Ana içeriğe geç
Sözlük

epey ile cümle

epey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.Moja mama bardzo się cieszyła z tego ostatniego.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.Oui, ma mère était contente de ce dernier moyen.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.Sim, a minha mãe ficou feliz por saber da última.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.Sí, mi madre estaba feliz por los rezos.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.Vâng, mẹ tôi rất hài lòng với phương pháp cuối.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.Ναι, η μητέρα μου χάρηκε για το τελευταίο.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.Да, майка ми бе щастлива от последното.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.Да, моя мама была счастлива по поводу последнего.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.Так, моя мама була б цілком згодна щодо останнього.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.כן, אימי שמחה בגלל התפילה.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.نعم، كانت والدتي سعيدة فيما يخص أمر الصلاة.
Evet, annem sonuncusu nedeniyle epey mutluydu.オキシトシンが増えると
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Au spus ca da, mersul pe traseu este un exercitiu fizic solicitant.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Azt mondták, igen, végiggyalogolni a pályát megeröltető fizikai gyakorlat.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.De sagde, ja, at gå banen er anstrengende fysisk udfoldelse.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Dissero che sì, camminare per il percorso è un esercizio fisico importante.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Ellos dijeron, sí, caminar por el campo de golf es un ejercicio físico agotador.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Họ nói, đúng, di chuyển là một hoạt động thể chất nặng nhọc.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Ils ont dit que marcher sur le parcours, c'est un exercice physique ardu.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.그들은 코스를 걷는 일은 힘이 드는 육체 운동이라고 했어요.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Mereka berkata, ya, berjalan di lapangan adalah latihan fisik berat.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Podle nich je chození namáhavým tělesným cvičením.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Sie sagten, ja, das Gehen auf dem Golfplatz ist eine anstrengende, körperliche Tätigkeit.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir."Sim, o percurso a pé "é um exercício físico cansativo.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Zeznali, że chodzenie po polu jest czynnością męczącą fizycznie.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Zij zeiden; "Ja, het parcours lopen is een inspannende fysieke oefening.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Είπαν ότι το περπάτημα στο γήπεδο είναι μια έντονη φυσική άσκηση.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Казали - да, вървенето по игрището е напрегнато физическо упражнение.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.Они сказали: "Да, ходьба по полю является изнуряющей физической нагрузкой.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.הם אמרו, כן, ההליכה על המגרש היא מאמץ גופני מתיש.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.لقد قالوا نعم، المشي في الملعب هو ممارسة الرياضة البدنية الشاقة.
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.激しい運動である 疲労という要素もゴルフの重要な一部である
Evet. Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Jak na tłumienie powstania to co najmniej wyczerpujące.
Evet. Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Ναι, για τον έλεγχο μίας εξέγερσης, παραείναι εξουθενωτικό.
Evet, Zayn'in saçından başka ne oldu? Çünkü epey yüksekte değil mi, hehe?Si, che succede, oltre i capelli di Zayn? perche 'e' davvero fino, non è vero, hehe?
Evet, Zayn'in saçından başka ne oldu? Çünkü epey yüksekte değil mi, hehe? 'Vuuuş' sanki!Não tenho nada contra, não estou dizendo nada de mal contra as meninas, porque.... são meninas..
Evet, Zayn'in saçından başka ne oldu? Çünkü epey yüksekte değil mi, hehe? 'Vuuuş' sanki!Yeah, ada apa, selain rambut Zayn? karena itu sangat tinggi, iyakan? seperti woooosh!
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Aber die wirkliche Frage hier -- Obama hat vergleichsweise gut in Kansas abgeschnitten.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Dar adevărata întrebare este... Obama s-a descurcat destul de bine în Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.De nem ez itt a kérdés -- Obama viszonylag jól teljesített Kansasben.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.정작 문제는 오바마가 상대적으로 캔자스에서 잘했다는 겁니다.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Maar de hamvraag hier is -- Obama deed het relatief goed in Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Mais la vrai question ici -- Obama a plutôt bien réussi au Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Ma la questione reale qui è che Obama è andato bene in Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Namun yang menjadi pertanyaan di sini -- Obama melakukannya dengan baik di Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Nhưng thật ra câu hỏi ở đây -- Obama đã quan hệ tốt ở Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Obama poradził sobie dość dobrze w Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Pero la cuestión aquí-- Los resultados de Obama fueron relativamente buenos en Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Але тут питання полягає в іншому - в Канзасі Обама показав непогані результати.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Но въпросът тук всъщност е... Обама се представи относително добре в Канзас.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Но здесь вопрос не в этом — в Канзасе Обама показал неплохие результаты.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.אבל השאלה האמיתית כאן היא -- אובמה הצליח די טוב בקנסס.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.ولكن حقيقة المسألة هنا -- أوباما ابلي بلاءً حسنأً في كنساس.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.負けましたが 民主党はここではいつも負けています
Fakat çocukluğumda epey sorun yaratmıştı.Het was nogal een probleem, in mijn jeugd.
Fakat çocukluğumda epey sorun yaratmıştı.وكانت مشكلة كبيرة لي خلال مراحل النمو..
Figürleri üçgen bir şeklin içine yerleştirmişler, sanırım kompozisyonu oluştururken epey uğraşmış olmalılar. .Een soort siergevel. De beelden moesten zo opgesteld worden
Figürleri üçgen bir şeklin içine yerleştirmişler, sanırım kompozisyonu oluştururken epey uğraşmış olmalılar. .Postavy bylo třeba nějak uspořádat, bylo to jistě složité vměstnat je do protáhlého trojúhelníku.
Figürleri üçgen bir şeklin içine yerleştirmişler, sanırım kompozisyonu oluştururken epey uğraşmış olmalılar. .Οι μορφές έπρεπε να ταξινομηθούν πρέπει να ήταν μια δύσκολη σύνθεση για να "γεμίσουν" ένα επιμηκές τρίγωνο.
Figürleri üçgen bir şeklin içine yerleştirmişler, sanırım kompozisyonu oluştururken epey uğraşmış olmalılar. .Поэтому фигуры надо было вписать в продолговатый треугольник. Согласитесь, задача не из легких.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod