er ile cümle

er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sabah erken kalkmayı prensip edinirim.I make it a rule to get up early in the morning.
Erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not accustomed to getting up early.
Erken kalkma alışkanlığım var.I have a habit of getting up early.
Sabah erkenden yürüyüşe çıktım.I went for a walk early in the morning.
Erken uyanırım.I wake up early.
Erkek kardeşimin masasını taşımasına yardım ettim.I helped my brother move his desk.
Erkek kardeşimin dağlara tırmanmasını sevmiyorum.I don't like my brother climbing the mountains.
Erkek kardeşimle tartışmamam gerektiğini biliyorum.I know better than to quarrel with my brother.
Erkek kardeşimle tartışmayacak kadar akıllıyım.I know better than to quarrel with my brother.
Erkek kardeşimle iyi geçinirim.I am on good terms with my brother.
Erkek kardeşime bir sözlük verdim.I gave my brother a dictionary.
Erkek kardeşime odayı temizlettim.I had my brother clean the room.
Ben erkek kardeşim kadar uzun değilim ama babamdan daha uzunum.I am not so tall as my brother, but taller than my father.
Erkek kardeşimi istasyona gönderdim.I made my brother go to the station.
Onun küçük erkek kardeşime bakacağını umuyorum.I expect him to take care of my younger brother.
Bugüne kadar ona yazmayı erteledim.I have put off writing to him till today.
Ona ertesi gün oraya gidip gitmeyeceğini sordum.I asked him if he would go there the next day.
Ona amcasının ölümünden bahsetmeyi elimden geldiğince erteledim.I delayed telling him about his uncle's death as long as I could.
Çok yorgundum, bu yüzden yatmaya erken gittim.I was very tired, so I went to bed early.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Ben fakirim, oysa erkek kardeşlerim çok zengin.I am poor, whereas my brothers are very rich.
Annem kadar erken kalkmam.I don't get up as early as my mother.
Her gün eve erken giderim.I go home early every day.
Yarın sabah erkenden buradan ayrılmalıyım.I have got to leave here early tomorrow morning.
Yarın sabah elimden geldiği kadar erken kalkmak zorundayım.I must get up as early as I can tomorrow morning.
Yarın erken kalkacağım.I will get up early tomorrow.
Yarın erken ayrılmalıyım.I must leave early tomorrow.
Ertesi sabah New York için yola çıkmayı planlamıştım.I had planned to leave for New York the next morning.
Ertesi sabah Paris'e gidiyordum.I was leaving for Paris the next morning.
Ertesi sabah Paris'e gidecektim.I was leaving for Paris the next morning.
Yalnız olmaya dayanamayan bir erkeğim.I am a man who can't stand being alone.
Treni kaçırdım. Daha erken gelmiş olmam gerekirdi.I missed the train. I should have come earlier.
Futbol oyunumuz ertelenecek.Our soccer game will be postponed.
Bizim tren yoğun kar nedeniyle ertelendi.Our train was delayed on account of the heavy snow.
Bizim çaba başarısızlıkla sona erdi.Our effort ended in failure.
Daha erken kalkmamıza gerek var mı?Should we get up earlier?
Gündoğumunu izleyebilelim diye erken kalktık.We got up early so that we could see the sunrise.
Güneşin doğuşunu görmek için erken kalktım.We got up early in order to see the sunrise.
Biz onlara erken başlamalarını tavsiye ettik.We advised them to start early.
Biz iki gün için beyzbol oyununu erteledik.We put off our baseball game for two days.
Ekin erken donun bir sonucu olarak ciddi hasar gördü.The crop suffered serious damage as a consequence of the early frost.
Oyun saat dokuzda sona erdi.The game ended at nine o'clock.
Oyun sona eriyordu.The game was drawing to an end.
Oyun gelecek haftaya kadar ertelendi.The game was put off until next week.
Oyun önümüzdeki haftaya kadar ertelenmiş olabilir.The game may have been put off till next week.
Oyunu önümüzdeki Pazara ertelemek zorundayız.We have to put off the game till next Sunday.
Dişçiyle görüşmeyi niçin erteledin?Why have you delayed seeing the dentist?
Erkek çocuğu dişlerini fırçalamayı ihmal ettiği için kötü dişleri vardı.The boy had bad teeth because he neglected to brush them.
Bu konuda bir erteleme bileti alacağım.I'll take a rain check on that.
Toplantıyı gelecek cumaya kadar erteleyelim.Let's put off the meeting until next Friday.
Ertesi gün, hepimiz korkunç içki mahmurluğu geçirdik.On the following day, we all had terrible hangovers.
Ertesi gün Noel'di.The next day was Christmas Day.
Bir dahaki sefer daha erken gelmenizin bir sakıncası var mı?Would you mind coming earlier next time?
Gelecek sefer daha erken gelir misin?Would you mind coming earlier next time?
Bir bisiklete binen çocuk benim erkek kardeşimdir.The boy riding a bicycle is my brother.
Gerçek duygularını göstermek Japonya'da bir erdem olarak düşünülmemektedir.Showing your real feelings is not considered a virtue in Japan.
Eriyen dondurmanın etrafındaki alan karıncalarla kaynıyordu.The area around the melting ice cream was crawling with ants.
Arabayı yıkayan çocuk benim erkek kardeşimdir.The boy washing the car is my brother.
Kafasını erkeğin omuzuna koymuş olan kız şaşkın şaşkın etrafına bakındı.The girl, who had her head on the boy's shoulder, looked around in surprise.
Mektubu cevaplamayı erteleme.Don't put off answering the letter.

İlgili Sayfalar