entellektüel ile cümle

entellektüel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Entellektüel meraka sahip olmak önemlidir.It is important to have intellectual curiosity.
Entellektüel hobiler açısından, ben gerçekten Çince karakterleri öğrenmeyi seviyorum.In terms of intellectual hobbies, I really like learning Chinese characters.
Esperanto benim entellektüel ve kültürel ufuklarımı genişletmeme yardımcı oldu.Esperanto helped me broaden my intellectual and cultural horizons.
Amerikan tarihinde anti-entellektüelliğin derin bir zorlanması var.There's a deep strain of anti-intellectualism in American history.
Tartışma entellektüel olarak tahrik ediciydi.The discussion was intellectually stimulating.
Bilim dünyasında, birçok entellektüel ikiyüzlülük vardır.In the scientific world, there is a lot of intellectual hypocrisy.
"Elitizm" in eleştirisi genellikle entellektüelizm üzerine örtülü bir saldırıdır.Criticism of "elitism" is often a veiled attack on intellectualism.
"Elitizm" in eleştirisi çoğunlukla anti-entellektüelciliğin örtülü bir biçimidir.Criticism of "elitism" is often a veiled form of anti-intellectualism.
Böyle düşünmenin bu odadaki entellektüel zekaya hakaret olduğuna inanıyorum.Anyway, I believe that that kind of thinking offends the intellectual rigor in this room.
Gerçekten entellektüel görünüyor.Apsolutno izgled intelektualca...
Ve burası çok entellektüel bir ortam.And this is a very heady place.
Çok iyi bir sanat ilginç, entellektüel fikirli... ...bir kafa yapısına... ...sahip olacak.And great art would have "head": it would have interesting intellectual ideas and concepts.
Avrupann Entellektüel tarihi isimli bir ders alıyordum.I took a course called European Intellectual History.
Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.I am Dr. Jill Bolte Taylor: intellectual, neuroanatomist.
Bu entellektüel eyaletlerin yeri sanırım sizi şaşırtmayacaktır.The locations of these enlightened districts, I think, will fail to surprise you.
Çoğu batılı entellektüel bu duruma baktıklarında şunu der:Most Western intellectuals
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarAvant garde is saying I'm dumbing it down
Şeyler, bana entellektüel teoriler veya katı-kalıplanmış fikirler olarak gelmiyor.Things do not come to me as intellectual theories or hard-pressed ideas.
Ve bunu nasıl yaptığımız entellektüel bir meydan okumadır.And it's an intellectual challenge to understand how we do that.
Yaratıcı çocuklar, entellektüel çocuklar ve fırsata hasretler.-- inventive kids, intellectual kids -- and starved of opportunity.
Entellektüel tartışmaları çok severdi.He loved intellectual battle.
Ben de entellektüel maço oyunları severdim.I also like the intellectual macho games.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.I was clearly worried about my intellectual property when I was eight.
Bir de, 'Benim entellektüel yetilerim eskiden çok daha keskindi.'Also, 'My intellectual faculties was much more sharp before.'
Bir nevi entellektüel Sado-Mazo aktivitesi yani.It's like a consenting intellectual S&M activity.
Şu an bu teori benim için entellektüel bir ilginin çok ötesinde.Now this theory was of more than just intellectual interest to me.
Aynı zamanda da sadece entellektüel olmayan bir anlayış kalbi içten kavrıyor.Same time, an understanding, not merely intellectual, but grasped inside the heart, hmm?
Dostlarım, karalama yapmak asla entellektüel düşüncenin düşmanı olmadı.My friends, the doodle has never been the nemesis of intellectual thought.
Kendi entellektüel yollarında sıkışıp kalmışlar.They are stuck in their intellectual patch.
Markoviç: Bence en iyi yönümüz entellektüel potansiyelimiz ve yetenekli insanlarımız.Markovic: The best thing about Serbia is our intellectual potential and talented people.
Gerçek bir entellektüel."He is a real intellectual," says Jadranka Matic, 39, a saleswoman from Zagreb.
Esperanto, kültürel ve entellektüel alanda ufkumu genişletmeme yardımcı oldu.Esperanto hat mir geholfen, meinen geistigen und kulturellen Horizont zu erweitern.
Esperanto, kültürel ve entellektüel alanda ufkumu genişletmeme yardımcı oldu.Эсперанто помог мне расширить мой интеллектуальный и культурный кругозор.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.8 évesen nyilvánvalóan aggódtam a szellemi tulajdonom miatt.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.제가 8살 때, 지적재산권에 대해서 신경을 썼던거죠.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Cuando tenía 8 años estaba claramente preocupado por mi propiedad intelectual.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Ero ovviamente preoccupato della proprietà intellettuale, a otto anni.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Eu estava muito preocupado com a minha propriedade intelectual, aos 8 anos.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Ich sorgte mich mit 8 offensichtlich um mein intellektuelles Eigentum.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Ik was op mijn achtste duidelijk bezorgd over mijn intellectueel eigendom.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Jag var mycket bekymrad över min immateriella egendom när jag var åtta.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.J'étais clairement inquiet pour mes droits d'auteur à 8 ans.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Już w wieku 8 lat dbałem o prawa autorskie.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.La 8 ani eram clar ingrijorat pentru proprietatea mea intelectuală.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Rõ ràng, 8 tuổi, tôi đã lo về quyền sở hữu trí tuệ của mình.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Ανησυχούσα πολύ για τα πνευματικά μου δικαιώματα στα οκτώ μου.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.У свої вісім років я безперечно переживав про свою інтелектуальну власність.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.Я очень переживал за сохранность своей интеллектуальной собственности в 8-летнем возрасте.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.ברור שהייתי מודאג מאד בנושא הקניין הרוחני שלי בגיל 8.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.واضح أني كنت قلق بخصوص حقوقي الفكرية عندما كان عمري ثمانية سنين.
8 yaşındayken, entellektüel özelliğim hakkında kesinlikle endişeliydim.(笑)
Akıştan ayrı, sizlerden ayrı. Ben Dr. Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Az áramlattól elkülönülve, tőletek is elkülönülve.
Akıştan ayrı, sizlerden ayrı. Ben Dr. Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Oddělená od toku, oddělená od vás.
Akıştan ayrı, sizlerden ayrı. Ben Dr. Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Χωριστό από τη ροή, χωριστό από εσάς.
Akıştan ayrı, sizlerden ayrı. Ben Dr. Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.Различен от потока, различен и отделен от вас.
Akıştan ayrı, sizlerden ayrı. Ben Dr. Jill Bolte Taylor: entellektüel, nöroanatomist.נבדלת מכם. אני, דר' ג'יל בולטי טיילור,
Anlıyor musun? Bir de, 'Benim entellektüel yetilerim eskiden çok daha keskindi.'Tiež, 'Moje intelektuálne schopnosti boli predtým oveľa ostrejšie.'
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarAvangarda spune că simplific mesajul
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarAvant Garde estão a dizer que estou a estupedecer as coisas
Avangart entellektüeller seviyeyi düşürdüğümü söylüyorlarDie Avantgarde sagt, ich vereinfache grob

İlgili Sayfalar