Amerikalılar silahlara kolayca erişebilir.Guns are readily accessible to Americans.
Silahlara Amerikalılar tarafından kolayca erişilebilir.Guns are readily accessible to Americans.
Ev ödevi yapmam gerektiğinde erkek kardeşim her zaman bana yardım eder.When I have homework to do, my brother always helps me with it.
Borcumu mümkün olduğu kadar erken ödeyeceğim.I will pay my debt as soon as possible.
Bahar geldiğinde kar eriyip kayboldu.The snow melted away when spring came.
İlkbaharda herkes erken kalkar.In spring, everyone wakes up early.
Kızlar erkeklerden daha hızlı olgunlaşırlar.Girls mature faster than boys.
Kızlar değil ama erkekler korkuyordu.The girls were not afraid, but the boys were.
Kızlar korkmuyordu ama erkekler korkuyordu.The girls were not afraid, but the boys were.
Kadınların neden erkeklerle aynı haklardan yararlanmasına izin verilmiyor?Why aren't women allowed to enjoy the same civil rights as men?
Kadınlar genel olarak erkeklerden daha uzun yaşamaktadır.Women generally live longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.Women usually live longer than men.
Kadınlar fiziksel olarak erkeklerden daha güçsüzdür.Women are physically weaker than men.
Kadınlar erkeklerden daha düşük bir maaşla çalıştırılırlar.Women are employed at a lower salary than men.
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşama eğilimindedir.Women tend to live longer than men.
Kadınlar çoğunlukla erkeklerden daha uzun yaşıyorlar.Women commonly live longer than men.
Küçük araba artışı sona eriyor.The small car boom is ending.
Biraz erken gidebilir miyim?Would you mind if I left a little early?
Biraz erken gitmemin bir sakıncası var mı?Would you mind if I left a little early?
Biz biraz erkenciyiz.We're a little early.
Hafif bir baş ağrım olduğu için erken yatmaya gittim.Having a slight headache, I went to bed early.
Sudaki buz eridi.The ice in the water melted.
Bütün erkekler kayaktan hoşlandı.All the boys enjoyed skiing.
Bütün erkekler aşağıya baktı.All the boys looked down.
Erkek çocuk giysilerini çıkardı.The boy stripped off his clothes.
Erkek çocuğu ağacın üzerine adını kazıdı.The boy carved his name on the tree.
Yatmaya gitmek için çok erken.It's too early to go to bed.
Kutsal Roma İmparatorluğu 1806 yılında sona erdi.The Holy Roman Empire came to an end in the year 1806.
Nezaket bir erdemdir.Kindness is a virtue.
Shinko'nun erkek kardeşi sekiz yaşındadır.Shinko's brother is eight.
Bir kişi ya erkektir ya da dişi.A person is either male or female.
İnsan er ya da geç ölecek.Man will die sooner or later.
İnsan araçları kullanmayı erken öğrendi.Man learned early to use tools.
İnsanlar artık erkeklerin saçlarını uzatmalarına acayip olarak bakmıyorlar.People no longer consider it strange for men to let their hair grow long.
Dünya ne zaman sona erecek?When will the world come to an end?
Adalet ve iyilik erdemlerdir.Justice and kindness are virtues.
Dürüstlük bir erdemdir.Honesty is a virtue.
Mavi takım, beyaz gömlek ve kırmızı kravat tüm erkek işçiler için gereklidir.A blue suit, white shirt and red tie are essential for all male workers.
Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.Adolescents often quarrel with their parents.
Kar nedeniyle tren ertelendi.Owing to the snow, the train was delayed.
Maç kar nedeniyle ertelendi.The game was delayed on account of snow.
Kar bir günde eridi.The snow melted away in a day.
Kar eridi.The snow is melted.
Kar eriyip yok oldu.The snow has melted away.
Ben erkek kardeşime hâlâ bana geçen hafta ödünç verdiği on doları borçluyum.I still owe my brother the ten dollars that he lent me last week.
Öğretmen okuldan erken ayrılmama izin verdi.The teacher allowed me to leave school early.
Öğretmen erken çıkmama izin vermedi.The teacher didn't permit me to leave early.
Öğretmen eve erken gitmek için bana izin verdi.The teacher granted me permission to go home early.
Geçen gün şehirde eski bir erkek arkadaşımla karşılaştım.I ran across an ex-boyfriend of mine in town the other day.
Kavga sona erdi.The fight is over.
1945 yılında savaş sona erdi.The war ended in 1945.
Savaş Müttefik Devletler için zaferle sona erdi.The war ended in victory for the Allied Powers.
İyi bir kişi erdemli bir kişidir.A good person is a moral person.
Tüm öğrencilerin kütüphaneye erişimi var.All students have access to the library.
Erken geldin.You are early.
Üzgünüm sana daha erken yazamadım.I'm sorry I couldn't write to you sooner.
Eve erken gel, Bill.Come home early, Bill.
Ona bir mektup yazdım ve ona eve erken dönmesini rica ettim.I wrote him a letter and asked him to return home soon.
Erken dönmeye söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.You can go out, as long as you promise to be back early.
Eve erken geldiğin kadar uzun gidebilirsin.You may go as long as you come home early.