erg ile cümle

erg kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Когато бях на пет години, разбрах, че съм сгодена и че ще ме омъжат веднага, щом вляза в пубертета.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Когда мне было пять лет, я узнала, что уже обручена и меня выдадут замуж, как только я повзрослею.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Коли мені було п'ять років, я дізналася, що заручена, і мала вийти заміж щойно досягну статевої зрілості.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.כשהייתי בת חמש, גיליתי שאני מאורסת ושאינשא ברגע שאגיע לבגרות מינית.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.عندما كان عمري خمس سنوات، اِكتشفت أنني كنت مخطوبة و سأتزوج بمجرد وصولي سن البلوغ.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.私が思春期に入ったら 結婚をすることが すでに決まっていると知りました 母も 祖母も おばも
- Bir daha söyler misiniz? - Post hoc ergo propter hoc.- Hur var det igen?
- Bir daha söyler misiniz? - Post hoc ergo propter hoc.Lahko prosim razložite.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Am lansat o publicaţie, şi am fost pus sub acuzaţie când eram adolescent.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Egy magazint írtam és serdülő koromban vádat emeltek miatta ellenem.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Escrevia numa revista e fui processado por isso em adolescente.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Escribí una revista, fui procesado por ello cuando era un adolescente.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Ich schrieb ein Magazin, wurde dafür bestraft, als ich ein Teenager war.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Ik schreef een tijdschrift, en werd daarvoor vervolgd toen ik een tiener was.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.J'écrivais un magazine, j'ai été poursuivi pour ça quand j'étais ado.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Jeg skrev et blad, blev retsforfulgt for det, da jeg var teenager.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.잡지 기사를 썼는데, 그것 때문에 기소당하기도 했지요. 십대 때였어요.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Pidin lehteä, josta minut haastettiin teininä oikeuteen.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Pisałem magazyn, za który byłem ścigany, kiedy byłem jeszcze nastolatkiem.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Pisal sem revijo in za to so me tožili, ko sem bil najstnik.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Písal som časopis, a kvôli nemu ma ako teenagera vyšetrovali.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Psal jsem časopis, a kvůli němu mě v pubertě vyšetřovali.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Saya menulis di majalah, pernah dituntut gara-gara tulisan itu waktu masih remaja.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Scrivevo una rivista, sono stato processato per quella rivista quando ero adolescente.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Tôi viết một tờ báo, và tiếp tục theo đuổi nó khi vào độ tuổi thiếu niên.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.'Εγραψα ένα περιοδικό, διώχθηκα για αυτό όταν ήμουν έφηβος.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Пишех в едно списание, бях съден за това като тийнейджър.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.Я издавал журнал, когда был подростком, и подвергался преследованиям за это.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.כתבתי כתב עת, העמידו אותי לדין בגללו כאשר הייתי בן טיפשעשרה.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.فقد كتبت مجلة , سببت لي بعض المشاكل عندما كنت في سن المراهقة .
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.起訴されたことがあります ハッカーという言葉は
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon Gu a dit... que nous étions des adolescents contrôlés par nos hormones.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon Gu a spus... ca la 18 ani cu totii suntem loviti de pubertate.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon Gu đã nói... rằng tất cả chúng ta đều đến tuổi trưởng thành.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon Gu ha detto... che tutti noi 18enni siamo preda della pubertà.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon Gu povedal... ...že sme len 18-roční pubertiaci.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon Gu powiedział... ...że wszyscy jesteśmy w okresie dojrzewania
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon Gu řekl, že jsme všichni osmnáctiletí a v pubertě.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon Gu sa... att vi alla pubertet 18 åringar är begränsade.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon gu said.. dass wir alle pubertierende 18-jährige sind.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Bong Joon Gu zei... dat wij allemaal met puberteit getroffen 18 jarigen zijn.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Ο Μπονγκ Τζουν Γκου είπε ότι είμαστε 18χρόνα θύματα της εφηβείας.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Бонг Джун Гу каза... че всички сме от 18 години задвижвани само с пубертета.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız. ( rüştünü kazanmaktan bahsediyor)Бон Чжун Гу сказал... что все мы в 18 лет движимы лишь половым созреванием.
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız....בונג ג'ון גו אמר .שכולנו מגיעים לבגרות מינית בגיל 18
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız.قال بونغ جوون غو 000 أننا جميعا في سن البلوغ الذين تتراوح أعمارهم بين 18 سنة
Bong Joon Gu dedi ki... biz tüm ergenler 18 yaş ile sınırlandırılmışız.とにかく血も湧く18歳だって な・・・何するのよ?
Bu bir şekilde benim hayat hikayemdir. Ergenliğim Almanya'nın Fransa işgali sırasında geçti.To niejako historia mojego życia. okres dojrzewania spędziłem w czasie Niemieckiej okupacji we Francji.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.모두 해킹 기술을 10대 초중반에 익혔습니다.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Det er allesammen mennesker der lærte deres hacker-evner mens de var i deres teenage-år.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Het zijn allemaal mensen die hun hacking-vaardigheden leerden in de vroege tot midden tienerjaren.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Jsou to lidé, kteří se hackování naučili v raných až středních pubertálních letech.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Mindegyikük tinédzserkoruk elején-közepén sajátították el a hackelés fogásait.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Sie alle lernten ihre Hacking-Fertigkeiten in ihrer frühen bis mittleren Jugend.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Sono tutte persone che hanno sviluppato le loro abilità di hacker nella loro prima e media adolescenza.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Todos aprendieron de piratería al inicio y mediados de la adolescencia.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Todos eles desenvolveram as suas capacidades de pirataria na sua adolescência.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Toți și-au dobândit abilitățile de hackeri în prima parte a adolescenței.
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Všetko sú to ľudia, ktorí svoje zručnosti získali v skorých až stredných rokoch svojich "-nástin".
Bu insanlar hackerlık yeteneklerini ergenlik çağlarında elde etmişler.Wszyscy są ludźmi, którzy nauczyli się swoich hakerskich umiejętności będąc zaledwie nastolatkami.

İlgili Sayfalar