Arkasında, Probus tarafından onurlu bir şekilde muamele gören bir eş ve iki erkek çocuk bıraktı.Iza njega je ostala žena i dva sina prema kojima se Prob kasnije vrlo dobro ponašao.
Erkek çocukların çok az bir kısmı çocukluktan sonra da eğitimlerine devam etmişlerdir.Samo manji dio djece nastavlja daljnje obrazovanje.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.Sestre se skrbe za tu djecu na tri razine.
Burada 7 kız 7 de erkek çocukları olur.Skupina 11 ima sedam momčadi.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.Ostatak života živi povučeno u nekoliko budističkih samostana.
Bu oyun 9–15 yaşları arasındaki erkek çocukların oynadığı bir oyundur.Program je namijenjen muškoj publici između 19 i 59 godina starosti.
Kadın bir oğul doğurdu; bütün milletleri demir değnekle güdecek bir erkek çocuk.5 A porodila syna, chlapca, ktorý má spravovať všetky národy železným prútom.
Ancak tüm erkek çocukları ölmüş ve kızlardan sadece biri hayatta kalmıştı.Chlapec zomrel a prežilo len dievča.
Çiftin bir erkek çocukları olur.Majú spolu syna Dávida.
Jokeyler genellikle küçük erkek çocukları arasından seçilir.Takéto zoo sú veľmi obľúbené medzi malými deťmi.
Erkek çocukların birkaç ay süresince Budist manastırlarında kalmaları beklenmektedir.Vo svojej domovine má posvätný význam, po celé stáročia rastie pri budhistických kláštoroch.
Bu evlilikten Daniel isminde erkek çocukları oldu.Títo sa stali známi ako tzv. chicagski chlapci.
Boşanmış olup bir erkek çocuk annesidir.Je rozvedený a je člen NO MA'AM.
Æthelstan hariç tüm erkek çocukları tahta çıkmıştır.Ale až na Theodoru ich všetky ostatné zjedli.
Sultanların erkek çocukları "beyzade" olarak anılırlardı.Fanúšikovia tímu sú známi pod prezývkou Blue Boys.
Erkek çocuklarda daha sıktır.Mláďatá sú matnejšie.
Ayrıca, genç erkek çocukların sevdikleri kadınlara olan söylemidir.O ženách, ktoré ľúbia zadaných mužov.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Sinovi živijo z očetovim klanom in ko se hčere poročijo, gredo živet v klan svojega moža.
Hatta erkek çocuklar bile kadınlardan önce yemek yer.Velja, da pri dekletih nastopi prej kot pri dečkih.
Genellikle erkek çocukları 12-15, kız çocukları ise 9-15 yaşlan arasında erginlik çağına girerler.Vsako srečanje je trajalo 50 minut; udeležili so se ga otroci stari od 9 do 14 let.
Jane ona bir erkek çocuk verdi ama kendisi doğumdan sonra öldü.N’Kara jam pagimdo vaiką, bet pati miršta.
Sefarad topluluklarında, erkek çocukları talliti bar mitsva yaşından itibaren giymeye başlarlar.Nuo šio momento, kada berniukai apsirengia hakama, jie pradedami laikyti mažaisiais vyrais.
Türklerde, erkek çocuklara Kotan adı verilmesi yaygındı.Lietuvių tautoje berniukams suteikiamas Klevo vardas.
İstismara uğramada kız çocukların oranı erkek çocukların oranına göre daha yüksektir.Merginų raštingumo lygis yra mažesnis negu vaikinų.
Tam bu sırada hamile kadın doğum yapar ve iki erkek çocuk doğurur.Šiuo metu pora yra susituokusi ir augina du sūnus.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.Harva esineb striiasid ka lastel.
Ancak tüm erkek çocukları ölmüş ve kızlardan sadece biri hayatta kalmıştı.Kõik tüdrukud said sisse, aga poistest vaid üks.
18 aylık oğluna dönüp bağırmış, "Hayır, erkek çocuklarının çantaları olmaz."Les garçons n'ont pas de sac à main !"
18 aylık oğluna dönüp bağırmış, "Hayır, erkek çocuklarının çantaları olmaz."Tidak, anak laki-laki tidak punya tas kecil!
18 aylık oğluna dönüp bağırmış, "Hayır, erkek çocuklarının çantaları olmaz."Y le solo le grito a su hijo de dieciocho meses: "¡No, hombres no usan carteras!"
18 aylık oğluna dönüp bağırmış, "Hayır, erkek çocuklarının çantaları olmaz."והוא פשוט צרח על בנו: "ארנקים זה לא בשביל בנים!"
18 aylık oğluna dönüp bağırmış, "Hayır, erkek çocuklarının çantaları olmaz."彼はこの出来事を私に話し...その後、とても 恥ずかしそうに、困ったようになりました。
1) Ürünlerini özellikle erkek çocuklarına pazarlayarak.#1 En ciblant exclusivement les garçons:
1) Ürünlerini özellikle erkek çocuklarına pazarlayarak.1. Exklusive Vermarktung an Jungen:
1) Ürünlerini özellikle erkek çocuklarına pazarlayarak.#1 Facendo pubblicità rivolte esclusivamente ai ragazzi.
1) Ürünlerini özellikle erkek çocuklarına pazarlayarak.#1 Markedsføring kun til drenge:
"2005 yılından itibaren LEGO bu durumu benimseyip, ürünlerini özellikle erkek çocuklarına sunmakta.""Dal 2005 LEGO ha accettato la cosa, indirizzandosi quasi esclusivamente ai maschietti.
"2005 yılından itibaren LEGO bu durumu benimseyip, ürünlerini özellikle erkek çocuklarına sunmakta."Siden 2005 har LEGO forstærket det, ved næsten kun at markedsføre LEGO til drenge.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Aber sie geben eine Botschaft an die Jungen weiter, dass die Jungen eigentlich nicht das Zielpublikum sind.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.A fantom pošiljajo sporočila, da niso, fantje niso ciljna publika.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Ale chlapcům je skutečně vysílána zpráva, že opravdu nejsou cílovou skupinou.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Ale informują chłopców, że to nie oni są docelową widownią.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Ale tie tiež posielajú správu chlapcom, a to, že chlapci skutočne nie sú cieľovým publikom.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Dar se transmite un mesaj băieților, anume că nu ei sunt adevărata audiență.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.De küldenek egy üzenetet a fiúknak, hogy ők nem igazán a célközönség.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.하지만 이런 영화들은 남자 아이들에게 남자 아이들이 목표 관객이 아니라는 메시지를 보내죠.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Maar ze sturen wel een signaal naar de jongens, dat de jongens niet het doelpubliek zijn.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Mais elles envoient un message aux garçons qu'ils ne sont pas le public cible.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Ma mandano un messaggio ai bambini, ossia che i bambini non sono proprio il loro pubblico di riferimento.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Men de är ett meddelande till alla pojkar, att de inte är, alltså pojkarna är inte riktigt målgruppen.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Men de sender en besked til drenge, at de ikke er, drengene er i virkeligheden ikke målgruppen.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Mutta ne lähettävät viestin pojille, että he eivät oikeastaan ole kohderyhmää.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Namun film itu juga mengirimkan pesan kepada anak lelaki bahwa mereka bukanlah penonton yang dituju.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Nhưng họ có gửi đến những cậu bé một thông điệp, rằng các cậu bé không phải thực sự là khán giả mục tiêu.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Pero envían un mensaje a los niños, aunque ellos, los chicos, no son realmente su público objetivo.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Όμως πράγματι στέλνουν ένα μήνυμα στ' αγόρια, ότι δεν είναι τ' αγόρια ο πραγματικός στόχος τους.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Адже вони також посилають повідомлення хлопчикам, хоча вони - хлопці - не є цільовою аудиторією.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.Но филмите изпращат послание към момчетата, които не са целева публика.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.אבל בהחלט נוצר פה מסר עבור הבנים שבחבורה, שהם לא בדיוק קהל היעד של הסרט.
Ama bunlar erkek çocuklara bir mesaj yolluyor, onlar aslında hedef izleyici değil.本来の映画の ターゲットではありませんが そして 女の子には