erg ile cümle
erg kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- Nee, omdat ze mentaal onvolwassen is. En zo romantisch als ze is, heeft ze een wens om te sterven.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- Nem. Nem, mert agyilag kamasz, és romantikus lélek, ezért önpusztító.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.Non. Non, parce que... elle est mentalement adolescente et en vraie romantique, elle a un désir de mort.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.- NU. Nu, pentru că are o minte de adolescent... ... şi fiind şi romantică, îşi doreşte să moară.
Çünkü hala ergenlik döneminde, romantik takılıp acı çekmeye bayılır.... لا، لأنها و بكونها رومانسية فلديها أمنية موت
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.10대들의 전형적인 행동은 미디어에서 우스꽝스럽게 혹은 악마처럼 풍자되기도 합니다.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Bývají parodováni, někdy až démonizováni v médiích pro své typicky pubertální chování.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.De blir parodierade, ibland till och med demoniserade i media för sitt typiska tonårsbeteende.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Ils sont parodiés, voire diabolisés dans les médias pour leur comportement adolescent typique.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Néha kiparodizálja őket, vagy egyenesen üldözi őket a média amiatt a bizonyos tipikus tini viselkedés miatt.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Są parodiowani, czasem nawet demonizowani w mediach, z powodu ich typowych zachowań.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Sie werden parodiert und manchmal in den Medien sogar dämonisiert wegen ihres typischen Teenagerverhaltens.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Son parodiados, a veces incluso demonizados en los medios por su típico comportamiento adolescente.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Sunt ironizați, uneori demonizați în mass-media pentru comportamentul lor tipic adolescent.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Ze worden geparodieerd, soms zelfs gedemoniseerd in de media voor hun typische tienergedrag.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.В СМИ их высмеивают, а иногда даже изображают какими-то чудовищами из-за их типичного подросткового поведения.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Їх пародіюють, висміюють медіа через їхню типову поведінку.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.Те са пародирани, понякога дори демонизирани в медиите поради типичното им тийнейджърско поведение.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.הם יסוד לסטירה ודמוניזציה בתקשורת בגלל התנהגות האופיינית לגיל ההתבגרות שלהם. הם מסתכנים,
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.パロディ化したり ときには悪魔のように扱います リスキーなことをする 気分屋 そして異常に自意識過剰
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Ak má nejakú tému, tak je ňou dospievanie.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Als het een onderwerp heeft, dan is dat de puberteit.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Dacă are un subiect, subiectul este adolescenţa.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Hvis det har et tema, er det pubertet.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Jeśli ma jakiś temat, to jest nim wiek dojrzewania.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.만약 이 시가 주제가 있다면, 주제는 청소년기입니다.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Se ha un soggetto, il soggetto è l'adolescenza.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Se tem um tema, o tema é a adolescência.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.S'il a un sujet, le sujet est l'adolescence.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Si tiene un tema ese tema es la adolescencia.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Wenn es denn ein Thema hat, dann wäre es das Erwachsenenwerden.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Αν έχει κάποιο θέμα, το θέμα είναι η εφηβεία.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Если у него есть тема, то это юность.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.Темата му е юношеството.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.אם יש לו נושא, הרי שהנושא הוא התבגרות.
Eğer bir konusu varsa, o da ergenlik.それは思春期です ある人に向けて書いたものです
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Je kunt niet concurreren met de omgeving wanneer je de hersenen van een puberende hond hebt.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.환경을 이길 수는 없습니다, 사춘기 개의 생각으로는 말이지요.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Man kann sich nicht gegen die Umwelt durchsetzen wenn man das Gehirn eines erwachsenen Hundes hat.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Não podem competir com o meio ambiente, se tiverem um cérebro de cão adolescente.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Nem versenyezhetünk a környezettel, egy serdülő kutya feje szerint.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Nie możesz konkurować ze środowiskiem, jeśli masz mózg dorastającego psa.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Nu poţi concura cu mediul, dacă ai creierul unui câine adolescent.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Voi perdete. Non potete competere con l'ambiente se avete a che fare con un cane adolescente.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Vous ne faites pas le poids face à l'environnement dans le cerveau d'un chien adolescent.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Δεν μπορείτε να ανταγωνιστείτε το περιβάλλον, αν έχετε το μυαλό ενός έφηβου σκύλου.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Вы не можете соревноваться с окружающей средой, если у вас мозги подрастающей собаки.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.Искам да кажа, вие губите. Не може да се конкурираш с околната среда, ако имаш мозък на подрастващо куче.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.אי אפשר להתחרות עם הסביבה, אם יש לך מוח של כלב בוגר.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.لا تستطيع المنافسة مع البيئة، لو كان لديك عقل كلب مراهق.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.環境には勝てないでしょう。 ですから、訓練の際、なるべく
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Az elektrolit nem só és víz oldata, hanem inkább só, amelyet megolvasztottak.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Chất điện phân không phải là dung dịch muối và nước, mà là muối tan chảy.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Das Elektrolyt ist nicht eine Wasser-Salz-Lösung, sondern eher geschmolzenes Salz.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Dat elektrolyt is geen oplossing van zout en water, maar een gesmolten zout.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Electrolitul nu e o soluţie de sare în apă, ci de sare topită.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Elektrolitem nie jest wodny roztwór soli, lecz sól która została stopiona.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Elektrolitnya bukan larutan garam dan air, melainkan garam yang sudah meleleh.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Elektrolyten är inte att lösning av salt och vatten det är snarare smält salt.
Elektrolit ise su ve tuz çözeltisi değil, ergimiş tuzdur.Elektrolyt není roztok soli a vody, nýbrž spíše sůl, která je roztavena.