erkek kardeş ile cümle
erkek kardeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İlk olarak İrlanda'da çalışmaya başladı ve bazen erkek kardeşiyle takım oluyordu.Iirlannad hakkasid käima Suurbritannias aborti tegemas, mõnikord isegi preestrite kaasabil.
Lutz bir kız ve altı erkek kardeşin ortancasıdır.Stanisławil oli üks vend ja kuus õde, kõik temast vanemad.
Dayı, annenin erkek kardeşi.Sõtse on isa õde.
Svetlana'nın erkek kardeşi Nikolai Kuznetsov da 1996 Atlanta Olimpiyat Oyunları'nda gümüş madalya kazandı.Tema vend Nikolai Kuznetsov võitis 1996. aasta suveolümpiamängudel meeskondlikus jälitussõidus hõbemedali.
Bir tane erkek kardeşi vardır.Tal on üks vend.
Anış Arıboğan'ın erkek kardeşidir.Tusklik on Tusklikupreili vend.
Yedi erkek kardeşi vardı.Tal oli seitse õde-venda.
Kral Polydectes'in erkek kardeşi balıkçı Dictys tarafından misafir edildikleri Seriphos adasına sürüklenirler.Nad uhuti Seriphose saarele, kus nad leidis kuningas Polydektese vend kalur Diktys, kes kasvatas poisi üles.
Kendisinden küçük üç erkek kardeşi vardı.Tal oli kolm nooremat venda.
14 yaşında bir erkek kardeşi var,Cô có một anh trai 14 tuổi.
14 yaşında bir erkek kardeşi var,Elle a un frère aîné qui a quatorze ans,
14 yaşında bir erkek kardeşi var,Ha un fratello maggiore di quattordici anni,
14 yaşında bir erkek kardeşi var,Ihr älterer Bruder ist schon 14.
14 yaşında bir erkek kardeşi var,도미티아에겐 열 네살인 오빠가 있습니다.
14 yaşında bir erkek kardeşi var, Lucius Domitius Ahenobarbus, babasının ismini taşıyor.Jej starszy brat ma 14 lat, to Lucjusz Domicjusz Ahenobarbus, nazwany tak po ojcu.
14 yaşında bir erkek kardeşi var, Lucius Domitius Ahenobarbus, babasının ismini taşıyor.Lucius Domitius Ahenobarbus, vernoemd naar haar vader.
14 yaşında bir erkek kardeşi var,Tem um irmão mais velho com 14 anos,
14 yaşında bir erkek kardeşi var,Tiene un hermano mayor de 14 años,
14 yaşında bir erkek kardeşi var,У неё есть старший брат, которому 14 лет.
14 yaşında bir erkek kardeşi var,יש לה אח גדול יותר בן ארבע עשרה,
14 yaşında bir erkek kardeşi var,ルキウス・ドミティウス・アヘノバルブス
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.그녀는 15살 아우슈비츠로 끌려가면서 8살 짜리 남동생과 부모님을 잃었습니다.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.15 évesen került Auschwitzbe, az öccse akkor 8 éves volt, a szüleiket elvesztették.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.8歳の弟も一緒で、両親は失われていました そして彼女はこういったのです:
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.A ajuns în Auschwitz când avea 15 ani, iar fratele ei avea 8, părinţii s-au pierdut.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Arrivò ad Auschwitz quando aveva 15 anni e suo fratello ne aveva otto, i genitori dispersi.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Cô ấy đã tới Auschiwitz khi mới 15 tuổi, cùng với cậu em trai 8 tuổi, hai chị em mồ côi cha mẹ.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Dia dijebloskan ke Auschwitz saat berusia 15 tahun, adik laki-lakinya 8 tahun, dan orang tua mereka hilang.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Do Osvětimi se dostala, když jí bylo patnáct, jejímu bratrovi bylo osm a rodiče zmizeli.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Fue a Auschwitz cuando tenía 15 años, y el hermano tenía ocho, y sus padres desaparecidos.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Hon sändes till Auschwitz när hon var femton år gammal, hennes bror var åtta och föräldrarna försvunna.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Hun kom til Auschwitz, da hun var 15 år gammel og hendes bror var otte, og forældrene var forsvundet.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Išla do Auschwitzu, keď mala 15 rokov. Jej brat mal osem, a ich rodičia boli v nenávratne.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Sie kam nach Auschwitz als sie 15 Jahre alt war. Ihr Bruder war acht, ihre Eltern htten sie verloren.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Zabrano ja do obozu, gdy miała 15 lat, jej brat miał 8 lat, rodzice zaginęli.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Ze ging naar Auschwitz toen ze 15 jaar oud was, haar broer was acht en haar ouders waren verdwenen.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Πήγε στο Άουσβιτς όταν ήταν 15 χρονών, και ο αδερφός της ήταν οκτώ, και οι γονείς τους είχαν χαθεί.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Влязла е в Аушвиц, когато била на 15, а брат й бил на 8, родителите им - изчезнали.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Вона потрапила до табору в 15 років. Її брату було 8, батьків вони втратили.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.Она попала в лагерь, когда ей было 15. Ее брату было 8, родителей они потеряли.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.אחת מהניצולות הבודדות. היא הלכה לאושוויץ כשהיתה בת 15, ואחיה היה בן 8, הוריה אבדו.
15 yaşındayken Auschwitz'e gitmiş, ve erkek kardeşi de 8 yaşındaymış, ebeveynleri ise kayıpmış.فقد دخلت إلى " أوشفيتز " وهي إبنة 15 عاما وكان أخوها ابن 8 أعوام وكانت قد فقدت والديها ..
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.Amo molto la mia famiglia, i miei fratelli e le mie sorelle. donna:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.Ich liebe meine Familie sehr. Meine Brüder und Schwestern.
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.J'aime beaucoup ma famille, mes frères et sœurs.
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.남자: 우리 가족을 정말 사랑해요. 형제자매요.
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.mand:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.man:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.man:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.mężczyzna:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.Miluji svou rodinu, své bratry a sestry. žena rodnou řečí:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.Nagyon szeretem a családom, a bátyáimat és nővéreimet. nő anyanyelvén beszél:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.người đàn ông: tôi thực sự yêu thương gia đình của tôi,
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.Rakastan perhettäni, veljiäni ja sisariani. nainen puhuu omaa kieltään:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.Την οικογένειά μου, τα αδέρφια μου. γυναίκα που μιλάει στη γλώσσα της:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.Я очень люблю свою семью, моих братьев и сестер. женщина говорит на родном языке:
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.الرجل: أحب أسرتي حقًا، وإخوتي وأخواتي.
Ailemi çok seviyorum, kız ve erkek kardeşlerimi.兄弟、姉妹 女(母国語): 子供たちといること
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.A szüleivel él, két fivérével és egy nagynénjével.
Ailesiyle birlikte yaşıyor, iki erkek kardeşi ve büyük teyzesiyle.Cô bé sống với bố mẹ cô 2 người anh và bà dì cố