Şarâb-ı erguvânî (içip) erganûn dinlediler.And they had conversations about what they listened to.
Erguvani balıkçıla görünüş olarak benzer ancak daha koyu renkli ve daha iridir.It is similar to a kilt, except it is lighter and thinner.
Ve güneş gürlüyor, O erguvani ejderha.Du bist die Sonne, der Stern der mich führt.
Şarâb-ı erguvânî (içip) erganûn dinlediler.Afin de garder l'huile, ils fabriquaient de grandes jarres.
Ve güneş gürlüyor, O erguvani ejderha.Le héros finit par gagner, assommant le dragon à coups de massue.
Omuzu erguvani-kırmızıdır.Sa face ventrale est rouge.
Olgunlaşmadan önce yeşil olan meyveleri, olgunlaştığında erguvani renge dönüşür ve yenilebilir.La frutas se cosechan cuando aún están verdes, antes de que se endurezca su piel.
2007 yılında ilk kitabı Erguvaniler'i, 2009'da ise ikinci kitabı Yalıdakiler'i çıkardı.Poi nel 2005 il secondo libro Il fuggitivo.
Omuzu erguvani-kırmızıdır.وهو صباغ أحمر أرجواني.
Omuzu erguvani-kırmızıdır.A barriga é vermelha-alaranjada.
Omuzu erguvani-kırmızıdır.Izvoras cu burta rosie.
Olgunlaşmadan önce yeşil olan meyveleri, olgunlaştığında erguvani renge dönüşür ve yenilebilir.Først er de lysegrønne, men snart bliver de rødbrune og forveddede (omtrent som det sker med hindbær).
Şarâb-ı erguvânî (içip) erganûn dinlediler.Det ble da avdekket store mengder med ostraka (potteskår).
Ve güneş gürlüyor, O erguvani ejderha.Tiếng đao vừa đánh phập xuống, đầu rồng đã rụng ra".
Şarâb-ı erguvânî (içip) erganûn dinlediler.これも聞えたかき者なり。
Ve güneş gürlüyor, O erguvani ejderha.空中に浮き上がり、龍を象った気を飛ばす。
Şarâb-ı erguvânî (içip) erganûn dinlediler.」竄煉名其中,誣浩等師事煉,聽其指揮,具獄上。
Şarâb-ı erguvânî (içip) erganûn dinlediler.형리들은 그의 중얼거리는 기도 소리를 듣고 경악하였다.
2007 yılında ilk kitabı Erguvaniler'i, 2009'da ise ikinci kitabı Yalıdakiler'i çıkardı.Geniji brez hlač so prvič izšli leta 2009, že takoj naslednje leto je izšla druga izdaja.