erkek kardeş ile cümle

erkek kardeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
O tam olarak erkek kardeşine benziyor.He looks for all the world like his brother.
Erkek kardeşine yetişmek için koştu.He ran to catch up to his brother.
O, erkek kardeşinin yanında duruyordu.He was standing by his brother.
Erkek kardeşinden daha hızlı koştu.He ran faster than his brother did.
Onun hiç erkek kardeşi var mı?Does he have any brothers?
O beni küçük erkek kardeşim sanıyordu.He mistook me for my younger brother.
O, benim erkek kardeşim, babam değil.He is my brother, not father.
Benim erkek kardeşim değildir. O benim kuzenimdir.He isn't my brother. He's my cousin.
O, benim erkek kardeşim kadar uzundur.He is as tall as my brother.
O, erkek kardeşimin bir arkadaşıdır.He's a friend of my brother's.
Erkek kardeşimin yakın bir arkadaşıdır.He is a close friend of my brother.
Kendi gitme yerine yerine erkek kardeşini gönderdi.Instead of going himself, he sent his brother in his place.
Başarısızlık için erkek kardeşini suçladı.He blamed the failure on his brother.
O Taro'nun erkek kardeşi.He is Taro's brother.
O,Taro'nun erkek kardeşidir.He is Taro's brother.
Küçük erkek kardeşiyle karıştırıldı.He was mistaken for his younger brother.
O, erkek kardeşinin yanında genç görünüyordu.He looked young beside his brother.
O, erkek kardeşinin omuza vurdu.He patted his brother on the shoulder.
O, erkek kardeşi ile gurur duyuyordu.He was proud of his brother.
Onlardan hangisi senin erkek kardeşindir?Which of them is your brother?
Onun erkek kardeşinden ev ödevlerine yardım etmesini istediler.They asked his brother to help them with their homework.
Onlar onu erkek kardeşi ile karıştırdılar.They mistook him for his brother.
Bilgisayar sanayinde çalışan iki erkek kardeşi var.She has two brothers, who work in the computer industry.
Onun hiç erkek kardeşi yok.She has no brothers.
Onun erkek kardeşi yoktu.She had no brother.
Erkek kardeşi yurt dışından dönünceye kadar düğünü ertelemeye karar verdiler.They had decided to put the wedding off until her brother came home from abroad.
Onun erkek kardeşi iyi bir sürücüdür.Her brother is a good driver.
Erkek kardeşi Kensaku şimdi Brezilya'dadır.Her brother Kensaku is now in Brazil.
O, bana erkek kardeşimi tanıdığını söyledi.She told me she knew my brother.
Erkek kardeşi her nereye gitse onu izler.She follows her brother wherever he goes.
Erkek kardeşi kadar hızlı yüzebilir.She can swim as fast as her brother.
O bana, Hokkaido'dan tüm yolu erkek kardeşini görmek için geldiğini söyledi.She told me that she came all the way from Hokkaido to see her brother.
O, erkek kardeşime âşık gibi görünüyor.She seems to be in love with my brother.
O beni erkek kardeşim sandı.She took my brother for me.
O beni erkek kardeşi ile tanıştırdı.She introduced me to her brother.
Beni erkek kardeşimle karıştırdı.She took me for my brother.
Onun küçük erkek kardeşleri için büyük bir sevgisi var.She has a great affection for her little brothers.
Erkek kardeşine köpeği gezdirtti.She got her brother to walk the dog.
Erkek kardeşine ev ödevinde yardım etti.She assisted her brother with his homework.
Arkadaşının erkek kardeşine âşık oldu.She fell in love with her friend's brother.
Erkek kardeşim babamın göz bebeği.My brother was the apple of my father's eye.
Öğle yemeğini erkek kardeşinle paylaş.Share your lunch with your brother.
Ben annemle, erkek kardeşimle ve büyük ebeveynlerimle yaşıyorum.I live with my mother, brother and my grandparents.
Annemin dört erkek kardeşi var.My mother has four brothers.
Annem erkek kardeşimle alışverişe gitti.Mother went shopping with my brother.
Lütfen beni erkek kardeşimle kıyaslama.Please don't compare me with my brother.
Erkek kardeşim ve ben aynı yemeği seviyoruz.My brother and I like the same food.
Erkek kardeşim Masao'yu tanıyor musun ?Do you know my brother Masao?
Beni sık sık erkek kardeşime benzetirler.I am often mistaken for my brother.
Ben sık sık erkek kardeşimle karıştırılırım.I am often mistaken for my brother.
Bir daireyi erkek kardeşimle paylaşıyorum.I share an apartment with my brother.
Bu benim erkek kardeşim. Yakışıklı, değil mi?This is my brother. Handsome, isn't he?
Onlar benim erkek kardeşlerim.They are my brothers.
O, küçük erkek kardeşine resmini bitirmesi için yardım etti.She helped her younger brother finish his picture.
Erkek kardeşi ile karşılaştırıldığında, o çok akıllı değil.Compared to his brother, he's not so wise.
Erkek kardeşim başından beri onu sevmiyordu.My brother didn't like her from the start.
Erkek kardeşim onunla ilk tanıştığından beri onu sevmedi.My brother didn't like her from the first time he met her.
Erkek kardeşim bir aptaldır.My brother is an idiot.
Onun hakkında sana söylediğim şey onun erkek kardeşi içinde geçerlidir.What I told you about him also applies to his brother.
Erkek kardeşimle sinemaya gittim.I went to the cinema with my brother.

İlgili Sayfalar