Epeyce üzücü bu, çünkü nasıl - sadece beş göbek geriye gidiyorum ve işte bu kadar.To smutne, że znam tylko pięć pokoleń wstecz.
Epeyce üzücü bu, çünkü nasıl - sadece beş göbek geriye gidiyorum ve işte bu kadar.Und das ist sehr traurig, weil ich nur fünf Generationen zurückgehen kann, und dann hört es auf.
Epeyce üzücü bu, çünkü nasıl - sadece beş göbek geriye gidiyorum ve işte bu kadar.Y es muy triste, porque sólo puedo retroceder 5 generaciones y eso es todo.
Epeyce üzücü bu, çünkü nasıl - sadece beş göbek geriye gidiyorum ve işte bu kadar.Доста е тъжно, защото мога да се върна само пет поколения назад, и толкова.
Epeyce üzücü bu, çünkü nasıl - sadece beş göbek geriye gidiyorum ve işte bu kadar.И это довольно печально, потому что я возвращаюсь всего лишь на 5 поколений назад, а потом - всё.
Epeyce üzücü bu, çünkü nasıl - sadece beş göbek geriye gidiyorum ve işte bu kadar.וזה דיי עצוב, מפני שאיך -- אני יכולה לחזור רק חמישה דורות,
Epeyce üzücü bu, çünkü nasıl - sadece beş göbek geriye gidiyorum ve işte bu kadar.وهو المحزن نوعا ما، لأني أستطيع العودة لخمسة أجيال سابقة،
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Ale nie chciałbym, byście nie lubili tego miejsca po prawej, które ja lubię.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Dar nu ar fi credeţi că nu îmi place locul pe dreapta, pe care am destul de făcut.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Ich möchte jedoch nicht, dass Sie denken, dass ich den Ort rechts nicht mag, denn das tue ich.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.그러나 제가 오른쪽 지역을 싫어한다고는 생각하지 마세요. 저는 이 도시를 사랑하게 되었고,
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Maar denk alsjeblieft niet dat ik de plek rechts niet zou mogen; dat doe ik wel.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Mais je ne veux pas que vous croyiez que je n'aime pas l'environnement de droite.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Ma non pensiate che non mi piace il posto sulla destra, mi piace molto.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Nhưng không có nghĩa là tôi không thích phần ở phía bên phải, phần mà tôi khá thích.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Pero no quiero que piensen que no me gusta el sitio de la derecha, porque sí me gusta.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Δεν θα ήθελα όμως να νομίσετε πως δεν αγαπώ το μέρος στα δεξιά, γιατί το αγαπώ.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Но не искам да мислите, че не харесвам мястото отдясно - дори напротив.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.Но я бы не заставил вас думать, что мне не нравиться это место справа, все совсем наоборот.
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.אבל אני לא רוצה שתחשבו שאני לא אוהב את המקום שמימין, ואני אוהב אותו. למדתי לאהוב את העיר
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.ولا أريدكم أن تعتقدوا أنني لاأحب هذا المكان على اليمين، أنا أحبه بشكل كبير. لقد وقعت في حب هذه المدينة
Epeyce yaptığım burayı sevmiyorum düşüncesini yapmak zorunda kalmıyorum.とても好きです 都市には魅力的な 独自な多様性と弾力性があります
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Ich habe stark ausgeprägte Dyslexie und deshalb fällt mir Lesen besonders schwer.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Ik ben zeer dyslectisch, en daarom is lezen voor mij het moeilijkste wat ik doe.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Jag är extremt dyslektisk, så att läsa är det svåraste jag gör.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Jeg er stærkt ordblind, så læsning er det vanskeligste jeg gør.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Je suis extrêmement dyslexique, alors pour moi, lire est la chose la plus difficile.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.저는 지독한 난독증이어서, 읽는 것은 저에게 가장 힘든 일입니다.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Mam skrajną dysleksję czytanie jest bardzo trudne.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Mám totiž ťažkú dyslexiu, a tak je pre mňa čítanie tá najťažšia vec.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Mám totiž těžkou dyslexii, a tak je pro mě čtení ta nejtěžší věc.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Saya mengalami disleksia parah, jadi membaca adalah hal tersulit bagi saya.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Sono fortemente dislessico, quindi per me leggere è estremamente complicato.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Sou extremamente disléxico, e por isso a leitura é o que mais me custa fazer.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Sunt foarte dislexic, așa că mi-e foarte greu să citesc.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Szerfelett diszlexiás vagyok, ezért az olvasás a legnehezebb dolog számomra.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Tengo mucha dislexia y por eso me cuesta tanto leer.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Tôi bị mắc chứng khó đọc, nên việc đọc là rất khó khăn.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Είμαι δυσλεξικός στο έπακρο, και επομένως το διάβασμα είναι το δυσκολότερο πράγμα που κάνω.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.Аз страдам от тежка дислексия, така че четенето е най - трудното нещо, което правя.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.У меня серьезные проблемы с чтением - дислексия, поэтому чтение для меня - самое сложное занятие.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.יש לי דיסלקציה קשה. וקריאה היא הדבר הקשה ביותר שאני עושה.
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.فأنا اعاني من عسر القراءة والقراءة لي .. هي اصعب شيء يمكن القيام به
Epey ciddi bir disleksim var. bu nednele okumak benim için en zor işlerden biri.読む事が苦痛で仕方ないのです その代わりに外で物を見つけては
Epey de büyük çizeyim.I sollte es sehr groß Zeichen...
Epey de büyük çizeyim.좀 크게 그릴까요
Epey de büyük çizeyim.Měl bych to nakreslit docela velké.
Epey de büyük çizeyim.לצייר את זה די גדול.
Epey de büyük çizeyim.ان ارسمه كبيراً
Epey...dik olmuş.Det er.. ret skævt.
Epey...dik olmuş.Itu... agak curam.
Epey...dik olmuş.좀 가파른데
Epey...dik olmuş. Sanki... kayak sıçraması gibi.E'... abbastanza alta. un po' come un... trampolino da sci.
Epey...dik olmuş. Sanki... kayak sıçraması gibi.Já si dám tacos, prosím.
Epey...dik olmuş.انها .. الى حد ما منحدرة .
Epey...dik olmuş.何かね、スキーのジャンプ台みたい
-Epeydir görüşmedik, Al.- Chi non muore si rivede, Al.
-Epeydir görüşmedik, Al.- Cuánto tiempo, Al.
-Epeydir görüşmedik, Al.- Det er længe siden, Al.
-Epeydir görüşmedik, Al.-Det var längesen, Al.