BİR ZAMANLAR... Aniden sona eren bir aşk hikayesi vardı.ER WAS EENS... ... een liefdesverhaal dat abrupt werd afgebroken.
Burada Eren Bankası vardı.Mam bank Sala.
Burada Eren Bankası vardı.Mám Salovu banku.
Burada Eren Bankası vardı.Аз притежавам банка, която съм нарекъл Банката на Сал.
Burada Eren Bankası vardı.У меня свой банк 100 золотых монет.
Burada Eren Bankası vardı.لدينا بنك "سال"
Burada Eren Bankası vardı.金貨が100枚あります。
[Çeviri: Eren Özel][Captions by JS* Media] [Copyright Extra Credits LLC]
[Çeviri: Eren Özel] [Copyright Extra Credits LLC][Copyright Extra Credits LLC]
[Çeviri: Eren Özel] [Copyright Extra Credits LLC][Λεζάντες από George Sakalis (Γιώργος Σακκαλής)]
[Çeviri: Eren Özel][Tekstet af JS* Media]
[Çeviri: Eren Özel][Tradotto da Fenris]
[Çeviri: Eren Özel]Перевод MadArtist.
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSAndrej Vernekar, Gregor RakarEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSErik Kjær Pedersen, Jan MadsenEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSJosé Nuno Pires, Pedro MoraisEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSJuan Manuel García Molina, Enrique Matías Sánchez, Franco MariluisEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSLukáš Tinkl, Klára CihlářováEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSMatthieu Robin, Mickaël SibelleEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSMattias Newzella, Stefan AsserhällEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSMikołaj MachowskiEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSMohamed SAAD محمد سعدEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSNicola Ruggero, Alessandro PasottiEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSRinse de Vries,Wilbert Berendsen,Bram Schoenmakers,Tom AlbersEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSSergiu BivolEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSStanislav VišňovskýEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSStefan WinterEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSSzántó TamásEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSTadashi Jokagi,Shinichi TsunodaEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSTeemu Rytilahti, Ilpo Kantonen, Mikko PiippoEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSΣπύρος Γεωργαράς, Τούσης Μανώλης, Γιώργος ΚατσικάτσοςEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSАндрей ЧерепановEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSІван ПетрущакEMAIL OF TRANSLATORS
Engin Çağatay, Barış Metin, Ozan Eren BİLGENEMAIL OF TRANSLATORSצוות התרגום של KDE ישראלEMAIL OF TRANSLATORS
Eren 1 payı aldı, karşılığında fona 100 $ yatırdı.Así que Leo obtiene su acción, y en cambio le da los $100 para el fondo.
Eren 1 payı aldı, karşılığında fona 100 $ yatırdı.Tohle jsem já, získal jsem jeden podílový list a výměnou za to jsem dal fondu 100 dolarů.
Eren 1 payı aldı, karşılığında fona 100 $ yatırdı.Voilà, Sal c'est moi, donc je reçois une part en échange des 100 $ que je donne au fonds.
Eren 1 payı aldı, karşılığında fona 100 $ yatırdı.だから、資金は $500になります。
Eren 2 milyon adet satıyor.Imran está vendendo dois milhões de cupcakes ao ano.
Eren 2 milyon adet satıyor.Imran prodává 2 miliony cupcaků ročně.
Eren 2 milyon adet satıyor.Імран продає два мільйони кексів на рік.
Eren 2 milyon adet satıyor.ビクラムはは40万個売ります。
Eren artık 1,8 milyon adet satıyor olsun.Ele está vendendo 1.8 milhão de cupcakes ao ano.
Eren artık 1,8 milyon adet satıyor olsun.On prodává, nevím, 1,8 milionů cupcaků ročně.
Eren artık 1,8 milyon adet satıyor olsun.Він продає, я не знаю,1,8 млн кексів в рік
Eren artık 1,8 milyon adet satıyor olsun.ビクラムは、年間38万個を売りました。
Eren bu gidişattan sıkılıyor, kasabanın en büyük üretim kapasitesi bende diyor.A řekne, tohle je hloupé. Já jsem největší člověk ve městě.
Eren bu gidişattan sıkılıyor, kasabanın en büyük üretim kapasitesi bende diyor."Isso é besteira". Sou o maior da cidade.
Eren bu gidişattan sıkılıyor, kasabanın en büyük üretim kapasitesi bende diyor.І тому він каже, це нерозумно Я найкрутіший хлопець в місті.
Eren bu gidişattan sıkılıyor, kasabanın en büyük üretim kapasitesi bende diyor.町一番の金持ちで、 町一番の効率のよい工場で、
Eren de aynen benim yaptığımı yapıyor.Imran decide fazer o mesmo e aumenta seu preço para $2.
Eren de aynen benim yaptığımı yapıyor.Imran není hloupý, udělá to samé. Zvýší svou cenu na 2 dolary.
Eren de aynen benim yaptığımı yapıyor.Імран не манекен, тому він робить те ж саме. Він піднімає його ціну до $ 2.
Eren de aynen benim yaptığımı yapıyor.人々は住宅ローンから大金を得ていますから、
Eren de düşünüyor, taşınıyor, rakiplerini piyasadan silmek için fiyatları iyice indirmeye karar veriyor.1.7ドルでカップケーキを売ります。
Eren de düşünüyor, taşınıyor, rakiplerini piyasadan silmek için fiyatları iyice indirmeye karar veriyor.Co řekne, víte, budu mít nižší cenu než všichni ostatní.
Eren de düşünüyor, taşınıyor, rakiplerini piyasadan silmek için fiyatları iyice indirmeye karar veriyor.Então ele planeja derrubar a concorrência.
Eren de düşünüyor, taşınıyor, rakiplerini piyasadan silmek için fiyatları iyice indirmeye karar veriyor.Так що він говорить, ви ж знаєте, " я просто хочу "підірвати" всіх ".
Eren'den biraz müşteri çaldım, değil mi?A přebral jsem Imranovi nějaký obchod, ne?
Eren'den biraz müşteri çaldım, değil mi?E tomei uma parcela dos clientes do Imran.