er ile cümle
er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yavaş yavaş parti sona erdi ve herkes eve gitti.By and by the party ended and everyone went home.
Daha erken kalkacaksın.You are to get up earlier.
Daha erken varsaydım Kelly'yi görebilirdim.Had I arrived earlier, I could have seen Kelly.
Daha erken yola çıkmalıydık.We should have set off earlier.
Daha erken yazmadığım için lütfen beni affet.Please forgive me for not having written sooner.
Buraya daha erken gelmeliydin.You ought to have come here earlier.
Daha erken gelmeliydim.I should have come earlier.
Tabii ki Başbakan'a erişmek zordur.Of course it's difficult to gain access to the Prime Minister.
Yarın yağmur yağarsa beyzbol maçı ertelenir.If it rains tomorrow, the baseball game will be put off.
Yarın yağışlı olursa maç ertelenir.If it is rainy tomorrow, the game will be put off.
Eğer erkek kardeşim burada olsaydı, ne yapılacağını bilebilirdi.If my brother were here, he would know what to do.
Bir erkek olsam bir beyzbol takımına katılabilirim.If I were a boy, I could join a baseball team.
Yağmur yağarsa gidişimi ertelerim.I will put off my departure if it rains.
Sue uçakla geliyorsa o çok erken varmalı.If Sue is coming by air, she ought to arrive very soon.
Eğer biraz daha erken gelseydin, onunla karşılaşabilirdin.Had you come a little earlier, you could have met her.
Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.Had they left a little earlier, they would have avoided the traffic jam.
Ben biraz daha erken çıksaydım, son treni yakalardım.If I had left a little earlier, I would have caught the last train.
Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.If you had left a little earlier, you would have avoided the heavy traffic.
Evden biraz daha erken çıksaydın, zamanında olurdun.If you had left home a little earlier you would have been in time.
Onu artık erteleyemem.I can't put it off any longer.
Keşke evden beş dakika erken çıksaydım.If only I had left home five minutes earlier.
Mary, her zaman erkek arkadaşının ödevlerini yapmasına yardımcı olur.Mary always assists her boyfriend in doing his assignments.
Mary, ben Joe'nun erkek kardeşi David.Mary, this is Joe's brother David.
Kalkmak için vakit hâlâ çok erken.It's still too early to get up.
Öncelikle erken kalkman gerekiyor.In the first place it's necessary for you to get up early.
Mike erkek kardeşine kötü bir oyun oynadı.Mike played a bad trick on his brother.
Mike yönetim kurulunda tek erkek.Mike is the only man on the board.
Bob sabah erken saatlerde büyükbabası ile buluştu.Bob met her grandfather early in the morning.
Bob sabah erkenden onun büyükbabasını karşılamaya gitti.Bob went to meet her grandfather early in the morning.
Bob partinin Çarşambaya kadar ertelenmesini önerdi.Bob suggested that the party be put off till Wednesday.
Bob ve Tom erkek kardeştirler.Bob and Tom are brothers.
Neredeyse bütün erkekler ilaçlarından öldüler hastalıklarından değil.Nearly all men die of their remedies, and not of their illness.
Neredeyse bütün Japon erkekleri beyzbol oynamayı sever.Almost all Japanese boys like to play baseball.
Çoğu erkek çocuk beysbolu sever.Most boys like baseball.
Neredeyse tüm erkek çocukları beyzbol oynayabilir.Almost all boys can play baseball.
Patlamış mısır üzerine eritilmiş tere yağını dökün.Pour melted butter over the popcorn.
Ben çok erken yatarım.I go to bed very early.
O iş için daha çok erkek atamak zorunda kaldım.I have to assign more men to that work.
Top toplayıcı erkek ve kız çocukları hepsi yerel okullardan gelir.The ballboys and ballgirls all come from local schools.
Erkek arkadaşımı bana bir yüzük alması için ikna ettim.I talked my boyfriend into buying me a ring.
Erkek arkadaşın için ne satın aldın?What did you buy for your boyfriend?
Beth'den onun tembel erkek arkadaşı tarafından onun tarih ödevini yapması istenildi.Beth was asked by her lazy boyfriend to do his history homework.
Beth'e tembel erkek arkadaşı tarafından onun tarih ödevini yapması rica edildi.Beth was asked by her lazy boyfriend to do his history homework.
Beth kötü erkek kardeşinden dolayı karanlıktan korkuyor.Beth is afraid of the dark because of her evil brother.
Fred küçük erkek kardeşine çiti boyattı.Fred had his little brother paint the fence.
Bir plastik tabak ocakta erir.A plastic dish will melt on the stove.
Futbol oyunu kötü hava yüzünden ertelenmişti.The football game was postponed on account of bad weather.
Bill erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.Bill took his brother to the zoo.
Bill çok erken kalktı ve ilk treni yakaladı.Bill got up so early that he caught the first train.
Bill'e asla erkek kardeşinden bahsedemem.I never can tell Bill from his brother.
Bir dergi erkekler için ve diğeri kızlar için.One magazine is for boys, and another for girls.
Başım çok kötü ağrıyordu. Bu yüzden erken yattım.I had a bad headache. That's why I went to bed early.
Erken gidelim, değil mi?Let's go early, shall we?
Çantamda bulunan şekerleme sıcakta eridi.The candy I had in my bag went mushy in the heat.
Otobüs erken ayrıldı.The bus left early.
Otobüs iki dakika erken geldi.The bus was two minutes early.
Kar eriyinceye kadar otobüs servisi mevcut olmayacak.The bus service won't be available until the snow has melted.
Başlangıçta onu senin erkek kardeşin sandım.At first, I took him for your brother.
Pilot inişin neden ertelendiğini bize açıkladı.The pilot explained to us why the landing was delayed.
Parti ev sahibinin konuşması ile sona erdi.The party ended with a speech by the host.