Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Jak víte, novinový papír na slunci výrazně zažloutne.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Jak wiadomo, gazety mocno żółkną na słońcu.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.여러분도 알다시피, 신문용지는 태양 아래에서 상당히 노랗게 됩니다.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Kot veste, časopisni papir na soncu porumeni.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Mint tudják, az újságpapír nagyon kisárgul a napon.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Như các bạn biết, giấy báo để trong nắng sẽ ố vàng rất nhanh.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Wie Sie alle wissen, wird Zeitungspapier in der Sonne ziemlich gelb.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Zoals jullie weten vergeelt krantenpapier sterk in de zon.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Όπως όλοι γνωρίζετε, η εφημερίδα κιτρινίζει έντονα στον ήλιο.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.И както знаете, вестниците пожълтяват значително, когато са на слънце.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Как вы знаете, газетная бумага сильно желтеет на солнце.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Як ви знаєте, газетний папір сильно жовкне на сонці.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.כפי שאתם יודעים, נייר עיתון מצהיב בשמש.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.كما تعرفون جميعا, ورق طباعة الصحف يتحول للون الاصفر بفعل الشمس.
Her anter 100,000 taneye kadar polen çekirdeği taşıyabilir. Yani epey verimli bir kısım.Cada antera pode ter até 100 000 grãos de pólen, portanto, é bastante prolífica.
Her anter 100,000 taneye kadar polen çekirdeği taşıyabilir. Yani epey verimli bir kısım.Každý prašník je schopen pojmout 100 000 pylových zrnek, takže to je celkem plodná věc.
Her anter 100,000 taneye kadar polen çekirdeği taşıyabilir. Yani epey verimli bir kısım.Każdy pylnik zawiera do 100 tys. ziaren pyłku, bardzo dużo.
Her anter 100,000 taneye kadar polen çekirdeği taşıyabilir. Yani epey verimli bir kısım.Mindegyik portok akár 100.000 virágporszemet is hordozhat, szóval elég termékeny dolog.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.A neve Nostradamus, bár ahogy a Sun ábrázolta, inkább úgy néz ki mint Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Ce gars-là, il pense qu'il peut prédire l'avenir. C'est Nostradamus, mais le journal The Sun
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Chama-se Nostradamus, embora aqui o sol faça com que ele se pareça mais com Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus. (Gülüşmeler)Hans navn er Nostradamus, selvom The Sun får ham til at ligne Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus. (Gülüşmeler)Sein Name ist Nostradamus, auch wenn ihn die Sun hier eher ein bisschen wie Sean Connery aussehen lässt.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Hänen nimensä on Nostradamus, vaikka Sun-lehti teki hänestä Sean Conneryn näköisen.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Jmenuje se Nostradamus, ačkoliv podle "The Sun" vypadá spíš jako Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.그의 이름은 노스트라다무스입니다. 다만 햇빛 때문에 약간 션 코네리 같아 보이네요.(웃음)
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Namanya Nostradamus, walaupun di tabloid the Sun ini wajahnya agak mirip Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Se numeşte Nostradamus, deși aici lumina l-a făcut să semene cu Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Si chiama Nostradamus, anche se qui il Sun lo fa somigliare più a Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Su nombre es Nostradamus, aunque en este caso el periódico lo hace parecer un poco a Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Volá sa Nostradamus, aj keď Sun z neho spravil skôr dvojníka Seana Conneryho.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Zijn naam is Nostradamus, hoewel de Sun hem hier een beetje op Sean Connery laat lijken.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Το όνομά του είναι Νοστράδαμος, αν και η εφημερίδα "The Sun" τον έχει κάνει να μοιάζει λίγο με τον Σον Κόνερι.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Его зовут Нострадамус, хотя здесь "Сан" [британская газета] изобразила его немного похожим на Шона Коннери.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Звати його Нострадамус, хоча тут газета "Сан" зобразила його більш схожим на Шона Коннері.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Казва се Нострадамус макар, че тук в Сън са го направили да прилича повече на Шон Конъри.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.שמו נוסטרדמוס, למרות שבתמונה הזו העיתון "סאן" גרם לו להיראות קצת כמו שון קונרי.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.اسمه نوستراداموس، رغم أنّ مجلة ذا سان جعلته يبدو كأنّه شان كونري.(ضحك)
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.サン紙では ショーン・コネリーのように見えますね (笑) 大半の人と同じく 私も未来のことがわかるとは思いません
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.첫 달에 100만 히트를 기록했고, 엄청난 관심을 받게 됩니다.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Am avut un milion de vizionări în prima lună și i s-a acordat multă atenție.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Binnen een maand hadden we een miljoen hits en heel veel aandacht.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Chúng tôi có một triệu người xem trong tháng đầu tiên và nhận được rất nhiều sự quan tâm từ video ấy.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Den blev set en million gange i den første måned og der var stor interesse for den.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Egymillióan látták az első hónapban, és ezért sok figyelmet kapott.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Ensimmäisen kuun aikana sitä oli katsottu miljoona kertaa, ja se keräsi paljon huomiota.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Kami mencapai satu juta hits selama bulan pertama dan mendapat banyak perhatian.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Měli jsme milión shlédnutí v prvním měsíci a vysloužili jsme si tím hodně pozornosti.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Milióny ľudí si ho pozreli v prvý mesiac. Video pútalo veľkú pozornosť.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Nel primo mese fu visto un milione di volte e questo gli portò ulteriore attenzione.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Nous avons eu un million de vues le premier mois et obtenu beaucoup d'attention grâce à elle.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Recibimos un millón de visitas el primer mes y eso suscitó mucha atención.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Vi hade en miljon träffar under den första månaden och fick mycket uppmärksamhet för denl.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Wir hatten eine Millionen Klicks im ersten Monat und bekamen eine Menge Aufmerksamkeit dafür.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.W pierwszym miesiącu mieliśmy milion wejść i narobiliśmy sporo szumu.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Είχαμε ένα εκατομμύριο προβολές τον πρώτο μήνα και έλαβα πολλή προσοχή απ' αυτό.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.Имахме един милион посещения през първия месец, и получихме доста внимание за него.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.У нас было миллион просмотров в первый месяц и много внимания.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.היו לנו מיליון צפיות בחודש הראשון, וקיבלנו הרבה תשומת לב.
İlk ay bir milyon tıklama aldık. ve epey bir ilgi gördük.حصلنا على مليون مشاهدة في الشهر الاول و حصلنا على الكثير من الاهتمام له