er ile cümle

er kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hayır, o benim yeni erkek arkadaşım değil.No, he's not my new boyfriend.
Erkekleri seviyorsan neden bir kadınla evleneceksin?Why would you marry a woman if you like men?
Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor.My little brother is watching TV.
Benim küçük erkek kardeşim TV izliyor.My little brother is watching TV.
Biz, erkekler kadınları beklemeye alışığız.We men are used to waiting for the women.
Biz erkekler kadınları beklemeye alışkınız.We men are used to waiting for the women.
Ne kadar erken olursa, o kadar iyidir.The sooner, the better.
Ne kadar erken o kadar iyiThe sooner, the better.
Erken kalkan erken yol alır.The early bird catches the worm.
Er ya da geç, bu başıboşluğundan pişman olacaksın.Sooner or later, you will regret your idleness.
Acele etmene gerek yoktu; çok erken vardın.You needn't have hurried; you've arrived too early.
Buraya neden bu kadar erken geldin?What did you come here so early for?
Daha erken gelmeliydin.You should have come earlier.
Biraz daha erken gelmeliydin.You should have come a little earlier.
Biraz daha erken kalkmalısın.You must get up a little earlier.
Erken gelmeni ne engelledi?What prevented you from coming earlier?
Erken gelmene ne mâni oldu?What prevented you from coming earlier?
Sen kız kardeşin kadar erken kalkmazsın.You don't get up as early as your sister.
Sadece büyük erkek kardeşine benziyorsun.You look just like your big brother.
Tam bir erkek.You are quite a man.
Erkek kardeşini yanında getir.Bring your brother with you.
Erkek kardeşin Paris'e gittiğini söyledi.Your brother said you'd gone to Paris.
Seni erkek kardeşinden ayırt etmek zor.It is hard to distinguish you from your brother.
Siz genç erkeksiniz.You are young boys.
Siz genç erkeklersiniz.You are young boys.
Ya siz ya da erkek kardeşiniz hatalı.Either you or your brother is wrong.
Havaalanına kolay erişimi olan bir yerde kalalım.Let's stay somewhere with easy airport access.
Para sevgisi bütün erkekler için yaygındır.Love of money is common to all men.
Bugünkü kızların sanki erkekmiş gibi konuşmaları nadir değildir.It is not rare for girls today to talk as if they were boys.
Kyotodaki erkek kardeşim bir öğretmen oldu.My brother in Kyoto became a teacher.
Çok yakında bu molayı sona erdirsek ve işe geri gitsek iyi olur.Pretty soon we'd better wrap up this break and get back to work.
Sonunda tatil günleri sona erdi.The holidays came to an end at last.
Tatiller her zaman zamansız sona erer.The holidays always end all too soon.
Tatil çok yakında sona erdi.The vacation came to an end all too soon.
Tartışma kavga ile sona erdi.The argument ended in a fight.
Kalkmak için çok erken.It is too early to get up.
Kalkmak için vakit çok erken.It is too early to get up.
Hasta ve yorgun, o, yatağa erken gitti.Sick and tired, she went to bed early.
Arabada eve giderken ertesi gün için planlar yapıyordu.In the car on the way home, he was making plans for the next day.
Soğuk sabahlarda erken kalkmayı zor bulurum.I find it hard to get up early on cold mornings.
Her öğrencinin kütüphaneye erişimi vardır.Every student has access to the library.
Öğrencilerin kütüphaneye erişimleri var.Students have access to the library.
Okul ertesi gün başlar.School begins the day after tomorrow.
Nükleer savaş bu gezegendeki yaşamı sona erdirecektir.Nuclear war will bring life on this planet to an end.
Kural olarak o erken kalkar.As a rule, she is an early riser.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking, women are better linguists than men.
Genel olarak konuşulursa kızlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking girls are better linguists than boys.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genelde erkekler kadınlardan daha güçlüdür.Generally speaking, men are stronger than women.
Toplantı gelecek pazara kadar ertelendi.The meeting was put off until next Friday.
Toplantı gelecek cumaya kadar ertelendi.The meeting was put off until next Friday.
Toplantı öğleden sonra saat üçte sona erdi.The meeting ended at three in the afternoon.
Toplantının neden ertelendiğini bilmiyorum.I don't know why the meeting was postponed.
Biz öğle yemeği için toplantıyı erteledik.We adjourned the meeting for lunch.
Toplantı gelecek haftaya kadar ertelendi.The meeting has been put off until next week.
Toplantı, bu ayın 20'sine ertelenecek.The meeting will be postponed till the 20th of this month.
Toplantı iyimser bir notla sona erdi.The meeting ended on an optimistic note.
Toplantının erteleneceği duyuruldu.It was announced that the meeting would be put off.
Toplantı her zamankinden daha erken sona erdi.The meeting ended earlier than usual.

İlgili Sayfalar