUMANLY SWEEPlNG MANLY SWEEPlNG MANLY SWEEPlNG MANLY SWEEPlNG DU NU DU NU
ERKEKSİ SÜPÜRME ERKEKSİ SÜPÜRMEMANLY SWEEPlNG MANLY SWEEPlNG
Devam et, dokun onlara. Parmakların çok narin. Aynı zamanda da erkeksi.Go ahead, touch them. your fingers are very delicate but ever so masculine.
Erkeksi bir tavır takınarak telefonu açar --And on kind of the manly-male front, he answers the phone --
Elbette bir erkeksin.Of course you're a man.
Erkeksi tavırlarını sevdim.I like how he's like a man.
Eğer bir Y kromozomunuz varsa, erkeksiniz.If you've got a y chromosome, you are a male.
Bu güzel erkeksi bir kokudur.It's a nice manly smell.
Sen genc bir erkeksin. A:You're a young boy.
º (# 186;) Erkeksi sıra sayısıº (#186;) Masculine ordinal
Bu gerçekleştiğinde, kadın Firavun tahtının tüm erkeksi sembollerini benimsedi.When this happened, the female Pharaoh adopted all of the masculine symbols of the throne.
"Pembe renk, kızlara erkeksi oyuncakları keşfetme izni veriyor gibiydi.The "color pink did seem to give girls permission to explore masculine toys.
Lemnos o sıralar erkeksiz bir adaydı.Patty war zu dieser Zeit ein beliebter Mädchenname.
Artık bir erkeksin.Ya eres un hombre.
Çocukken, erkeksi idi ve meyve sattı.Desde pequeño, vendía droga.
Erkeksi bir görünüme sahip olmak erkeklerin hoşuna gider.Мужчинам нравится выглядеть мужественными.
Çocukken, erkeksi idi ve meyve sattı.В молодости она выращивала овощи и продавала их.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.В детстве Хепбёрн была сорванцом, любила называть себя Джимми и коротко стриглась.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.Лесбиянки-феминистки считали, что ролевая модель «буч» является архаичной имитацией мужского поведения.
CAH hastaları CAH olmayan hastalara göre daha erkeksi özelliklere sahip olmalıdır.Горняки также обладают худшим индивидуальным ходом, нежели раздельщики.
Buttercup gibi sert ve erkeksidir.Молодой и крепкий, как бык.
Sert mizaçlı ve erkeksi tavırlı bir kızdır.Это бойкая и сильная девушка с мужским характером.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.كانت هيبورن الابنة "مسترجلة"، وأحبت أن تُسمى باسم جيمي، وقصت شعرها مثل الأولاد.
Modellerden biri beyaz, kadınsı, çıplak ve pürüzsüzken diğeri esmer, erkeksi, giyinik ve sakallıydı.واحد من العارضين كان يظهر في شكل عارى و ناعم و أبيض أما الآخر كان ناعما و أسودا و يرتدى ملابسه.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.Hepburn, quando jovem, gostava de ser chamada de Jimmy e gostava de cortar o cabelo curto como o de um rapaz.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.As feministas lésbicas consideravam os papéis de gênero como imitações arcaicas do comportamento masculino.
İnterseksüellik, hem erkeksi hem de kadınsı cinsiyet özelliklerine sahip olan insanların durumunu belirtir.Ou seja, é o modo como as sociedades entendem as pessoas do sexo masculino e as pessoas do sexo feminino.
Gerekçe olarak ise “Artık fazla kaslı ve erkeksi olduğunu, eskisi gibi ilgi çekmediğini” belirtti."Ele disse que sempre gostou de ser notório e não famoso".
Çocukken, erkeksi idi ve meyve sattı.In zijn jeugd was hij herder en verkocht hij sprokkelhout.
Aynı zamanda halk, Hepburn'ün erkeksi tavırlarından ve moda tercihlerinden dolayı şaşkına uğramıştı.Wiele osób czerpie także przyjemność z peggingu dzięki uczuciu dominacji lub bycia zdominowanym.
Brian Kinney yakışıklı ve erkeksi biridir.Richard Bellamy är som person mycket rättrådig och kärleksfull.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.У дитинстві Хепберн була шибеником, любила називати себе Джиммі і коротко стриглася.
Çocukken, erkeksi idi ve meyve sattı.В молодості вона займалася вирощуванням овочів та їх продажем.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.Лесбійки-феміністки вважали, що ролева модель буч є архаїчною імітацією чоловічої поведінки.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod