Bu benim için epey zor olacak.このところアフリカに関する話といえば
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Aici vedem un pic de zăpadă cu care unii dintre dumneavoastră s-au luptat cu curaj deja.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Aquí vemos un poco de la nieve que algunos habrán tenido que sortear al salir.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Đây chúng ta thấy 1 chút tuyết đang rơi.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Di sini kita lihat sedikit dari salju yang beberapa dari Anda mungkin harus memberanikan diri untuk keluar.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Hier sehen wir etwas vom Schnee dem manche von Ihnen standhalten mussten um herauszukommen.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Hier zien we wat sneeuw waar sommigen van jullie misschien wat last van hebben gehad bij het naar hier komen.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Itt látunk egy kicsit a hófödte csúcsból, amit néhányuknak önök közül volt bátorsága megmászni.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.여기 눈으로 뒤덮힌 곳도 있군요 여러분 중에 위험을 무릅쓰고 이곳에서 오신 분이 있을지 모르겠네요
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Qui vediamo un po' di neve che alcuni di voi dovrebbero essere intrepidi per uscirne fuori.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Tady vidíme trochu sněhu, kterým se někteří z vás museli probojovat, než se sem dostali.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Tu vidíme trochu snehu, ktorým sa niektorí z vás museli prebojovat, než sa sem dostali.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Tu widać trochę śniegu. Pewnie niektórzy z was musieli go pokonać wychodząc.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Voici un peu de la neige que certains ont peut-être dû braver pour venir.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Εδώ βλέπουμε λίγο χιόνι που μερικοί από εσάς μπορεί να είχατε το κουράγιο να βγείτε έξω.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Вот тут мы видим немного снега который некоторым из вас пришлось преодолеть, что бы сюда попасть.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.Тук виждаме част от снега, който някои от вас може би трябваше да изринат на излизане.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.כאן אנו רואים קצת מהשלג שחלקכם הייתם צריכים לגבור עליו כדי להגיע לכאן.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.هنا نرى بعض الجليد لربما كان بعضكم لديه الجرأة للخروج.
Bu buzun sadece küçük bir kısmı ve bazılarınız bunun için epey zahmet çekti.何人かはここから出発されたと思います 私が伝えたいのは
Bu CD'de epey İngilizce kullanmıştım.'Un cuore grande quanto il mondo', c'era un gruppo di inglesi.
Bu da epey bir yük.Dat is een grote belasting.
Bu da epey bir yük.Ed è un grande carico.
Bu da epey bir yük.Et c'est une grosse charge.
Bu da epey bir yük.상당량의 중량입니다.
Bu da epey bir yük.Şi asta înseamnă multă greutate.
Bu da epey bir yük.To bardzo duże obciążenie.
Bu da epey bir yük.Und das ist viel Last.
Bu da epey bir yük.Y eso es un peso tremendo.
Bu da epey bir yük.Αυτό είναι μεγάλο φορτίο.
Bu da epey bir yük.А това е голямо тегло.
Bu da epey bir yük.Это достаточно большой вес.
Bu da epey bir yük.וזה משקל כבד
Bu da epey bir yük.وذلك حمل كبير
Bu da epey bir yük.肘掛けに腕の重量を逃がすことで
Bu deney yıllar önce idi, enflasyonu hesaba kattık. Birkaç dakikalık bir iş için epey iyi para.To było wiele lat temu, więc z poprawką na inflację to przyzwoita suma za kilka minut pracy.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Asta înseamnă un spectacol de lumini de-a dreptul spectaculos.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Das sorgt für einige sehr spektakuläre Lichtshows.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Dat staat garant voor behoorlijk spectaculaire lichtshows.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Dette sørger for nogle temmelig spektakulære lysshows.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Esto para algunos sería un show de luces espectacular.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Et cela crée des spectacles de lumières vraiment spectaculaires.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Ini bisa dijadikan pertunjukan cahaya yang indah.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.이것은 꽤 장관인 불빛 쇼를 만들어 내죠.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Questo crea degli spettacolari effetti luminosi.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.To tworzy naprawdę wyjątkowe świetlne widowiska.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Vďaka tomu vznikajú úžasné svetelné predstavenia.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Това допринася за някои доста зрелищни светлинни шоута.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Это помогает им создавать достаточно зрелищные световые шоу.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.וזה נותן כמה תצוגות תאורה די מרהיבות.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.هذا ينتج بعض عروض الضوء الجميلة المذهلة.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.それでは 潜水艇から撮影した
Bu düşük-korku grubu. Yüksek-korku grubuna gerçekten epey yüklenmişler.Portanto este era o grupo com pouco medo.
Bu düşük-korku grubu. Yüksek-korku grubuna gerçekten epey yüklenmişler.Takže to byla poměrně nebojácná skupina.
Bu düşük-korku grubu. Yüksek-korku grubuna gerçekten epey yüklenmişler.И така, това била леко-наплашената група.
Bu epey bir şeydir.C'est une chose !
Bu epey bir şeydir.Esto es algo.
Bu epey bir şeydir.Rămâi în centrul adevărului tău .
Bu epey bir şeydir. Senin bahsettiğin konuyla ilgilidir. Onu daha önemli hale getiriyorum.De vannak kapcsolatok, amelyek itt, a szatszangon is virágoznak.
Bu epey bir şeydir.Toto je něco.