Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.Nebo počala a porodila Sára Abrahamovi syna v starosti jeho, v ten čas, kterýž předpověděl Bůh.
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.og hun undfangede og fødte Abraham en Søn i hans Alderdom, til den Tid Gud havde sagt ham.
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.Sara blev havande och födde åt Abraham en son på hans ålderdom, vid den bestämda tid som Gud hade sagt honom.
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.Sara concebeu, e deu a Abraão um filho na sua velhice, ao tempo determinado, de que Deus lhe falara;
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.Sara concepì e partorì ad Abramo un figlio nella vecchiaia, nel tempo che Dio aveva fissato
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.Sa-ra thọ thai, sanh một con trai cho Áp-ra-ham trong khi tuổi đã già, đúng kỳ Ðức Chúa Trời đã định.
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.Sa-ra thọ_thai , sanh một con_trai cho Áp - ra-ham trong khi tuổi đã già , đúng kỳ Ðức_Chúa_Trời đã định .
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.Spočne namreč in porodi Sara Abrahamu sina, v starosti njegovi, v določeni čas, ki ga je bil povedal Bog.
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.y ella concibió y dio a luz un hijo a Abraham en su vejez, en el tiempo que Dios le había indicado
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.Защото Сара зачна и роди син на Авраама в старините му, в определения му от Бога срок.
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.Сарра зачала и родила Аврааму сына в старости его во время, о котором говорил ему Бог;
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.ותהר ותלד שרה לאברהם בן לזקניו למועד אשר דבר אתו אלהים׃
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.فحبلت سارة وولدت لابراهيم ابنا في شيخوخته. في الوقت الذي تكلم الله عنه.
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.當 亞 伯 拉 罕 年 老 的 時 候 、 撒 拉 懷 了 孕 . 到 神 所 說 的 日 期 、 就 給 亞 伯 拉 罕 生 了 一 個 兒 子
Sara hamile kaldı; İbrahimin yaşlılık döneminde, tam Tanrının belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.當 亞伯拉罕 年老 的 時候 、 撒拉懷 了孕.到神 所 說 的 日期 、 就 給 亞伯拉罕 生 了 一 個兒子
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Ahora pues, matad a todos los niños varones y a toda mujer que haya tenido relaciones sexuales con varón
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Dood nu alle jongens en alle vrouwen die gemeenschap met een man hebben gehad.
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Dræb derfor alle Drengebørn og alle kvinder, der har kendt Mand og haft Samleje med Mænd;
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.그러므로 아이들 중에 남자는 다 죽이고 남자와 동침하여 사내를 안 여자는 다 죽이고
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Nah, sekarang bunuhlah setiap anak laki-laki dan setiap wanita yang bukan perawan lagi
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Niin surmatkaa siis kaikki poikalapset ja surmatkaa myös jokainen vaimo, joka on yhtynyt mieheen.
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Ora uccidete ogni maschio tra i fanciulli e uccidete ogni donna che si è unita con un uomo
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Protož nyní zmordujte všecky děti pohlaví mužského, a všecky ženy, kteréž poznaly muže.
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Så dräpen nu alla gossebarn, och dräpen alla kvinnor som hava haft med män, med mankön, att skaffa.
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Så slå nu ihjel alle guttebarn og alle kvinner som har hatt samleie med menn.
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Vậy bây giờ, hãy giết hết thảy nam đinh trong bọn con trẻ, và giết người nữ nào đã kết bạn cùng một người nam;
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.Zdaj torej pobijte vse moško med otroki, tudi umorite vsako ženo, ki je spoznala moža v telesnem združenju!
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.За това, убийте сега всичките мъжки от децата, и убийте всяка жена, която е познала мъж, като е лежала с него.
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.итак убейте всех детей мужеского пола, и всех женщин, познавших мужа на мужеском ложе, убейте;
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.ועתה הרגו כל זכר בטף וכל אשה ידעת איש למשכב זכר הרגו׃
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.فالآن اقتلوا كل ذكر من الاطفال. وكل امرأة عرفت رجلا بمضاجعة ذكر اقتلوها.
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.所 以 你 們 要 把 一 切 的 男 孩 、 和 所 有 已 嫁 的 女 子 、 都 殺 了
Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış kadınları öldürün.所以 你 們要 把 一切 的 男孩 、 和 所有 已 嫁 的 女子 、 都殺了
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.A porodila syna, a nazval jeho meno Geršom, lebo povedal: Pohostín som v cudzej zemi.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Die gebar einen Sohn; und er hieß ihn Gersom; denn er sprach: Ich bin ein Fremdling geworden im fremden Lande.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.E ela deu � luz um filho, a quem ele chamou Gérson, porque disse: Peregrino sou em terra estrangeira.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Ella dio a luz un hijo; y él le puso por nombre Gersón, porque dijo: "Fui forastero en tierra extranjera.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Ella gli partorì un figlio ed egli lo chiamò Gherson, perché diceva: «Sono un emigrato in terra straniera!»
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Elle enfanta un fils, qu`il appela du nom de Guerschom, car, dit-il, j`habite un pays étranger.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.És fiat szûle ez és nevezé nevét Gersomnak, mert mondá: Jövevény voltam az idegen földön.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.In ko porodi sina, imenuje on ime njegovo Gersom, kajti reče: Priseljenec sem v tuji zemlji.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.I urodziła syna, a nazwał imię jego Gerson, bo mówił: Byłem przychodniem w ziemi cudzej.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.그가 아들을 낳으매 모세가 그 이름을 게르솜이라 하여 가로되 내가 타국에서 객이 되었음이라 하였더라
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Nàng sanh một con trai; Môi-se đặt tên là Ghẹt-sôn vì nói rằng: Tôi kiều ngụ nơi ngoại bang.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Nàng sanh một con_trai ; Môi-se đặt tên là Ghẹt-sôn vì nói rằng : Tôi kiều ngụ nơi ngoại_bang .
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.og hun fødte en Søn, som han kaldte Gersom; "thi," sagde han, "jeg er blevet Gæst i et fremmed Land."
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Και εγεννησεν υιον και εκαλεσε το ονομα αυτου Γηρσωμ, λεγων, Παροικος ειμαι εν ξενη γη
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.И тя роди син; и той го наименува Герсам*, защото думаше: Пришелец станах в чужда земя.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.Она родила сына, и Моисей нарек ему имя: Гирсам, потому что, говорил он, я стал пришельцем в чужой земле.
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.ותלד בן ויקרא את שמו גרשם כי אמר גר הייתי בארץ נכריה׃
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.فولدت ابنا فدعا اسمه جرشوم. لانه قال كنت نزيلا في ارض غريبة
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.西 坡 拉 生 了 一 個 兒 子 、 摩 西 給 他 起 名 叫 革 舜 、 意 思 說 、 因 我 在 外 邦 作 了 寄 居 的
Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, ‹‹Garibim bu yabancı ülkede›› diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.西坡拉 生 了 一 個 兒子 、 摩西 給 他 起名 叫 革舜 、 意思 說 、 因我 在 外邦 作了 寄居 的
Size erkek çocuklarla bir sorunumuz olduğunu anlatmak için buradayım, ve bu ciddi bir sorundur.Azért vagyok itt, hogy elmondjam hogy van egy probléma a fiúkkal, és ez egy igen súlyos probléma a fiúkkal.
Size erkek çocuklarla bir sorunumuz olduğunu anlatmak için buradayım, ve bu ciddi bir sorundur.Estou aqui para vos dizer que temos um problema com os rapazes, e é um problema sério.
Size erkek çocuklarla bir sorunumuz olduğunu anlatmak için buradayım, ve bu ciddi bir sorundur.Estoy aquí para contarles que tenemos un problema con los niños y se trata de un problema grave.
Size erkek çocuklarla bir sorunumuz olduğunu anlatmak için buradayım, ve bu ciddi bir sorundur.Ich bin hier, um Ihnen zu sagen, dass wir ein Problem mit Jungen haben, und zwar ein ernsthaftes Problem.
Size erkek çocuklarla bir sorunumuz olduğunu anlatmak için buradayım, ve bu ciddi bir sorundur.Jeg er her for at fortælle at vi har et problem med drenge, et alvorligt problem.
Size erkek çocuklarla bir sorunumuz olduğunu anlatmak için buradayım, ve bu ciddi bir sorundur.Jestem by powiedzieć wam, że mamy problem z chłopcami, poważny problem.
Size erkek çocuklarla bir sorunumuz olduğunu anlatmak için buradayım, ve bu ciddi bir sorundur.Jsem tady, abych vám řekla, že máme s chlapci problém a že to je opravdu vážný problém.