erg ile cümle
erg kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Elektrolytom nie je roztok soli a vody, ale skôr soľ, ktorá je roztopená.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Elektrolytten er ikke en opløsning af salt og vand men snarere smeltet salt.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.El electrolito no es una solución de agua y sal, sino más bien de sal fundida.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.전해질은 소금과 물의 용해질이 아니고, 소금을 녹인 물질입니다.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.L'électrolyte n'est pas une solution saline, mais plutôt du sel fondu.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.L'elettrolita non è una soluzione di acqua e sale, bensì di sale fuso.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.O eletrólito não é uma solução de sal e água, mas antes sal que é derretido.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Ο ηλεκτρολύτης δεν είναι διάλυμα αλατιού και νερού, αλλά αλάτι που έχει λιώσει.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Електролитът не е разтвор на сол и вода, а разтопена сол.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Електролітом виступає не розчин солі, а розтала сіль.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Электролитом служит не водно-солевой раствор, а расплавленная соль.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.האלקטרוליט הוא לא תמיסה של מלח ומים, אלא מלח מותך.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.المحلول الكهربائي ليس محلولاً من الملح و الماء، و لكنه عبارة عن ملح مذاب.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.塩と水の溶液ではなく むしろ融解塩です つまり 液体金属と融解塩と
Endişelenme... Karşı koymayan ergene, ergen denir mi, çocuk denir.Neboj sa...
"Ergen Alkolü"『10代の飲酒』
"Ergen Alkolü""Alcohol adolescente"
"Ergen Alkolü""Alcool în adolescență".
"Ergen Alkolü""Подростковый алкоголизм".
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlar10대 소년들은 혼자 떨어져 살았고, 그들의 몸에 흰 진흙을 발랐습니다.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarAdolescentes viviam em isolamento, com o corpo coberto de barro branco.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarBăieţi adolescenţi trăiau in izolare, trupurile lor fiind acoperite de o argilă albă.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarGli adolescenti vivevano isolati, i loro corpi coperti di argilla bianca.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarLes garçons adolescents vivaient en isolation, leur corps couverts d'argile blanche.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarMännliche Teenager lebten isoliert, ihre Körper mit weißem Lehm bedeckt.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarNa enkele weken wasten ze het wit eraf en namen de volle verantwoordelijkheden van mannen op zich.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarNa pustkowiu nastoletni chłopcy pokrywali ciała białą gliną.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarNiños adolescentes vivían aislados, con sus cuerpos cubiertos de arcilla blanca.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarTeini-ikäiset pojat elivät eristyksissä, vartalot valkoisessa savessa.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarМомчета в тинейджърските си години живяха в изолация, техните тела покрити с бяла глина.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarПодростки жили в изоляции, их тела покрывались белой глиной.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarנערים שחיו בבידוד כשגופם מכוסה בחימר לבן.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlarعاش المراهقون في عُزلة، تم تغطية أجسادهم بالطين الأبيض.
Ergen erkek çocukları, vücutları beyaz çamura bulanmış halde toplumdan kopuk yaşıyorlar数週間後、彼らは粘土を洗い落とし
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.A prostituição entre adolescentes é a mais alta de sempre.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.A serdülőkori prostitúció aránya a tetőfokára hágott.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.미성년자 매춘이 성행하고 있습니다.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.La prostitución adolescente está en su apogeo.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.La prostitution chez les adolescentes est à son apogée.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.La prostituzione tra le adolescenti è al suo massimo.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Mại dâm trẻ vị thành niên lên đến đỉnh điểm
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Prostituarea adolescenţilor se află la cele mai mari cote.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Prostitusi remaja sedang pada puncaknya.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Prostytucja nastolatków kwitnie.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Teenageprostitution er på sit højeste.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Teenagerprostitution ist so hoch wie nie.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Tienerprostitutie is ongekend hoog.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Η εφηβική πορνεία είναι στην αιχμή της.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Детская проституция достигла небывалого уровня.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Проституцията при тийнейджърките процъфтява.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.Рівень підліткової проституції зашкалює.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.זנות נוער נמצאת בשיאה.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.دعارة المراهقين في ذروتها.
Ergenler arasında fahişelik oranı hızla artıyor.ある地域では 朝起きると
Ergenliğim Almanya'nın Fransa işgali sırasında geçti.A minha adolescência foi passada durante a ocupação alemã da França.
Ergenliğim Almanya'nın Fransa işgali sırasında geçti.Dospíval jsem během německé okupace ve Francii.
Ergenliğim Almanya'nın Fransa işgali sırasında geçti.Durante mi adolescencia Francia estaba bajo la ocupación alemana.
Ergenliğim Almanya'nın Fransa işgali sırasında geçti.Elin nuoruuttani saksalaisten miehittäessä Ranskaa.
Ergenliğim Almanya'nın Fransa işgali sırasında geçti.J'ai passé mon adolescence pendant l'occupation allemande de la France.
Ergenliğim Almanya'nın Fransa işgali sırasında geçti.Kamaszkoromat Franciaország német megszállása alatt töltöttem.