Ana içeriğe geç
Sözlük

epe ile cümle

epe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Evet dediler, saha içinde yürümek epey gayret gerektiren bir iştir.激しい運動である 疲労という要素もゴルフの重要な一部である
Evet. Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Jak na tłumienie powstania to co najmniej wyczerpujące.
Evet. Epeydir görüşmedik, Binbaşı Mustang.Ναι, για τον έλεγχο μίας εξέγερσης, παραείναι εξουθενωτικό.
Evet, Zayn'in saçından başka ne oldu? Çünkü epey yüksekte değil mi, hehe?Si, che succede, oltre i capelli di Zayn? perche 'e' davvero fino, non è vero, hehe?
Evet, Zayn'in saçından başka ne oldu? Çünkü epey yüksekte değil mi, hehe? 'Vuuuş' sanki!Não tenho nada contra, não estou dizendo nada de mal contra as meninas, porque.... são meninas..
Evet, Zayn'in saçından başka ne oldu? Çünkü epey yüksekte değil mi, hehe? 'Vuuuş' sanki!Yeah, ada apa, selain rambut Zayn? karena itu sangat tinggi, iyakan? seperti woooosh!
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Aber die wirkliche Frage hier -- Obama hat vergleichsweise gut in Kansas abgeschnitten.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Dar adevărata întrebare este... Obama s-a descurcat destul de bine în Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.De nem ez itt a kérdés -- Obama viszonylag jól teljesített Kansasben.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.정작 문제는 오바마가 상대적으로 캔자스에서 잘했다는 겁니다.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Maar de hamvraag hier is -- Obama deed het relatief goed in Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Mais la vrai question ici -- Obama a plutôt bien réussi au Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Ma la questione reale qui è che Obama è andato bene in Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Namun yang menjadi pertanyaan di sini -- Obama melakukannya dengan baik di Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Nhưng thật ra câu hỏi ở đây -- Obama đã quan hệ tốt ở Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Obama poradził sobie dość dobrze w Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Pero la cuestión aquí-- Los resultados de Obama fueron relativamente buenos en Kansas.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Але тут питання полягає в іншому - в Канзасі Обама показав непогані результати.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Но въпросът тук всъщност е... Обама се представи относително добре в Канзас.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.Но здесь вопрос не в этом — в Канзасе Обама показал неплохие результаты.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.אבל השאלה האמיתית כאן היא -- אובמה הצליח די טוב בקנסס.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.ولكن حقيقة المسألة هنا -- أوباما ابلي بلاءً حسنأً في كنساس.
Fakat buradaki asıl soru şu-- Obama Kansas'ta epey iyi yaptı.負けましたが 民主党はここではいつも負けています
Fakat çocukluğumda epey sorun yaratmıştı.Het was nogal een probleem, in mijn jeugd.
Fakat çocukluğumda epey sorun yaratmıştı.وكانت مشكلة كبيرة لي خلال مراحل النمو..
Figürleri üçgen bir şeklin içine yerleştirmişler, sanırım kompozisyonu oluştururken epey uğraşmış olmalılar. .Een soort siergevel. De beelden moesten zo opgesteld worden
Figürleri üçgen bir şeklin içine yerleştirmişler, sanırım kompozisyonu oluştururken epey uğraşmış olmalılar. .Postavy bylo třeba nějak uspořádat, bylo to jistě složité vměstnat je do protáhlého trojúhelníku.
Figürleri üçgen bir şeklin içine yerleştirmişler, sanırım kompozisyonu oluştururken epey uğraşmış olmalılar. .Οι μορφές έπρεπε να ταξινομηθούν πρέπει να ήταν μια δύσκολη σύνθεση για να "γεμίσουν" ένα επιμηκές τρίγωνο.
Figürleri üçgen bir şeklin içine yerleştirmişler, sanırım kompozisyonu oluştururken epey uğraşmış olmalılar. .Поэтому фигуры надо было вписать в продолговатый треугольник. Согласитесь, задача не из легких.
Figürleri üçgen bir şeklin içine yerleştirmişler, sanırım kompozisyonu oluştururken epey uğraşmış olmalılar. .複雑な形にしなくてはならなかった ようです 実際に見てみると、彫刻は一直線になっていて
Fikir aslında epey basit.A ideia é relativamente simples.
Fikir aslında epey basit.Az ötlet tulajdonképpen egészen egyszerű.
Fikir aslında epey basit.Die Idee ist eigentlich relativ simpel.
Fikir aslında epey basit.Het idee is eigenlijk relatief eenvoudig.
Fikir aslında epey basit.Ideea este, de fapt, relativ simplă.
Fikir aslında epey basit.Khái niệm thực ra tương đối đơn giản.
Fikir aslında epey basit.원리는 의외로 간단합니다
Fikir aslında epey basit.La idea, de hecho, es relativamente simple.
Fikir aslında epey basit.L'idea, in realtà, è piuttosto semplice.
Fikir aslında epey basit.L'idée est en fait relativement simple.
Fikir aslında epey basit.Rozwiązanie jest proste.
Fikir aslında epey basit.Sebenarnya idenya cukup sederhana.
Fikir aslında epey basit.Η ιδέα στην πραγματικότητα είναι σχετικά απλή.
Fikir aslında epey basit.Идея, в общем-то, относительно проста.
Fikir aslında epey basit.Идеята всъщност е относително проста.
Fikir aslında epey basit.הרעיון הוא פשוט למדי בעצם.
Fikir aslında epey basit.في الواقع الفكرة تبدو بسيطة نسبياً
Fikir aslında epey basit.地球が宇宙の中心だと想像してみてください
Film çektiğin için seni tanıyanların sayısı epey bir artmıştır herhalde?¿Ahora te reconocen mucho por la película? Sí, de hecho
Film çektiğin için seni tanıyanların sayısı epey bir artmıştır herhalde?Apakah jadi banyak yang mengenalmu setelah kau main di film itu? Ya, benar begitu
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.그 국가들은 높거나, 매우 높은 아동 사망률과 6~8인의 가족 크기를 가지고 있습니다.
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.Au avut rata mortalității infantile mare sau foarte mare și mărimea familiei de 6-8.
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.Avevano una mortalità infantile alta, o molto alta, e famiglie di 6 - 8 membri.
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.Dom hade hög, eller väldigt hög, barnadödlighet och familjestorlek, sex till åtta.
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.Eles tinham mortalidades infantis altas ou muito altas e famílias de seis a oito membros.
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.Ils avaient un haut, ou très haut taux de mortalité infantile et des familles de six à huit.
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.Imele so visoko, ali pa zelo visoko, umrljivost otrok in velikost družine, šest do osem.
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.Magas vagy nagyon magas volt a gyermekhalandóságuk és a család mérete, hattól nyolcig.
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.Mali vysokú alebo veľmi vysokú detskú úmrtnosť a rodina mala šesť až osem detí.
Genelde yüksek, bazen epey yüksek çocuk ölüm oranları var, aileler büyük, altı ila sekiz kişi.Měly vysokou nebo velmi vysokou dětskou úmrtnost a šesti- až osmičlenné rodiny.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod