Ana içeriğe geç
Sözlük

eridi ile cümle

eridi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çantamda bulunan şekerleme sıcakta eridi.The candy I had in my bag went mushy in the heat.
Sudaki buz eridi.The ice in the water melted.
Kar bir günde eridi.The snow melted away in a day.
Kar eridi.The snow is melted.
O sözünün eridir, bu yüzden yardım edeceğini söylediyse edecektir.He is a man of his word, so if he said he'd help, he will.
Buz eridi.The ice has melted.
Buz eridiğinde tekrar suya dönüşür.Ice turns back into water when it melts.
Buz güneşte eridi.The ice has melted in the sun.
Güneş çıktı ve buz eridi.The sun came out and the ice melted.
O, sözünün eridir.He's a man of his word.
Kar güneşte eridi.The snow melted in the sun.
Dün gece hâlâ yerde kar vardı, ama bu sabah hepsi eridi.Last night there was still snow on the ground, but this morning it's all melted.
Kar eridiğinde su olur.When the snow melts, it becomes water.
Sonunda kar eridi.Finally the snow melted.
Kar sununda eridi.The snow has finally melted.
Kar çoktan eridi mi?Is the snow melted already?
Kardan adam ertesi sabah tamamen eridi.The following morning, the snowman was completely melted.
Buz, su içinde eridi.The ice melted in the water.
Kar zaten eridi mi?Has the snow already melted?
Sabahleyin yoğun kar yağdı ve sonra eridi.In the morning, heavy snow fell, and then it melted.
Bahar gelince kar eridi.When spring arrived, the snow melted.
Kartopu elimde eridi.The snowball melted in my hand.
Buz eridikçe görünür hale gelir ve ''Schrödinger'' yazısı okunur.Upon melting the ice and closely examining it, the display reads "Schrödinger".
Buzullar eridikten sonra bu vadileri deniz suyu kaplamıştır.Then the seeds are sown after the rains.
Parçalandığı zaman erimiştir ve eridikten sonra bütün parçaları birleşmiştir.After pinning him down, they each acquire him, and morph him.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.The phone lines on Capitol Hill flat out melted.
Ancak bu yakınlık, buzlar tekrar eridiğinde kayboluyor.But that likelihood fades as long as ice melts again.
Şehirler uygarlıkların aynı potada eridiği merkezlerdir.Cities are the crucible of civilization.
Üzücü bir görüntü. buzun yuzde sekseni eridi.Sad picture. It lost 80 percent of its ice.
Beaufort Denizi'nde buzların eridiği yerlerde açık denizde su üstünde görüyoruz onları.We're seeing them in the Beaufort Sea, floating in the open ocean where the ice has melted out.
Havalar ısındı ve Salı sabahına kadar beş cm eridi.The weather warmed up, and by Tuesday morning, 2 inches had melted.
Buzulların eridiğini biliyordum.I knew this was happening. I knew the Artic was warming.
Bu buz eridiğinde, deniz seviyesi altı metre kadar yükselecektir.When that ice melts, sea level rises by six meters.
Buzulun büyüklüğünü ve ne kadar buzun eridiğini tahmin edebilirsiniz.So, imagine how big this is and how much ice is charging out.
Savaş eridir RAB, Adı RABdir.Yahweh is a man of war. Yahweh is his name.
Sustuğum sürece Kemiklerim eridi, Gün boyu inlemekten.When I kept silence, my bones wasted away through my groaning all day long.
Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?When the sky will split asunder, and turn rosy like the dregs of annointing oil,
Gök parçalanıp da, yağ gibi eridiği ve kırmızı bir güle dönüştüğü zaman...When the sky will split asunder, and turn rosy like the dregs of annointing oil,
Sırbistan: bankacılarla iş dünyası arasındaki buzlar eridiSerbia: bankers and businesspeople break the ice
Bilim insanları Karadeniz kıyı şeridinin hızla eridiği konusunda uyarıyorlar. [Getty Images]The Black Sea coastline is eroding quickly, scientists warn. [Getty Images]
Buz eridikçe görünür hale gelir ve ''Schrödinger'' yazısı okunur.Upon melting the ice and closely examining it, the display reads "Schrödinger".
Suyun içindeki buz eridi.Das Eis im Wasser schmolz.
Buz eridi.Das Eis schmolz.
Memleketlerinden çıkıp da geri dönmeyenler, diğer milletler arasında eridiler.Und die, die noch nicht Teil der Nation sind, Kommt.
Parçalandığı zaman erimiştir ve eridikten sonra bütün parçaları birleşmiştir.Nach seiner Scheidung ging er eine Bürgschaft ein, durch die er fast sein gesamtes Vermögen verlor.
Buz eridikçe görünür hale gelir ve ''Schrödinger'' yazısı okunur.Es wird sogar Schnee gegessen und wir hören den Namen „Elena“.
Parçalandığı zaman erimiştir ve eridikten sonra bütün parçaları birleşmiştir.Se destacó en el bolero, aunque interpretó casi todos los ritmos.
Zamanla İsrail halkı çoğulculaştı ve kültür mozaiği bir çoğulcu kültür içinde eridi.Infine, le società europee si stanno trasformando in mosaici pluriculturali.
Allah'ın yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi.Также её отождествляли с защитницей бога Гора, сына Исиды (когда он был молодым).
Parçalandığı zaman erimiştir ve eridikten sonra bütün parçaları birleşmiştir.Quando entrou no ginásio, ele foi extramamente vaiado por todos os fãs presentes.
"İzci Töresi" İzci, sözünün eridir; şeref ve haysiyetini her şeyin üstünde tutar.Lei Escoteira O Escoteiro tem uma só palavra; sua honra vale mais que sua própria vida.
Memleketlerinden çıkıp da geri dönmeyenler, diğer milletler arasında eridiler.De terugkeer naar de Verenigde Staten, waar ze intussen niemand waren, deprimeerde hen.
Buzullaşmanın eridiği dönem boyunca faylar hızlandırılmış bir deprem tetikleme kayması yaşar.Het hele proces versnelt als er plotselinge, seismische activiteit plaatsvindt.
Mevsimin ilk karı yağdı ve hızla eridi.De ploeg werd er in het eerste seizoen voorlaatste en zakte meteen helemaal weg.
Anlatıcının önündeki masada yedi uzun mum yanmaktadır ve mumlar eridikçe adamın kurtulma umutları da azalır.Przed nim stoi na stole 7 cienkich białych świec, a gdy te się topią, również i jego nadzieje się zmniejszają.
Küre suda eridiği zaman da yavrular serbest kalır.W trakcie lotu pszczoły zostają uwolnione.
Buz eridi.Крига розтанула.
Buzullar eridikten sonra bu vadileri deniz suyu kaplamıştır.Když skončil, voda se zpěnila a objevil se mořský bůh (mořský car).
Binanın demir aksamı eridi.Stavbu zpevňovaly železné pásy.
Bundan sonra Ptolemaios'un Kıbrıs'taki egemenliği tümüyle son eridirildi.Astfel, întreg flancul stâng al lui Ptolemeu a fost învins.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod