Erkek başını örtmemeli; o, Tanrının benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.男人 本 不 該蒙 著頭 、 因為 他 是 神 的 形像 和 榮耀 、 但 女人 是 男人 的 榮耀
Eserlerini beğendiği, çekici bir erkeğin sevgilisiydi.Egy izgalmas férfi szeretője volt, egy művészé, akinek hitt a munkájában.
Eserlerini beğendiği, çekici bir erkeğin sevgilisiydi.Era amante de um homem excitante um artista, em cujo trabalho ela acreditava.
Eserlerini beğendiği, çekici bir erkeğin sevgilisiydi.Era la amante de un hombre apasionante... un artista que trabajaba en lo que ella creía.
Eserlerini beğendiği, çekici bir erkeğin sevgilisiydi.Ze was de partner van een interessante kunstenaar, wiens werk ze steunde.
Eserlerini beğendiği, çekici bir erkeğin sevgilisiydi.كانت حبيبة رجل مثير للاهتمام فنان كانت تؤمن به
Gerek kadının, gerekse erkeğin boşanma başvurusunda bulunma hakkı vardır.Aussi bien les femmes que les hommes ont le droit de demander le divorce.
Gerek kadının, gerekse erkeğin boşanma başvurusunda bulunma hakkı vardır.Både kvinnan och mannen har rätt att söka skilsmässa.
Gerek kadının, gerekse erkeğin boşanma başvurusunda bulunma hakkı vardır.Sekä naisella että miehellä on oikeus hakea avioeroa.
Gerek kadının, gerekse erkeğin boşanma başvurusunda bulunma hakkı vardır.Tanto las mujeres como los hombres tienen derecho al divorcio.
Gerek kadının, gerekse erkeğin boşanma başvurusunda bulunma hakkı vardır.Как женщина, так и мужчина имеют право подавать заявление на развод.
Gerek kadının, gerekse erkeğin boşanma başvurusunda bulunma hakkı vardır.كل من النساء والرجال لديهم الحق في طلب الطلاق.
Gerek kadının, gerekse erkeğin boşanma başvurusunda bulunma hakkı vardır.男女均享有婚恋自由的权利。强制结婚在芬兰是违法的。父母没有权利强制儿女结婚,也不可施加压力。男女均有权申请离婚。离婚无需征得配偶的同意。
Görüldüğü gibi, bir kadının hemofili hastası olma ihtimali, bir erkeğinkinden çok daha düşüktür. -그래서 여러분들도 알 수 있듯이 혈우병이 여성에게서 발생하는 확률은 남성에게서 발생하는 확률보다 훨씬 낮습니다
Görüldüğü gibi, bir kadının hemofili hastası olma ihtimali, bir erkeğinkinden çok daha düşüktür. - -Możecie sobie wyobrazić, że przypadki hemofilii wśród kobiet są znacznie rzadsze niż wśród mężczyzn.
Görüldüğü gibi, bir kadının hemofili hastası olma ihtimali, bir erkeğinkinden çok daha düşüktür. -Nun kannst Dir vorstellen, daß Hämophilie bei Frauen deutlich seltener auftritt als bei Männern.
Görüldüğü gibi, bir kadının hemofili hastası olma ihtimali, bir erkeğinkinden çok daha düşüktür. - -Takže teď si umíte představit, že výskyt hemofílie u žen, je mnohem nižší, než u mužů.
Görüldüğü gibi, bir kadının hemofili hastası olma ihtimali, bir erkeğinkinden çok daha düşüktür. - -Както виждате, случаите на хемофилия при жените са много по-редки от тези при мъжете.
Görüldüğü gibi, bir kadının hemofili hastası olma ihtimali, bir erkeğinkinden çok daha düşüktür. -كى تتخيل,حدوث اصابة بالناعور فى المرأة هو اقل كثيرا من اصابة الرجل بالناعور.
-Görürsün, hadi uza artık. Peki, seni yeni erkeğinle başbaşa bırakayım.- Φεύγα από μπρος μου!
Gücünü kullansana. Nasıl bir erkeğin hiç gücü olmaz?Usa la tua forza.<br />Come può essere che un uomo non abbia forza?
Gücünü kullansana. Nasıl bir erkeğin hiç gücü olmaz?Użyj siły. <br />Jak facet może nie mieć siły?
Gücünü kullansana. Nasıl bir erkeğin hiç gücü olmaz?Verwende deine Stärke.<br />Wie kann ein Mann keine Kraft haben?
Gücünü kullansana. Nasıl bir erkeğin hiç gücü olmaz?Используй силу Как мужчина может быть такой слабый?
[Gülüşler] Bir deyiş şöyle diyor, 'Her erkeğin arkasında, mükemmel, ilham verici bir kadın bulunur.'Există un proverb care spune : " În spatele fiecărui bărbat , există o mare și inspiratoare femeie ."
Hayatım çok başarılı Bir erkeğin ihtiyacı olabilecek her şeye sahibimMůj život je tak úspěšný, mám vše, co člověk potřebuje.
Hayır, bence maymuna tamamen güveniyordu. Ama erkeğinin gelip onu kurtarmasını istedi.Ei, minusta hän ehdottomasti luotti apinaan - mutta halusi miehensä palaavan.
Hayır, bence maymuna tamamen güveniyordu. Ama erkeğinin gelip onu kurtarmasını istedi.Eu cred că avea încredere în maimuţă dar voia să vină bărbatul ei.
Hayır, bence maymuna tamamen güveniyordu. Ama erkeğinin gelip onu kurtarmasını istedi.Jo, det gjorde hon absolut- men hon ville bli räddad av sin man.
Hayır, bence maymuna tamamen güveniyordu. Ama erkeğinin gelip onu kurtarmasını istedi.Ne, já myslím, že opičákovi absolutně věřila, ale chtěla, aby přišel její muž.
Hayır, bence maymuna tamamen güveniyordu. Ama erkeğinin gelip onu kurtarmasını istedi.Secondo me della scimmia si fidava. ma voleva aspettare il suo uomo.
Hee-joong sinirlenip sarhoş olmuştu. Ardından da bir erkeğin evine gitmişti.Хі Чжун із злості напилася і відправилася в будинок до хлопця.
Hüzünlüyüm, Siz de hüzünlü olurdunuz, Eğer erkeğinizle yaptığınız tüm planlar çöpe gitseydi.Allapäin, oisit myös jos kaikki aikeet miehes kanssa luhistuis.
Hüzünlüyüm, Siz de hüzünlü olurdunuz, Eğer erkeğinizle yaptığınız tüm planlar çöpe gitseydi.Tak mi smutno, każdemu by było gdyby przyszłość legła w gruzach.
İki erkeğin ortasında cesur olduğunu biliyordum.Comme vous oscillez entre 2 hommes, je savais que vous n'étiez pas une femme simple.
İki erkeğin ortasında cesur olduğunu biliyordum.Tudtam, hogy bátor vagy, ha már két férfi között egyensúlyozol.
İki erkeğin ortasında cesur olduğunu biliyordum.كنت اعلم انك شجاعة عندما كنت وسط رجلين
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.¥rnens vei på himmelen, ormens vei over stenen, skibets vei på havet og en manns vei til en jomfru.
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.cesty orla v povetrí, cesty hada na skale, cesty lode prostred mora a cesty muža pri panne.
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.Cesty orlice v povětří, cesty hada na skále, cesty lodí u prostřed moře, a cesty muže při panně.
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.Drogi orlej na powietrzu, drogi wężowej na skale, drogi okrętowej w pośród morza, i drogi mężowej z panną.
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.곧 공중에 날아 다니는 독수리의 자취와 바다로 지나다니는 배의 자취와 남자가 여자와 함께 한 자취며
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.Ørnens Vej på Himlen, Slangens Vej på Klipper, Skibets Vej på Havet, Mandens Vej til den unge Kvinde.
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.pot orla pod nebom, pot kače na skali, pot ladje na morju globokem in moža pot k dekletu.
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.urma vulturului pe cer, urma şarpelui pe stîncă, urma corăbiei în mijlocul mării, şi urma omului la o fată.
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.пути орла на небе, пути змея на скале, пути корабля среди моря и пути мужчины к девице.
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.דרך הנשר בשמים דרך נחש עלי צור דרך אניה בלב ים ודרך גבר בעלמה׃
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.طريق نسر في السموات وطريق حيّة على صخر وطريق سفينة في قلب البحر وطريق رجل بفتاة.
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.就 是 鷹 在 空 中 飛 的 道 、 蛇 在 磐 石 上 爬 的 道 、 船 在 海 中 行 的 道 、 男 與 女 交 合 的 道
Kartalın gökyüzünde, Yılanın kayada, Geminin denizde izlediği yol Ve erkeğin genç kızla tuttuğu yol.就是 鷹在 空中 飛 的 道 、 蛇 在 磐石 上爬 的 道 、 船 在 海中 行的道 、 男與 女 交合 的 道
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?Ai nói là 2 đứa, một nam một nữ có thể đóng cửa ở chung trong phòng một mình chứ?
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?Chi ha detto che voi due, ragazzo e ragazza, potete stare nella stessa stanza insieme con la porta chiusa?
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?Cine v-a zis voua,ca o fata si un baiat pot sta impreuna intr-o camera cu usa inchisa?
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?Gyerekek! Ki mondta nektek, hogy egy felnőtt lány és fiú, lehet ugyanabban a szobában zárt ajtó mögött?
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?Kto powiedział, że możecie przebywać w jednym pokoju przy zamkniętych drzwiach?
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?Kuka sanoi että te kaksi aikuista poikaa ja tyttöä voitte olla samassa huoneessa ovi kiinni?
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?Qui vous a dit que vous pourriez être ensemble dans la même chambre avec la porte fermé?
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?Siapa bilang kalian dapat berduaan dengan kamar tertutup?
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?Wer hat gesagt, dass ihr beiden bei geschlosser Tür im gleichen Raum sein dürft?
Kim söyledi size, büyümüş bir kızla bir erkeğin aynı odada birlikte kapalı kalabileceğini?من قال لكم , بالغين و بنت وولد تستطيعون الجلوس في غرفة لوحدكم و الابواب مغلقه؟