erg ile cümle
erg kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.E il problema è che tanta gente oggi, specialmente gli adolescenti, devono passare attraverso due adolescenze.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.En het probleem is nu dat er veel mensen en in het bijzonder volwassenen door hun tweede puberteit moeten.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.És az a baj, hogy nem kevesen, főleg kamaszok, két kamaszkoron kell, hogy átessenek.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.In problem mnogih ljudi v tem trenutku, posebno mladoletnikov, je v tem, da morajo preživeti dve puberteti.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.문제는 오늘날 많은 사람들이, 특히 청소년들이, 두 번의 사춘기를 겪는다는 겁니다.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.O problema é que muitas pessoas hoje em dia, principalmente adolescentes, passam por duas adolescências.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.Problém je, že veľa ľudí dnes, a hlavne adolescenti, si musia prežiť dve puberty.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.Şi problema e că mulţi oameni acum, mai ales adolescenţii, trebuie să treacă prin două adolescenţe.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.Το πρόβλημα είναι ότι πολλοί άνθρωποι σήμερα, ιδιαίτερα έφηβοι, πρέπει να περάσουν δύο εφηβείες.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.И проблемът е, че много хора сега, особено подрастващите, трябва да преминат през два пубертета.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.І проблема полягає в тому, що сьогодні багато людей, а особливо молодь, змушені пройти через дві юності.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.והבעייה היא שהרבה אנשים עכשיו, בעיקר מתבגרים, צריכים לעבור שתי התבגרויות.
Asıl sorun şu ki, şimdilerde çoğu insanın, özellikle de gençlerin, iki farklı ergenlik atlatmaları gerekiyor.不過問題在於家陣好多人, 尤其係青少年, 需要經歷兩個青春期。
Aslen, annesi Afrika'da bir ormandan geliyor. Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Az anyja Afrika őserdőjéből érkezett, serdülőként, kb.
Aslen, annesi Afrika'da bir ormandan geliyor. Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Hänen äitinsä on kotoisin Afrikan metsistä ja tuli meille vasta murrosikäisenä, kuuden tai seitsemän vanhana.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.Am făcut bateria complet lichidă: metale lichide pentru ambii electrozi şi sare topită ca electrolit.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.Fiz a bateria completamente líquida — metais líquidos para ambos os elétrodos e sal fundido para o eletrólito.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.Jeg lavede hele batteriet flydende -- flydende metal for begge elektroder og smeltet salt som elektrolyt.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.저는 배터리를 완전 액체로 만들었습니다. -- 전극으로 액체금속을 사용하고, 전해질로 녹인 소금을 사용했죠.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.Saya membuat baterai semua cairan - cairan logam untuk kedua elektroda dan garam cair untuk elektrolitnya.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.Spravil som batériu celú tekutú -- tekuté kovy ako obe elektródy a roztavená soľ ako elektrolyt.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.Vytvořil jsem tu baterii, v které jsou obě elektrody z tekutého kovu a elektrolyt je roztavená sůl.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.Направих батерията изцяло течна - течен метал за двата електрода и разтопена сол за електролита.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.יצרתי את המצבר הנוזלי כולו -- מתכת נוזלית לשתי האלקטרודות ומלח מותך כאלקטרוליט.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.قمت بصناعة بطارية بمكونات سائلة -- معادن سائلة لكلا القطبين الكهربائيين و ملح مذاب للمحلول الكهربائي.
Bataryayı tamamen sıvı yaptım, her iki elektrot için sıvı metaller ve elektrolit için ergimiş tuz.電解質の融解塩から成る 完全な液体電池を作ったのです どのように反応するのかお話します
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."E allora io direi: coquo, ergo sum.
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."E assim eu diria, coquo ergo sum:
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Et je dirais, coquo ergo sum :
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Ich würde sagen, coquo ergo sum
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Ik zou zeggen: coquo ergo sum.
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Jadi saya ingin mengatakan "coquo ergo sum"
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."그래서 저는 "코쿠오 에르고 섬"이라고 말합니다.
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Så jag skulle vilja säga, "coquo ergo sum":
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Takže povedal by som "coquo ergo sum":
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Tehát én azt mondanám, coquo ergo sum:
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Và tôi sẽ nói thêm là, "Coquo ergo sum:
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Więć powiedziałbym: coquo ergo sum:
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum." Yani, pişiriyorum, öyleyse varım.Así que yo diría: "coquo ergo sum", cocino, luego existo.
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum." Yani, pişiriyorum, öyleyse varım.Aş spune coquo ergo sum: gătesc, deci exist.
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum." Yani, pişiriyorum, öyleyse varım.Поэтому я хотел бы сказать, coquo ergo sum: я готовлю, поэтому я существую.
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum." Yani, pişiriyorum, öyleyse varım.Тому я б хотів сказати, coquo ergo sum: я готую, тому я існую.
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Γι΄ αυτό λοιπόν θα σας έλεγα, "coquo ergo sum"
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."Аз бих казал: coquo ergo sum
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."לגורם באמת מאוד חשוב, הייתי אומר שאפילו פילוסופים צריכים להשתנות
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."لذا سأقول " كوجو ايرجو سم "
Ben şöyle diyorum, "coquo ergo sum."我調理するゆえに我あり
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.제가 5살이었을 때, 약혼했다는 것을 알았어요. 사춘기가 오자마자 결혼하도록 말이죠.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Când aveam 5 ani, aflasem că eram logodită și trebuia să mă mărit imediat ce ajungeam la pubertate.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Cuando tenía 5 años, me enteré de que estaba comprometida para casarme en cuanto llegara a la pubertad.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Gdy miałam pięć lat dowiedziałam się, że jestem zaręczona i wezmę ślub, gdy osiągnę dojrzałość.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Im Alter von fünf Jahren fand ich heraus, dass ich verheiratet werde, sobald ich die Pubertät erreiche.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Když mi bylo pět, zjistila jsem, že jsem zasnoubená a mám se vdát, jakmile dosáhnu puberty.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Keď som mala päť rokov, zistila som, že som zasnúbená, a že sa vydám hneď na začiatku puberty.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Khi tôi lên năm, tôi phát hiện mình đã được sắp đặt để lấy chồng ngay khi tôi dậy thì.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.När jag var fem år gammal, fick jag reda på att jag skulle gifta mig så snart som jag kommit in i puberteten.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Quand j'avais cinq ans, j'ai appris que j'étais fiancée pour être mariée à ma puberté.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Quando eu tinha cinco anos, descobri que estava noiva e ia casar quando atingisse a puberdade.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Toen ik vijf jaar oud was, ontdekte ik dat ik al verloofd was om te trouwen zodra ik de puberteit bereikte.
Beş yaşına geldiğimde, ergenliğe ulaştığımda evlenmek üzere nişanlı olduğumu öğrendim.Όταν ήμουν 5 χρονών, έμαθα ότι ήμουν αρραβωνιασμένη και θα παντρευόμουν μόλις έφτανα στην εφηβεία.